Kağıt-karton ambalaj ihracatı ilk çeyrekte geriledi

Kağıt-karton ambalaj ihracatı 2026 ilk çeyrekte 251 milyon dolara indi; yıllık düşüş %0,37, ABD’ye satışlar %25,89 arttı.

Cuneyd Erdogan ·

Kağıt-karton ambalaj ihracatı ilk çeyrekte geriledi

Türkiye’nin kağıt-karton ambalaj sektörü 2026’nın ilk çeyreğinde 251 milyon dolarlık ihracat yaptı. Toplam ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,37 düştü. Sektör, 2025’i 1.061 milyon dolar ihracatla kapatmış ve yıllık bazda yüzde 1,86 büyüme yakalamıştı.

Aylık görünüm dalgalı seyretti. Ocak ayında ihracat yüzde 10 geriledi. Şubat ve Mart aylarında artış geldi ve ilk çeyrek toplamındaki düşüş sınırlı kaldı.

Pazar dağılımında Birleşik Krallık en büyük ihracat pazarı olmayı sürdürdü. ABD’ye yapılan satışlarda yüzde 25,89 artış kaydedildi ve bu artış, sektörün alternatif pazar arayışının somut çıktısı olarak öne çıktı. Buna karşılık Irak, son iki yılda en fazla düşüş görülen pazar oldu.

Sektörün dış talep tarafında iki ana dinamik öne çıkıyor. İlk olarak, jeopolitik gelişmelerin Irak ve Mısır gibi yakın coğrafyadaki pazarlarda ticaret akışını zorlaştırdığı belirtiliyor. İkinci olarak, ABD gibi daha uzak ama daha büyük hacimli pazarlara yönelme eğilimi güçleniyor; bu da lojistik, teslim süreleri ve müşteri gereksinimleri açısından daha yüksek operasyonel standartlar gerektiriyor.

Sektör temsilcileri ilk çeyrekteki gerilemeyi geçici görüyor ve 2026’nın ikinci yarısında toparlanma bekliyor. Bu beklenti, yılın başındaki zayıflığın ardından Şubat-Mart döneminde görülen toparlanma sinyallerine dayanıyor. Ancak ihracat performansı kadar finansman koşulları da belirleyici olmaya devam ediyor.

Şirketler nakit akışı yönetimi ve mali disiplinin kritik olduğunu vurguluyor. Kağıt-karton ambalaj üretimi, hammadde tedariki, enerji maliyetleri, stok yönetimi ve vadeli satışlar nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacını artırabilen bir yapıya sahip. Bu nedenle ihracatın yönü kadar tahsilat süreleri, kur oynaklığı ve finansmana erişim koşulları da sektörün büyüme patikasını etkileyen başlıca kanallar arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde sektörün gündeminde iki başlık öne çıkıyor: Birleşik Krallık’ta mevcut konumu korumak ve ABD pazarında daha etkin bir ölçek yakalamak. ABD’de büyüme hedefi, ürün standardizasyonu, sürdürülebilirlik beklentileri ve tedarik zinciri güvenilirliği gibi alanlarda uyum kapasitesini daha görünür hale getirebilir.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İhracattaki sınırlı düşüş, sektörün dış talep kaynaklı gelir akışını ve cari dengeye katkısını marjinal ölçekte etkileyebilir. Nakit akışı ve mali disiplin vurgusu, finansman koşullarının üretim ve ihracat kararları üzerindeki rolünü artırabilir.

Sektör Etkisi: Irak ve Mısır gibi pazarlardaki aksama, şirketleri pazar çeşitlendirmesine ve daha uzun teslim zincirlerine uyum yatırımlarına yöneltebilir. ABD’de büyüme, kalite standartları, sözleşme yönetimi ve lojistik kapasite gibi alanlarda rekabet dinamiklerini değiştirebilir.

Piyasa Etkisi: İhracat kompozisyonundaki kayma, firmaların kur riski, tahsilat vadeleri ve işletme sermayesi ihtiyacı üzerinden finansal göstergelere yansıyabilir. ABD’ye satışların artması, navlun ve teslim süreleri gibi maliyet kalemleri üzerinden marj kanallarını etkileyebilir.

More stories