Allianz: Küresel hanehalkı varlıkları 268,4 trilyon euroya çıktı

Küresel finansal varlıklar rekor kırarken, yapay zeka kaynaklı piyasa değerlemeleri yeni sistemik riskleri ve varlık yoğunlaşması sorununu tetikliyor.

Atlas Newsdesk ·

Allianz: Küresel hanehalkı varlıkları 268,4 trilyon euroya çıktı

Allianz Research, küresel hanehalkı finansal varlıklarının 2025'te yüzde 8,6 artarak 268,4 trilyon euroya ulaştığını açıkladı. Rapora göre artış, hanehalkı servetinde yeni bir zirveye işaret ederken büyümenin yaklaşık beşte dördü yeni tasarruflardan değil piyasa değerlemelerindeki yükselişten geldi. Türkiye'de hanehalkı finansal varlıkları aynı dönemde nominal bazda yüzde 45,1 artarak 540,9 milyar euroya çıktı.

Rapor, yaklaşık 60 ülkede hanehalklarının varlık ve borç durumunu inceliyor. Allianz Research'e göre 2025'te yeni tasarruflar yüzde 5,4 gerileyerek 4,1 trilyon euroya indi; bu düşüş, toplam varlık artışında piyasa fiyatlarının tasarruf akımlarından daha belirleyici olduğunu gösterdi. Enflasyondan arındırılmış ölçümde Türkiye'deki finansal varlık büyümesi yüzde 7,6 ile yeniden pozitif bölgeye geçti.

Allianz Baş Ekonomisti ve Yatırım Direktörü Ludovic Subran, rapora ilişkin değerlendirmesinde nominal ve reel büyüme arasındaki farkın servet artışını okumayı zorlaştırdığını söyledi. Subran, “Küresel varlıklar 2025'te yine bir rekor kırdı ancak bu sadece hikâyenin yarısını anlatıyor. 2019'dan bu yana nominal finansal varlıklar yüzde 50 arttı ancak enflasyondan arındırılmış olarak reelde yalnızca yüzde 23 büyüdü.” dedi.

Menkul kıymet payı zirvede

Rapora göre menkul kıymetler 2025'te yüzde 12,4 büyüyerek mevduatın yüzde 5,7'lik, sigorta ve emeklilik fonlarının yüzde 5'lik büyümesinin üzerinde kaldı. Bu ayrışma, menkul kıymetlerin küresel finansal varlıklar içindeki payını yüzde 46,9 ile raporda belirtilen rekor seviyeye taşıdı. Kuzey Amerikalı hanehalklarının portföylerinde menkul kıymetlerin payı yüzde 60,7 oldu.

Kuzey Amerika, rapora göre 2025'te küresel finansal varlık artışının yüzde 51,4'ünü gerçekleştirdi. Son 10 yılda değerleme kaynaklı kazançlar Kuzey Amerika'daki finansal varlık büyümesinin yüzde 71'ini oluştururken, Batı Avrupa'da bu oran yüzde 36'da kaldı. 2019'dan bu yana reel finansal varlık büyümesi Batı Avrupa'da yüzde 0,5 ile sınırlı kalırken, Kuzey Amerika'da yüzde 21 ve Çin'de yüzde 70 oldu.

Bu tablo, hanehalkı portföylerinde varlık sınıfı dağılımının servet artışı üzerindeki etkisini büyütüyor. Menkul kıymet ağırlığı yüksek bölgeler, piyasa değerlemeleri yükseldiğinde daha fazla kazanım yazarken, düşük getirili mevduat ağırlığı daha yüksek bölgelerde reel servet artışı daha sınırlı kalıyor. Türkiye açısından bu fark, yüksek enflasyon döneminden çıkan hanehalkı bilançolarında reel getiri arayışının finansal istikrar ve tasarruf kompozisyonu bakımından izleneceğini gösteriyor.

Yapay zeka değerlemeleri riski

Allianz Research, yapay zekanın verimlilik ve şirket kârlılıkları üzerinden varlık getirilerini destekleyebileceğini, ancak yüksek piyasa değerlemeleri ve servetin belirli varlıklarda yoğunlaşmasının kırılganlığı artırabileceğini belirtti. Rapora göre S&P 500, 2022 sonundan bu yana yaklaşık yüzde 95 yükseldi; bu artışta yüksek değerlemeler ve yapay zeka beklentileri öne çıktı. Kurumun analizine göre S&P 500'de yüzde 25'lik bir düzeltme, ABD hanehalkı servetinden bir yıl içinde yaklaşık 27 trilyon dolar silebilir.

Raporda bu tutarın ABD hanehalkı toplam net varlıklarının yaklaşık yüzde 14'üne denk geldiği ve güven ile tüketim kanalı üzerinden ekonomi üzerinde baskı yaratabileceği belirtildi. Bu ifade bir tahmin değil, belirli bir piyasa düzeltmesi varsayımına dayanan senaryo olarak okunmalı. Küresel piyasalar açısından ana mekanizma, hisse senedi servetindeki azalışın tüketim eğilimini, şirket değerlemelerini ve risk iştahını aynı anda etkilemesi olur.

Allianz Research Politika Araştırmaları Başkanı Katharina Utermöhl, yapay zeka kaynaklı servet artışının dağılımına dikkat çekti. Utermöhl, “Yapay zekâ bir sonraki büyük servet motoru olabilir, ancak asıl soru kimin buna ortak olacağı. Yapay zekâ potansiyel olarak değer yaratmayı sermayeye doğru kaydırabilir. Bu nedenle yapay zekâ kaynaklı varlık artışına daha geniş kitlelerin katılımını sağlayacak mekanizmalar ve çalışanların dönüşüme uyum sağlamasına yönelik politikalar kilit önem taşıyor.” dedi.

Türkiye için reel varlık sınavı

Türkiye'de nominal finansal varlıkların yüzde 45,1 artışla 540,9 milyar euroya ulaşması, yüksek nominal büyümenin kur, enflasyon ve varlık fiyatlarıyla birlikte okunmasını gerektiriyor. Raporda reel büyümenin yüzde 7,6 ile pozitif bölgeye dönmesi, hanehalkı bilançolarında enflasyon sonrası ölçümde toparlanmaya işaret etti. Ancak bu artışın hangi varlık sınıflarında yoğunlaştığı, yerel tasarruf sahipleri ve finansal kurumlar için getirinin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacak.

Önümüzdeki dönemde küresel değerlemeler korunursa, finansal varlık artışı şirket bilançoları, fon akımları ve risk iştahı üzerinden destek bulabilir; Türkiye için bu senaryo dış finansman koşullarında görece daha elverişli bir zemin yaratır. ABD hisse piyasalarında raporda varsayılan türde bir düzeltme yaşanırsa, küresel risk iştahındaki azalma gelişen ülke varlıklarına, finansman maliyetlerine ve yerel portföy tercihlerine daha temkinli bir kanal üzerinden yansıyabilir.

More stories

Son haberler