Türkiye Belçika ilişkileri güçlendirme kararı alındı
Türkiye ve Belçika, ulaştırma altyapısı ve stratejik projelerle ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirme kararı aldı.
Cuneyd Erdogan ·

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 13 Mayıs’ta Belçika Ekonomik Misyonu Semineri kapsamında düzenlenen panelde Türkiye ile Belçika arasında ulaştırma alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin gündemde olduğunu söyledi. Açıklamalar, Belçika Kraliçesi Mathilde’nin de katıldığı “Kritik Altyapı: Ekonominin güçlendirilmesi” başlıklı oturumda yapıldı.
Uraloğlu, denizcilik ve demiryolu başta olmak üzere teknik işbirliğini artırma konusunda iki taraf arasında bir “fikir birliği” oluştuğunu belirtti.
Uraloğlu, Türkiye’nin son 23 yılda karayolu, hızlı tren hatları, demiryolu, havacılık, iletişim ve denizcilik alanlarında geniş ölçekli altyapı yatırımlarını hayata geçirdiğini ifade etti. Bu yatırım döneminin, üretim ve ticaretin ayrılmaz parçası olan lojistik kapasitenin artırılması, bağlantısallığın güçlendirilmesi ve alternatif güzergâhların geliştirilmesi hedefleriyle uyumlu olduğunu söyledi.
Bakan, Türkiye’nin coğrafi konumunun küresel ticaret akımlarında “geçiş noktası” avantajı yarattığını vurguladı. Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 67 ülkeye erişebildiğini ve bu havzada 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklük bulunduğunu kaydetti.
Uraloğlu’nun bu vurgusu, Türkiye’nin Avrupa-Asya-Afrika ekseninde tedarik zincirleri ve taşımacılık hatlarındaki rolünü güçlendirme hedefiyle bağlantılı okunuyor.
Konuşmada Orta Koridor bağlantısını destekleyen projeler öne çıktı. Uraloğlu, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının devreye alınması ve Marmaray ile Avrupa’ya demiryolu bağlantısının sağlanmasının, doğu-batı yönlü yük ve yolcu taşımacılığında kapasiteyi artırmaya dönük adımlar olduğunu belirtti.
İstanbul Boğazı’ndaki Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden demiryolu hattının geçirilmesine yönelik planın da demiryolu taşımacılığındaki kapasite kısıtlarını azaltmayı hedeflediğini söyledi.
Bakan, bağlantısallığı çeşitlendirme gündeminde yer alan Kalkınma Yolu Projesi’ni de anımsattı. Irak’ın Fav Limanı’ndan Türkiye’ye uzanması planlanan yaklaşık 1.200 kilometrelik demiryolu ve karayolu hattının Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Irak’ın katılımıyla tasarlandığını; Basra Körfezi’nden Avrupa’ya kesintisiz bir ulaşım koridoru oluşturmayı amaçladığını ifade etti. Uraloğlu, alternatif koridorların ve mevcut hatlarda kapasite artışlarının kriz dönemlerinde tedarik güvenliği açısından önem kazandığını dile getirdi.
Uraloğlu ayrıca emisyon azaltım hedefleri çerçevesinde taşımacılık
Uraloğlu ayrıca emisyon azaltım hedefleri çerçevesinde taşımacılık modları arasındaki dengeye dikkat çekti. ticaretinin büyük bölümünün denizyolu üzerinden gerçekleştiğini, ancak emisyonları düşürmenin zaman aldığını; demiryolunda ise emisyon azaltımının daha pratik olabildiğini söyledi.
Bu çerçevede demiryollarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirtti.
Belçika tarafıyla denizcilik ve demiryolu alanlarında teknik çalışmaların bundan sonraki süreçte somut iş başlıklarına dönüştürüleceğini kaydeden Uraloğlu, teknik ekiplerin çalışacağını ifade etti. İş dünyası açısından olası çıktıların; transit taşımacılık gelirleri, liman-demiryolu entegrasyonunun güçlenmesi, AB ile ticarette lojistik maliyetlerin yönetimi ve tedarik zinciri sürekliliğinin desteklenmesi gibi başlıklarda izlenmesi bekleniyor.
Önümüzdeki dönemde teknik çalışma gruplarının hangi projeler, takvim ve finansman çerçevesinde ilerleyeceği ve işbirliğinin somut anlaşmalara ya da kapasite artışı gibi ölçülebilir çıktılara dönüşüp dönüşmeyeceği takip edilecek.