Hürmüz Boğazı pazarlığı Trump’ın çıkışını zorluyor
WSJ'ye göre Trump yönetimi Hürmüz Boğazı'nda anlaşmaya yakın. İran ise yaptırımların kalkması ve askerlerin çekilmesi gibi ağır şartlar öne sürüyor.
Atlas Newsdesk ·

Hürmüz Boğazı pazarlığı, Trump yönetiminin İran savaşından siyasi maliyeti düşük bir çıkış arayışını zorlaştırıyor. Tahran çıtayı yükseltti.
ABD’li yetkililere göre Başkan Trump, son haftalarda nükleer anlaşma olmadan da çatışmayı dondurma ihtimalini yardımcılarıyla görüştü. Ancak İran’ın cumartesi günü sunduğu şartlar, Beyaz Saray’ın daraltılmış hedefi olan boğaz trafiğinin yeniden açılmasını daha pahalı hale getirdi.
Tahran çıtayı yükseltti
İran, geçişlerin serbest kalması için ABD’den milyarlarca dolarlık ödeme, bölgedeki Amerikan askerlerinin çekilmesi ve deniz ablukasının kaldırılmasını istedi. İran devlet medyasına göre Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve savaş tazminatı ödenmesini de şartlar arasına koydu.
Bu liste, Nisan ayından beri yürütülen daha geniş pazarlığın yönünü değiştirdi. Beyaz Saray’ın ilk çerçevesi İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek üzerine kuruluydu; son haftalarda ise Hürmüz Boğazı’nın fiilen açık kalması daha acil hedef olarak öne çıktı.
Kaynak metindeki ABD’li yetkililere göre Washington, İran’ın geçişlerden ücret almasını veya gemilere kısıtlama koymasını kabul etmeyeceğini bildirdi. Tahran ise füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla ticari trafiği aksatabildiğini göstererek müzakere gücünü artırdı.
Benzin fiyatı siyasi baskı kuruyor
Savaşın şubat sonunda başlamasından sonra boğazdaki kesintiler petrol piyasalarında dalgalanma yarattı ve ABD’de akaryakıt fiyatları Beyaz Saray için iç siyasi risk haline geldi. Galon başına ortalama benzin fiyatı cumartesi günü 4,02 dolardı; bu seviye bir yıl önceki 3,16 doların üzerinde, bir hafta önceki seviyenin ise biraz altındaydı.
Ara seçimlere üç aydan kısa süre kala Başkan Trump, kamuoyuna savaşın kazanıldığı mesajını verebileceği bir zemin arıyor. Trump son günlerde büyük bir askeri saldırıya hazır olduğunu, ancak müttefiklerin telkiniyle bundan vazgeçtiğini söyledi; aynı zamanda anlaşmanın yakın olduğu görüşünü korudu.
Başkan Yardımcısı JD Vance, bir televizyon mülakatında ABD’nin İran’a baskıyı sürdüreceğini ve enerji arzını artırmaya çalışacağını söyledi. Vance, süreci “Oyunun ortasındayız” sözleriyle tanımladı.
Nükleer dosya geri plana itiliyor
ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın üç kritik nükleer tesisinin geçen yıl imha edilmesinden sonra Tahran’ın kendi başkanlığı döneminde programı yeniden canlandırmasının zor olacağı kanaatinde olduğunu aktardı. Yetkililere göre Trump, ABD istihbaratının yeniden inşa veya gizli bomba üretimi girişimlerini büyük olasılıkla tespit edeceğini savundu.
Bu değerlendirme, Beyaz Saray’ın geçici ateşkesi uzatma hesabında nükleer dosyanın şimdilik daha düşük öncelik taşıyabileceğini gösteriyor. Ancak bu iddia ABD makamlarının değerlendirmesine dayanıyor; İran’ın gerçek kapasitesi ve niyeti bağımsız olarak doğrulanmış değil.
Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin Orta Doğu Programı Direktörü Mona Yacoubian, İran’ın son taleplerinin Trump’ın çıkış alanını daralttığını söyledi. Danışmanlık şirketi Eurasia Group’un İran uzmanı Gregory Brew ise İran’ın, Trump’ın savaşı bitirmek istediğine inandığı için sert pazarlık yaptığını belirtti.
Üç senaryo masada
Eğer İran boğazı yeniden açar ve ABD ablukayı gevşetirse, küresel petrol piyasasında enflasyon baskısı azalabilir; Trump yönetimi ateşkesi uzatmak için siyasi zemin bulabilir. Bu senaryoda enerji sektörü için ana mekanizma, tanker trafiğinin normale dönmesi ve navlun ile sigorta maliyetlerindeki risk priminin gerilemesidir.
Eğer Tahran ödeme, yaptırım ve asker çekilmesi taleplerinde ısrar ederse, müzakere süreci uzayabilir ve benzin fiyatları Beyaz Saray üzerindeki baskıyı koruyabilir. Bu durumda ABD yönetimi askeri seçenekleri masada tutarken, petrol şirketleri ve nakliyeciler Hürmüz geçişlerinde daha yüksek operasyonel risk fiyatlamak zorunda kalır.
Üçüncü yol, sınırlı bir teknik düzenleme ve kalıcı siyasi anlaşma olmadan kısmi trafik açılmasıdır. Bu seçenek kısa vadede fiyat baskısını hafifletebilir, ancak nükleer denetim, İran’ın dondurulmuş varlıkları ve bölgedeki milis gruplara yönelik operasyonlar çözülmeden sektör için kırılgan bir denge bırakır.