İstanbul havalimanı dördüncü ana pistiyle kapasitesini artırıyor
İstanbul Havalimanı'nın ilk doğu-batı yönlü pisti olan dördüncü ana pist, operasyonel verimliliği artırmak ve uçuş sürelerini kısaltmak amacıyla yarın…
Atlas Newsdesk ·

İstanbul Havalimanı'nda inşa edilen dördüncü ana pist, 2.820 metre uzunluğu ve 45 metre genişliğiyle yarın düzenlenecek törenle hizmete açılıyor. Bu yeni beton pist, havalimanının ilk doğu-batı yönlü operasyon pisti olma özelliğini taşıyor. Bu eklemeyle havalimanındaki toplam ana pist sayısı dörde, genel pist sayısı ise altıya çıkmış olacak.
Operasyonel Verimlilik ve Yakıt Tasarrufu Hedefi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, yeni pistin devreye alınmasıyla iç hat uçuşları ve doğu yönlü rotalarda taksi sürelerinin kısalması bekleniyor. Ayrıca, havada kalış sürelerinde de düşüş öngörülüyor. Bu operasyonel iyileşmelerin, yakıt ve zamandan tasarruf sağlaması hedefleniyor. Havalimanı yetkilileri Havalimanı yetkilileri, bu düzenlemenin olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği artıracağını belirtiyor. Pistin faaliyete geçmesiyle iniş-kalkış emniyet marjının yükseltilmesi ve zamanında kalkış oranlarının maksimum düzeye çıkarılması amaçlanıyor. Genel Havacılık Operasyonlarına Esneklik Yeni ana pistin hangar alanlarına yakın konumu, genel havacılık operasyonlarının daha bağımsız ve hızlı yürütülmesine imkan tanıyacak. Bu durum, özel uçuşlar ve kargo operasyonları gibi genel havacılık faaliyetlerinin esnekliğini ve verimliliğini artıracak. Havacılık Sektörü ve Bölgesel Ekonomi İçin Etkiler
İstanbul Havalimanı'nın pist kapasitesini artırması, Türkiye'nin bölgesel havacılık merkezi konumunu güçlendirebilir. Operasyonel verimliliğin yükselmesi, havayolu şirketleri için maliyet avantajı yaratırken, daha fazla uçuş imkanı sunarak yolcu ve kargo trafiğini destekleyebilir. Bu gelişme, havalimanını kullanan havayolu şirketlerinin operasyonel giderlerini azaltarak karlılıklarına olumlu yansıyabilir.
Artan kapasite, mevcut durumda havayolu şirketlerinin uçuş planlamalarındaki esnekliği artıracak ve olası gecikmelerin önüne geçebilir. Uzun vadede, daha fazla havayolu şirketini İstanbul'a çekerek istihdam üzerinde de olumlu etkiler yaratması bekleniyor.