Gülistan Doku soruşturması: 2 hastane görevlisi gözaltında
Gülistan Doku soruşturması kapsamında Tunceli’de iki hastane bilgi işlem görevlisi gözaltına alındı; dosyada dijital delil iddiaları öne çıkıyor.
Cuneyd Erdogan ·

Tunceli’de üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada iki hastane çalışanı gözaltına alındı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Tunceli Devlet Hastanesi’nde bilgi işlem biriminde görev yapan B.Y. ve Y.E. hakkında işlem başlattı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Dosya, 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun akıbetine odaklanıyor. Ailesi, Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusu yaptı. Başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamadı ve soruşturma yıllar içinde yeni bilgi ve iddialarla genişledi.
Savcılık, ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda soruşturmayı birden fazla suç başlığı altında yürütüyor. Dosyada “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlamaları yer alıyor.
Bu çerçeve, olayın yalnızca kayıp vakası olarak değil, delil bütünlüğü ve kamu görevlilerinin olası rolü açısından da ele alındığını gösteriyor.
Soruşturma kapsamında daha önce 15 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bu süreçte dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir dahil bazı isimler tutuklandı.
Eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer, eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve o dönem koruma polisi olan Şükrü Eroğlu da tutuklananlar arasında yer aldı.
Ayrıca Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesi güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi ve adli kontrolle serbest bırakıldılar. Soruşturmada yurt dışında olduğu belirlenen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldı.
Son gözaltılar, soruşturmanın özellikle dijital izler ve kurum kayıtları üzerinden ilerlediğine işaret ediyor. Hastane bilgi işlem personeline yönelik adım, veri silme ve kayıt bütünlüğü iddialarının dosyada kritik bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Bu tür dosyalarda kamera kayıtları, hastane giriş-çıkış logları, sistem erişim kayıtları ve SIM kart verileri gibi dijital deliller, hem olayın zaman çizelgesini hem de olası delil karartma iddialarını test eden ana unsurlar arasında yer alıyor.
Soruşturmanın geniş kapsamı, kamu kurumlarında veri güvenliği, erişim yetkileri ve kayıt saklama süreçlerinin adli süreçlerde nasıl denetlendiğini de gündeme taşıyor. Sürecin bir sonraki aşamasında, gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri, dijital inceleme raporları ve kurum içi erişim kayıtlarının karşılaştırılması belirleyici olacak.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Soruşturmanın kamu görevlileri ve kurum kayıtlarıyla ilişkilendirilmesi, adli süreçlerin siyasi ve idari hesap verebilirlik tartışmalarını etkileyebilir. Dijital delil yönetimi ve kamu kurumlarında kayıt saklama standartları, düzenleyici ve denetim gündeminde daha görünür hale gelebilir.
Sektör Etkisi: Sağlık kurumlarında bilgi işlem birimlerinin erişim yetkileri, loglama ve veri saklama uygulamaları daha sık denetime konu olabilir. Hastaneler ve kamu kurumları, adli taleplere yanıt verebilmek için siber güvenlik ve kayıt bütünlüğü kontrollerini güçlendirmeye yönelebilir.
Piyasa Etkisi: Kamu kurumlarında veri güvenliği ve uyum ihtiyacı, siber güvenlik, log yönetimi ve dijital arşivleme hizmetlerine talep kanalı üzerinden piyasaları etkileyebilir. Uzayan ve genişleyen soruşturmalar, ilgili kurumların operasyonel risk algısını ve sigorta/uyum maliyetlerini fiyatlama kanalıyla gündeme taşıyabilir.