Trump görevden alma çağrısı: 25. madde tartışması
Trump görevden alma çağrısı, 25. maddeyi yeniden gündeme taşıdı; İran söylemi ve Kongre’deki 70+ Demokratın çıkışı siyasi riski artırıyor.
Cuneyd Erdogan ·

Eski CIA Direktörü John Brennan, 13 Nisan 2026’da ABD Başkanı Donald Trump’ın görevden alınması için ABD Anayasası’nın 25. maddesinin işletilmesi çağrısı yaptı. Brennan, bu mekanizmanın “tam da bu tür bir durum” için yazıldığını savundu. Çıkış, Trump’ın İran’a yönelik sert söylemi ve Washington’da yeniden yükselen azil ve yetki tartışmalarıyla aynı döneme denk geldi.
Brennan, Cumartesi günü MS Now’a verdiği röportajda, Trump’ın İran’a ilişkin ifadelerinin ulusal güvenlik açısından “acil risk” doğurduğunu söyledi. Trump’ın nükleer cephanelik dahil geniş askeri yetkileri tek elde toplamasının, kriz anlarında karar kalitesi ve tırmanma riski üzerinden sistemik bir kırılganlık yarattığını öne sürdü. Brennan’ın değerlendirmesi, yürütme erkinin dış politika ve savaş yetkileri üzerindeki ağırlığının yeniden tartışılmasına yol açtı.
Tartışmanın merkezinde Trump’ın 7 Nisan’da İran yönetimine verdiği ültimatom var. Trump, taleplerinin kabul edilmemesi halinde İran’ın “tüm medeniyetinin bu gece yok olabileceği” uyarısında bulundu. Bu ifade, İran’a karşı başlatıldığı belirtilen savaş ve sertleşen söylemle birlikte, Kongre’de yürütmenin güç kullanma yetkisi ve denetim mekanizmaları konusunda yeni bir gerilim başlığı açtı.
Kongre’de 70’ten fazla Demokrat, 25. maddenin uygulanması çağrısında bulundu. 25. madde, başkanın görevini yerine getirememesi halinde başkan yardımcısı ve kabinenin belirli bir çoğunlukla devreye girmesini öngören bir süreç içeriyor. Haberde, Trump’ın Başkan Yardımcısı JD Vance ve kabineden destek aldığı, bu nedenle 25. madde senaryosunun gerçekleşme olasılığının düşük göründüğü aktarılıyor.
Brennan’ın çağrısı, kendisinin Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen bir soruşturmanın hedefinde olduğu bir dönemde geldi. Bu eşzamanlılık, tartışmayı yalnızca dış politika ve güvenlik başlığıyla sınırlı tutmuyor; kurumlar arası güç mücadelesi, siyasi meşruiyet ve yürütme içi dayanışma gibi alanlara da taşıyor. Sürecin kısa vadede nasıl ilerleyeceği, Kongre’deki çoğunluk dengeleri kadar, başkan yardımcısı ve kabinenin tutumuna ve yürütmenin İran dosyasında atacağı adımlara bağlı kalacak.
ABD’de 25. madde daha önce sınırlı ve çoğunlukla geçici yetki devri gibi durumlarda gündeme geldi; başkanın görevden el çektirilmesi ise yüksek siyasi eşik gerektiriyor. Bu nedenle mevcut tartışma, pratik sonuçtan çok, yürütmenin kriz yönetimi kapasitesi ve dış politika kararlarının kurumsal denetimi üzerinden siyasi risk primini etkileyen bir gösterge olarak izleniyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Gelişme, ABD’de yürütme yetkileri ve başkanın kriz dönemlerindeki karar alma kapasitesi tartışmasını büyütebilir. 25. madde ve azil başlıklarının aynı anda gündemde kalması, kurumlar arası gerilim ve siyasi belirsizlik kanallarını öne çıkarabilir.
Sektör Etkisi: Savunma, enerji ve güvenlik sektörleri İran dosyasındaki tırmanma riskine bağlı olarak kamu alımları, yaptırım uyumu ve tedarik zinciri planlamasında belirsizlikle karşılaşabilir. Medya ve teknoloji platformları da siyasi kutuplaşma ve bilgi güvenliği tartışmaları nedeniyle daha yoğun düzenleyici ve itibar riskleriyle karşılaşabilir.
Piyasa Etkisi: Siyasi belirsizlik, risk iştahını faiz, döviz ve emtia kanalları üzerinden etkileyebilir. İran gerilimi, enerji fiyatları ve jeopolitik risk primi üzerinden enflasyon beklentileri ve volatiliteyi artırabilecek bir aktarım mekanizması yaratabilir.