ABD-İran Görüşmeleri İslamabad'da Başlıyor: Kırmızı Alarm
ABD-İran görüşmeleri İslamabad’da 11 Nisan’da başlıyor; Pakistan kırmızı alarm ilan etti, 10 binden fazla personel görevlendirdi.
Cuneyd Erdogan ·

ABD ile İran arasında planlanan yeni müzakere turu 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlayacak. Pakistan yönetimi, görüşmeler boyunca başkentte “kırmızı alarm” uyguladığını ve 10 binden fazla güvenlik personelini görevlendirdiğini açıkladı. Güvenlik operasyonunu Pakistan ordusu koordine edecek; İslamabad ve Pencap polis teşkilatları da sahada destek verecek.
Yetkililer, kamu binaları ve stratejik noktalar çevresinde güvenlik çemberi kurdu. Özel kuvvetler, olası risklere karşı farklı bölgelerde hazır bekleyecek. Trafik Polisi ile Ulusal Karayolları ekipleri, heyetlerin geçiş güzergâhlarında trafik akışını yönetmek için ayrı bir plan hazırladı.
Görüşmelerin ana gündemi, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle genişleyen çatışma ortamını durdurmaya dönük ateşkes şartları olacak. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da Hürmüz Boğazı’nın yeniden seyrüsefere açılması koşuluyla iki haftalık geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump ayrıca, İran tarafından sunulan 10 maddelik teklifin müzakereler için “uygulanabilir bir temel” oluşturduğunu söyledi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ilk tur görüşmelere ABD heyetinden Başkan Yardımcısı JD Vance’in de katılacağını doğruladı. İran tarafında ise İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, savaş sürecinde hedeflerine ulaştıklarını belirtti ve nihai anlaşmanın İslamabad’da 15 gün içinde sonuçlanmasını umduklarını açıkladı.
Diplomatik zeminin oluşmasında Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın arabuluculuk ve mesaj trafiği rolü öne çıktı. Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, görüşmeleri izleyecek yabancı gazeteciler için vize kolaylığı sağlanacağını, hava yolu şirketlerinden gazetecileri vizesiz uçağa kabul etmelerini istediklerini ve Pakistan’a girişte “kapıda vize” uygulamasını devreye alacaklarını duyurdu.
Süreç, bölgesel güvenlik riskleri nedeniyle kırılgan bir zeminde ilerliyor. İsrail yönetimi geçici ateşkesi desteklediğini açıklasa da uzlaşmanın Lübnan’ı kapsamadığını savunarak bu ülkeye yönelik saldırılarını sürdürdüğünü belirtiyor. Bu durum, İslamabad’daki müzakerelerin kapsamı ve uygulanabilirliği açısından ek bir belirsizlik kanalı yaratıyor.
İslamabad’ın ev sahipliği, Pakistan’ın bölgesel diplomasi ve güvenlik kapasitesini aynı anda test ediyor. Yüksek güvenlik seviyesi, hem heyet güvenliği hem de olası provokasyon riskleri üzerinden sürecin kesintisiz yürütülmesine odaklanıyor. Müzakerelerin takvimi, geçici ateşkesin süresi, Hürmüz Boğazı’nda seyrüseferin yeniden başlaması ve sahadaki çatışma dinamikleriyle doğrudan bağlantılı ilerleyecek.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Pakistan, yüksek güvenlik ve diplomatik görünürlük nedeniyle iç güvenlik kapasitesini ve kriz yönetimini öne çıkaran bir sınavla karşı karşıya kalabilir. Süreç, İslamabad’ın arabuluculuk rolünü ve dış politika önceliklerini kamuoyu ve kurumlar nezdinde daha görünür hale getirebilir.
Sektör Etkisi: Deniz taşımacılığı ve enerji tedarik zincirleri, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer şartlarının müzakere gündeminde olması nedeniyle risk fiyatlamasını yeniden değerlendirebilir. Havayolu ve lojistik şirketleri, heyet hareketleri ve güvenlik kısıtları nedeniyle kısa vadeli operasyon planlarını güncelleyebilir.
Piyasa Etkisi: Hürmüz Boğazı’na ilişkin seyrüsefer koşulları, petrol ve navlun fiyatları üzerinden piyasalara aktarım kanalı oluşturabilir. Müzakerelerin takvimi ve ateşkesin kapsamı, risk primi ve güvenli liman talebi gibi göstergelerde dalgalanmayı tetikleyebilir.