Fon skandalında SPK'nin Başsavcılığa yazısı ortaya çıktı
SPK'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında şirketler ve fonlar üzerindeki adli tedbirlerin yeniden…
Atlas Newsdesk ·

Fon soruşturması kapsamında SPK, 131 fonla ilgili işlem yasağının ardından bazı tedbirlerin yeniden incelenmesini savcılığa bildirdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dosyaya gönderilen yazı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut Sütcü imzasını taşıyor. Yazıda, soruşturmadaki şirketler ve fonlar üzerindeki adli tedbirlerin yeniden değerlendirilmesine ilişkin görüş savcılığa iletildi.
131 fon TEFAS dışında
Kurul yazısında, SPK Karar Organı'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla 131 fonun Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda alım ve satım işlemlerine kapatıldığı hatırlatıldı. Bu sayı, dosyada adli tedbirlerin yalnızca şirketlerle sınırlı kalmadığını, fon işlemlerini de doğrudan kapsadığını gösteren ana veri oldu.
TEFAS, yatırım fonlarının alım ve satım emirlerinin yürütüldüğü merkezi platform olarak dosyanın piyasa ayağını somutlaştırıyor. Bir fonun burada işleme kapatılması, yatırımcıların ilgili fonlarda yeni alım veya satış yapabilme kapasitesini karar süresi boyunca sınırlar.
Savcılığın kuvvetli şüphe vurgusu
Yazıda, Başsavcılığın soruşturma kapsamında piyasa dolandırıcılığı yapıldığı ve bu yolla suç geliri elde edildiği yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunduğuna ilişkin tespitleri aktarıldı. Bu ifade, kesinleşmiş bir yargı sonucu değil, soruşturma makamının dosya aşamasındaki değerlendirmesi olarak yer aldı.
SPK'nın savcılığa gönderdiği metinde bu tespitlere yönelik bir itiraz çerçevesi kurulmadı. Kurulun ilettiği ana nokta, 26 Eylül tarihli müzekkerede "sorumlu tüzel kişiler" ve "sorumlu fonlar" listelerinde bulunan şirketler ile fonlar bakımından tedbirlerin yeniden ele alınmasının faydalı olacağı yönünde oldu.
Şirketler ve fonlar listesi
Dosyada iki ayrı kategori öne çıkıyor: tüzel kişiler ve fonlar. Bu ayrım, soruşturmanın yalnızca bireysel işlem davranışlarını değil, şirket yapıları ve fon portföyleri üzerinden kurulan ilişkileri de inceleme alanına aldığını gösteriyor.
SPK'nın yazısı, tedbirlerin tamamen kaldırılmasını isteyen açık bir karar metni olarak değil, mevcut listelerin yeniden değerlendirilmesini öneren bir bildirim olarak okunuyor. Bu nedenle savcılığın bundan sonraki kararı, hangi şirket ve fonlarda tedbirin süreceği, hangilerinde daraltılacağı veya değiştirileceği bakımından belirleyici olacak.
Şirketler açısından tedbirlerin kapsamı, faaliyet izinleri, varlık hareketleri ve yatırımcılarla yürütülen işlemler üzerinde sonuç doğurabilir. Fonlar açısından ise temel etki, yatırımcı likiditesi ve platform üzerinden işlem sürekliliği başlıklarında yoğunlaşır.
Tedbirlerin kapsamı değişebilir
Savcılık SPK'nın değerlendirme önerisi doğrultusunda listeyi daraltırsa, doğrudan sorumluluk atfedilmeyen fon veya şirketlerde operasyonel baskı azalabilir. Böyle bir yol, sermaye piyasası sektöründe işlem kanallarının daha hedefli tedbirlerle yönetilmesi sonucunu doğurur.
Tedbirler mevcut haliyle korunursa, 131 fonun TEFAS işlemlerine kapalı kalması yatırımcı erişimi ve portföy yönetimi kararları üzerinde baskı yaratmayı sürdürebilir. Bu senaryoda şirketler ve fonlar için ana maliyet, hukuki sürecin uzunluğu ve işlem kısıtlarının bilanço ile nakit yönetimine etkisi olur.
Daha geniş piyasa açısından dosyanın etkisi, Türkiye sermaye piyasalarında gözetim, işlem güvenliği ve fon yönetimi denetimi üzerinden izlenecek. Ana açık nokta, savcılığın SPK yazısını hangi takvimde değerlendireceği ve 26 Eylül tarihli listelerde yer alan fonlar ile tüzel kişiler arasında nasıl bir ayrım yapacağıdır.