Lafarge terör finansmanı davasında mahkum oldu

Lafarge terör finansmanı davasında mahkum oldu; Paris mahkemesi şirketi ve eski yöneticileri suçlu buldu, yüksek para cezası verdi.

Cuneyd Erdogan ·

Lafarge terör finansmanı davasında mahkum oldu

Fransız çimento üreticisi Lafarge, Paris Ceza Mahkemesi’nin 13 Nisan 2026 tarihli kararıyla “terörün finansmanı” suçundan mahkum oldu. Mahkeme, şirketle birlikte sekiz eski yöneticiyi de aynı suçtan hüküm giydirdi. Karar, Fransa’da bir şirketin terör finansmanı suçlamasıyla ilk kez mahkum edilmesi açısından emsal niteliği taşıyor.

Dosyanın odağında Lafarge’ın Suriye’deki Celabiye çimento fabrikası var. Mahkeme, şirketin fabrikanın faaliyetini sürdürmek için IŞİD ve El Kaide bağlantılı gruplara toplam 5,59 milyon avro ödeme yaptığını tespit etti. Karara göre bu ödemeler, çalışanların ve malların güvenli geçişini sağlama, örgütlerin kontrol ettiği bölgelerden hammadde temini ve operasyonların devamı gibi amaçlarla yapıldı.

Mahkeme, Lafarge’ın savaş koşullarına rağmen Suriye’de kalmayı bilinçli biçimde seçtiği değerlendirmesini dosyaya yazdı. Bu tespit, şirketin risk yönetimi ve uyum süreçleri açısından kritik bir çerçeve oluşturuyor. Kurumsal düzeyde alınan kararların, sahadaki güvenlik ve tedarik zinciri ihtiyaçlarıyla birleştiğinde terör finansmanı suçlamasına dönüşebileceğini gösteren bir örnek ortaya çıktı.

Cezalar hem şirketi hem de bireyleri kapsadı. Eski CEO Bruno Lafont 6 yıl, eski Genel Müdür Yardımcısı Christian Herrault 5 yıl hapis cezası aldı. Diğer eski yöneticiler için mahkeme 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi.

Şirket açısından finansal yaptırım boyutu da yüksek. Lafarge’a 1 milyar 125 milyon avro para cezası kesildi. Ayrıca mahkeme, Lafarge’ın dört eski yöneticisiyle birlikte 4,57 milyon avro gümrük cezası ödemesine hükmetti.

Karar, Lafarge’ın daha önce ABD’de yürüyen süreçle de bağlantılı bir tablo çiziyor. Şirket, 2022’de ABD’de benzer suçlamaları kabul etmiş ve 777,8 milyon dolar para cezası ödemeyi kabul etmişti. Bu geçmiş, çoklu yargı alanlarında uyum ve yaptırım riskinin aynı olay seti üzerinden yeniden üretilebildiğini gösteriyor.

Hukuki süreç kapanmış değil. Bruno Lafont’un avukatları karara itiraz edeceklerini açıkladı. İtiraz süreci, ceza sorumluluğunun kapsamı ve şirketlerin çatışma bölgelerinde faaliyet yürütürken uygulaması gereken uyum standartları açısından Fransa’da yeni tartışmaların önünü açabilir.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Karar, Fransa’da şirketlerin çatışma bölgelerindeki faaliyetlerine dönük ceza hukuku ve uyum denetimini sıkılaştırabilir. Emsal niteliği, savcılıkların benzer dosyalarda şirket ve yönetici sorumluluğunu birlikte ele almasını kolaylaştırabilir.

Sektör Etkisi: Çimento ve altyapı gibi sahada varlık gerektiren sektörlerde, üçüncü taraf ödemeleri ve yerel tedarik zinciri ilişkileri daha yüksek uyum riski yaratabilir. Şirketler, yaptırım taraması, aracı denetimi ve çatışma bölgesi çıkış planlarını iş sürekliliği süreçlerine daha doğrudan bağlamak zorunda kalabilir.

Piyasa Etkisi: Yüksek para cezaları ve yöneticilere verilen hapis cezaları, kredi risk primi ve sigorta maliyetleri üzerinden şirket değerlemelerini etkileyebilir. Çoklu yargı alanlarında paralel süreç ihtimali, yatırımcıların hukuki belirsizlik ve nakit çıkışı kanallarını daha yakından fiyatlamasına yol açabilir.

More stories