İTO 2024-2025 tüketim ithalatı yatırımı geçti
İTO Başkanı, 2024-2025'te tüketim malları ithalatının yatırım mallarını geçtiğini belirterek denge uyarısı yaptı.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, 11 Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, Türkiye’de 2024 ve 2025 yıllarında tüketim malları ithalatının ilk kez yatırım malları ithalatını aştığını söyledi. Avdagiç, ithalatın bileşimindeki bu değişimin dış ticaret dengesi ve üretim yapısı açısından yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
İTO Başkanı, “Bu dengeyi tekrar sağlıklı hale getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Avdagiç’in işaret ettiği değişim, ithalat kalemlerinin niteliği üzerinden büyümenin kompozisyonuna ilişkin bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Yatırım malları ithalatı makine-teçhizat gibi üretim kapasitesini artırabilecek kalemlerle ilişkilendirilirken, tüketim malları ithalatındaki artışın daha çok nihai talebin ithalat kanalıyla karşılandığı bir döneme işaret edebileceği düşünülüyor.
Bu tür bir kayma, ithalat hacmi sabit kalsa bile cari denge üzerinde baskı yaratma riski taşıyabileceği gibi, yurt içindeki üreticiler açısından rekabet koşullarını da etkileyebilir.
Bununla birlikte, Avdagiç’in açıklamasında seviye, oran veya dönemsel kırılıma ilişkin sayısal ayrıntılar paylaşılmadı. Bu nedenle tüketim ve yatırım malları arasındaki farkın büyüklüğü, eğilimin hangi alt gruplardan beslendiği ve söz konusu değişimin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu bu aşamada net değil.
Şirketler ve piyasa katılımcıları açısından daha sağlıklı bir değerlendirme için TÜİK’in dış ticaret istatistiklerinde yer alan “geniş ekonomik gruplar sınıflaması” (tüketim, ara ve yatırım malları) verilerinin takip edilmesi önem taşıyor.
İthalat bileşimindeki olası değişim, sektörler arasında farklı sonuçlar doğurabilir. Tüketim malları ithalatının artması; perakende, hızlı tüketim ürünleri, dayanıklı tüketim ve e-ticaret kanallarında ürün çeşitliliğini ve rekabeti artırabilir.
Ancak bu tablo, yerli üreticiler tarafında fiyatlama gücü ve pazar payı üzerinde baskı yaratabileceği için kârlılık dinamikleri ile stok devir hızlarını daha hassas hale getirebilir.
Yatırım malları ithalatının görece zayıf kalması ise imalat sanayi şirketlerinin kapasite artırıcı yatırımlarında yavaşlama algısını güçlendirebilir. Bu durum, orta vadede üretim artışı, verimlilik kazanımları ve ihracat kapasitesi açısından izlenecek bir başlık olarak öne çıkıyor.
Yatırım iştahının seyri aynı zamanda finansman koşullarıyla da yakından bağlantılı olduğundan, şirketlerin borçlanma maliyeti ve kredi erişimi gibi faktörler yatırım kararlarını belirlemede kritik rol oynayabilir.
Avdagiç, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca Türkiye’yi değil küresel ekonomiyi de etkilediğini söyledi. Enerji fiyatları, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’de ithalat faturasını büyütebildiği için sanayi, ulaştırma ve lojistik gibi enerji yoğun sektörlerde maliyetler üzerinden marjlara baskı yaratabilir.
Navlun ve tedarik zinciri tarafındaki olası aksaklıklar da ithal girdi kullanan üreticilerde teslim süreleri ve stok yönetimi üzerinde ek baskı oluşturabilir.
Önümüzdeki dönemde piyasalar, 2026’da ithalat kompozisyonundaki eğilimin sürüp sürmediğini, ara malı ithalatının seyrini ve enerji fiyatlarının dış ticaret faturası üzerindeki etkisini yakından izleyecek.