Fransa'da liselerdeki protestolar büyüyor: 400 okul kapalı, yüzlerce öğrenci gözaltında

Fransa'da öğretmen açığı ve kötü okul koşullarına karşı başlayan öğrenci protestoları ülke geneline yayıldı. Eylemlerde şiddet olayları artıyor.

Atlas Newsdesk ·

Fransa'da liselerdeki protestolar büyüyor: 400 okul kapalı, yüzlerce öğrenci gözaltında

Fransa öğrenci protestoları cuma günü yaklaşık 400 okul ve eğitim kurumunu kapatabilir; hükümet sendikalar ve velilerle görüşmeye hazırlanıyor.

400 okul riski büyüyor

Eylemler geçen hafta Paris çevresindeki liselerde başladı ve öğrencilerin okul girişlerini kapatmasıyla birkaç gün içinde başka kentlere yayıldı. 29 Eylül'de yaklaşık 400 lise protestolardan ya da giriş ablukalarından etkilenirken, aynı gün 40 okul tamamen kapandı ve 44 okulda benzer girişimler kayda geçti.

30 Eylül'de etkilenen lise sayısı 356 olarak bildirildi; İçişleri Bakanı Laurent Nuñez aynı gün 625 kişinin gözaltına alındığını ve 83 polis ile jandarmanın yaralandığını açıkladı. Eğitim Bakanı Édouard Geffray ise protestoların başlamasından bu yana öğrenciler ve okul çalışanları arasında 119 yaralı bulunduğunu söyledi.

1 Ekim'de polis ülke genelinde yaklaşık 900 abluka veya bağlantılı olay yaşandığını, 160'tan fazla okulun kapandığını bildirdi. Üniversite öğrencilerinin katılımıyla yaklaşık 30 kampüs girişinin de bloke edilmesi, hareketin lise sınırlarını aşarak yükseköğretime uzandığını gösterdi.

Sınıf mevcutları merkezde

Öğrencilerin talepleri okuldan okula değişiyor, ancak ortak başlıklar öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, yetersiz kaynaklar ve bakımsız binalar çevresinde toplanıyor. Boş kalan kadroların doldurulması, sınıf mevcutlarının azaltılması ve okul binalarının yenilenmesi en sık dile getirilen istekler arasında yer alıyor.

Uzun ders programları da protestoların ana başlıklarından biri oldu. Bazı liselerde öğrencilerin sabah 08.00'de başlayıp akşam saatlerine kadar okulda kalabildiği belirtiliyor; öğrenciler bu düzenin akademik baskıyı artırdığını savunuyor.

Paris'in yoksul banliyölerinde yer alan Seine-Saint-Denis gibi bölgelerde şikayetler kaynak eşitsizliğine yoğunlaşıyor. Öğrenciler öğretmen eksikliğinin yanı sıra çalışmayan bilgisayar laboratuvarları, yetersiz okul olanakları, aşırı ısınan sınıflar ve bazı okullarda haşere ile fare sorunu bulunduğunu öne sürüyor.

Şiddet iddiaları siyasete taşındı

Protestolar büyürken bazı kentlerde olaylar şiddete dönüştü. Nantes'ta bir lise girişinde yangın çıkarken, Strasbourg'da tramvay seferleri durduruldu; Toulouse ve Lille'de polis ile göstericiler arasında çatışmalar yaşandı.

Marsilya'da bir okulda öğretmenlerin üzerine yanlışlıkla benzin sıçradığı, başka bir okulda ise bir itfaiye aracının ateşe verildiği bildirildi. Bu olaylar, hükümetin okul girişlerinin kapatılmasına karşı güvenlik gerekçesini öne çıkarmasına zemin hazırladı.

İçişleri Bakanlığı, bazı öğrencilerin yaralanmasının ardından üç olay için polis teşkilatı içinde soruşturma başlatıldığını açıkladı. Tours'da başından yaralanan bir öğrencinin hastaneye kaldırıldığı ve savcılığın yaralanmanın plastik mermiyle uyumlu olduğunu belirttiği aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, okulların bilgi paylaşımı için açık kalması gerektiğini söyledi ve şiddet ile vandalizmi eleştirdi. Eğitim Bakanı Geffray ise cuma günü öğretmen sendikaları, öğrenci temsilcileri ve veli dernekleriyle görüşeceğini duyurdu.

Siyasi tartışma, protestoların Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) tarafından kışkırtıldığı yönündeki hükümet değerlendirmesiyle genişledi. LFI suçlamaları reddediyor ve eylemlere şiddetsiz yöntemlerle destek verdiğini belirtiyor.

Bütçe tartışması okullara indi

Hareket, 2027 bütçesinin açıklandığı ve kamu harcamalarında kesinti tartışmalarının sürdüğü bir döneme denk geldi. Bu nedenle öğretmen kadroları ve okul yatırımları üzerinden başlayan tepki, Fransa'da bütçe öncelikleri ve kamu hizmetlerinin finansmanı üzerine daha geniş bir tartışmaya bağlandı.

Eğer cuma günkü görüşmeler somut bir takvime bağlanırsa, hükümetin baskıyı azaltma aracı öğretmen atamaları, bina bakımı ve okul kaynakları için açıklanacak ara önlemler olabilir. Bu senaryoda okullar açısından temel etki ders sürekliliğinin korunması, kamu maliyesi açısından ise eğitim harcaması taleplerinin bütçe görüşmelerinde daha görünür hale gelmesi olur.

Eğer ablukalar ve şiddet olayları sürerse, hükümet güvenlik önlemlerini artırabilir ve okul kapatmaları daha geniş bir idari soruna dönüşebilir. Bu durumda Eğitim Bakanlığı için sınav, protesto hakkını korurken ders kaybını sınırlamak; eğitim sektörü için risk ise öğretmen açığı ve bina yatırımı tartışmasının daha sert bir siyasi başlığa dönüşmesidir.

More stories

Son haberler