Husilerden Medine'ye saldırı: Mescid-i Nebevi karanlıkta
Husilerin Medine'deki Taybe Elektrik Santrali'ni hedef almasının ardından Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, başkent Sana ve Taiz dahil olmak…
Atlas Newsdesk ·

Yemen hava saldırıları, Husilerin Suudi Arabistan'ı Sana, Sada, Taiz ve Amran'da hedefleri vurmakla suçlamasıyla genişledi.
Husilere bağlı medya organında yayımlanan duyuruda, Suudi savaş uçaklarının başkent Sana'nın yanı sıra üç vilayette bazı bölgeleri hedef aldığı savunuldu. Açıklamada hangi noktaların vurulduğu, can kaybı olup olmadığı veya maddi hasarın boyutu hakkında ayrıntı verilmedi.
Sana ve Sada hattı
Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Albay Macid Abdullah en-Nezili, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Sana'daki Husi mevzilerinin hedef alındığını belirtti. Nezili, Sada vilayetinde 11 ayrı noktanın vurulduğunu ileri sürdü.
Nezili'nin anlatımına göre Taiz'deki cephe hatları boyunca Husi hedeflerine 27 hava saldırısı düzenlendi. Sözcü, bu saldırıları hassas ve yoğun vuruşlar olarak niteledi; iddialar bağımsız bir açıklamayla doğrulanmadı.
Taiz'de 27 vuruş iddiası
Nezili, hedefler arasında füze deposu, komuta ve kontrol merkezleri, ikmal noktaları, silahlandırma alanları, Husi unsurlarının toplandığı bölgeler ve askeri araçların bulunduğunu söyledi. Aynı açıklamada onlarca aracın ve askeri kapasitenin imha edildiği, çok sayıda Husi unsurunun öldüğü veya yaralandığı savunuldu.
Husilerden gelen ilk duyuru, kayıp ve hasar bilgisi içermediği için sahadaki bilanço belirsiz kaldı. Bu tür çatışma açıklamalarında tarafların verdiği rakamlar çoğu zaman cephe koşulları nedeniyle kısa vadede ayrı kanallardan teyit edilemiyor.
Sınır savunması devrede
Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, Hamis Muşayt ve Cazan'a yöneldiğini söylediği İHA ve balistik füzelerin hava savunma sistemleriyle imha edildiğini açıkladı. Maliki'nin açıklaması, sınır kentlerine dönük tehdidin hava saldırılarıyla aynı dönemde sürdüğünü gösterdi.
Maliki daha önce Husilerin iki gün önce Medine'deki Taybe Elektrik Santralini İHA ile hedef aldığını duyurmuştu. Enerji altyapısına atfedilen bu saldırı iddiası, çatışmanın cephe hatlarının ötesindeki sivil ve ekonomik tesislere uzanma riskini artıran başlıklardan biri olarak izleniyor.
2014'ten gelen savaş
Yemen'deki savaş, Husilerin Eylül 2014'te Sana'yı ve bazı vilayetleri kontrol altına almasının ardından ülke çapında derinleşti. Riyad öncülüğündeki koalisyon, Mart 2015'ten bu yana uluslararası tanınmaya sahip Yemen hükümetine askeri destek sağlıyor.
Son açıklamalar, savaşın üç ayrı düzlemde ilerlediğini gösteriyor: Sana ve Sada gibi Husi kontrolündeki merkezler, Taiz gibi cephe bölgeleri ve Suudi Arabistan'ın güneyindeki sınır kentleri. Bu dağılım, tarafların askeri kaynaklarını hem savunma hem saldırı kapasitesine ayırmasını gerektiriyor.
Tırmanma için üç yol
Eğer saldırılar Sana, Sada, Taiz ve Amran çevresindeki askeri hedeflerle sınırlı kalırsa, küresel makro etki doğrudan ölçülebilir bir veriyle sınırlı kalabilir. Bu durumda koalisyon için ana maliyet hava harekatı temposu, Yemen'deki sektörler için ise ikmal hatları ve yerel güvenlik riskleri olur.
Eğer İHA ve füze atışları Hamis Muşayt, Cazan veya Medine gibi Suudi hedeflerine yönelmeyi sürdürürse, şirket düzeyinde en görünür baskı enerji ve altyapı işletmelerinin güvenlik harcamalarında oluşur. Savunma sanayisi açısından mekanizma daha fazla hava savunma mühimmatı, bakım ve erken uyarı kapasitesi ihtiyacıdır.
Eğer taraflardan biri kayıplara ilişkin daha ayrıntılı ve doğrulanabilir veri paylaşırsa, çatışmanın askeri dengesi daha net okunabilir. Açık kalan ana soru, bildirilen vuruşların Husi ateşleme kapasitesini geçici mi yoksa daha uzun süreli mi sınırladığıdır.