İtalya’da Meloni-Vannacci rekabeti: Sağ seçmen için göç yarışı

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, gelecek yıl yapılması beklenen seçimler öncesinde göç ve güvenlik konularındaki söylemini sertleştiriyor.

Atlas Newsdesk ·

İtalya’da Meloni-Vannacci rekabeti: Sağ seçmen için göç yarışı

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, gelecek yıl yapılması beklenen seçimler öncesinde sağındaki rakibi Roberto Vannacci’nin yükselişiyle birlikte göç ve güvenlik politikalarındaki söylemini sertleştiriyor.

Eski general ve Avrupa Parlamentosu üyesi Vannacci’nin liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Gelecek (Futuro Nazionale) partisinin kamuoyu yoklamalarında yüzde 7’nin üzerinde oy desteğine ulaşması, Meloni’nin siyasi tabanını koruma çabasını artırıyor. Parti, Meloni’nin koalisyon ortaklarından Lig’i geride bırakırken Forza Italia’ya da yaklaştı.

Göç politikasında sertleşme

Meloni hükümetinin göç politikasındaki son sertleşmesi, İspanya ile yaşanan gerilimde kendisini gösterdi. Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya yönelik yoğun göçün ardından Roma, Madrid yönetimine yönelik eleştirilerini artırırken Schengen kapsamındaki serbest dolaşıma ilişkin kontrolleri de sıkılaştırdı.

İtalya, İspanya’dan gelen yolcular için havalimanlarında ayrı kontrol hatları oluştururken uygulamanın en az 15 Ağustos’a kadar sürdürülmesi kararlaştırıldı. İspanya da İtalya’dan gelen yolculara yönelik benzer kontroller başlattı.

Meloni, düzensiz göç konusunda geri adım atmayacaklarını belirterek sınırların korunması, insan kaçakçılığının önlenmesi ve düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu vurguladı.

Meloni 2022'de iktidara gelirken düzensiz göçü engellemek amacıyla deniz ablukası oluşturma sözü vermiş ancak bu planı hayata geçirmemişti. Bunun yerine Arnavutluk'ta sığınma başvuruları değerlendirilirken göçmenlerin tutulduğu merkezler oluşturulmuştu.

Vannacci daha sert politika istiyor

Vannacci ise göç konusunda Meloni’den daha sert bir çizgi izliyor. Eski general, ayrıntıları henüz açıklanmayan ve “remigration” olarak adlandırdığı bir plan kapsamında göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesini savunuyor.

İspanya’nın Ceuta bölgesinde yaşanan göç krizinde on binlerce kişinin Fas’tan bölgeye geçmeye çalışması ve yaklaşık 100 kişinin hayatını kaybetmesi, Meloni’ye göç politikasındaki sert tutumunu öne çıkarma fırsatı verdi.

Avrupa Parlamentosu üyesi Giorgio Gori, Meloni’nin göç ve güvenlik konularındaki tutumunun iç siyasi hesaplarla bağlantılı olduğunu savunurken, siyasi bilimci Marco Tarchi de başbakanın Vannacci’nin yükselişini sınırlamaya çalıştığını belirtti.

Luiss Guido Carli Üniversitesi’nden Giovanni Orsina ise Meloni’nin önceliğinin kendi partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin oy kaybetmesini önlemek olduğunu ve seçim sonrasında Vannacci ile ittifak ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade etti.

YouTrend araştırma şirketinden Lorenzo Pregliasco da Ulusal Gelecek’in son iki ayda hızlı bir yükseliş gösterdiğine dikkati çekerek yüzde 7’nin üzerindeki oy desteğinin sağ blok açısından önemli olduğunu söyledi.

Ukrayna konusunda ayrışıyorlar

Meloni ile Vannacci arasındaki en belirgin siyasi ayrımlardan biri Ukrayna politikası olarak öne çıkıyor. Vannacci ve Lig, Moskova’ya karşı daha ılımlı bir yaklaşım benimsenmesini, Ukrayna’ya askeri desteğin azaltılmasını ve savunma harcamalarının artırılmamasını savunuyor.

Meloni ise Ukrayna’nın güçlü destekçileri arasında yer alıyor. İtalya’nın savaşın başlamasından bu yana Kiev’e yaklaşık 3 milyar avroluk askeri destek sağlamasına karşın NATO’nun Ukrayna için oluşturduğu PURL silah tedarik programına katılmaması, Roma’nın desteğinin bazı müttefiklerine kıyasla daha sınırlı kaldığını gösteriyor.

Tarchi, Ukrayna politikasının Meloni ile Vannacci arasındaki temel ayrışma noktalarından biri olduğunu belirtirken, göç, güvenlik ve kimlik gibi başlıklardaki farklılıkların ise büyük ölçüde söylem ve siyasi taktiklerden kaynaklandığını savundu.

Meloni cephesi, Vannacci ile olası bir ittifakın dış politika tutumuna bağlı olacağını değerlendiriyor. Buna göre Vannacci’nin Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore eksenine yaklaşması halinde işbirliği ihtimali zayıflarken, Batı ve liberal demokrasiler çizgisinde kalması durumunda ittifak seçeneği gündemde tutulabilir.

More stories