BM raporu: ABD İran'da savaş suçu işlemiş olabilir

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan yeni bir raporda, savaşın ilk günlerinde ABD’nin İran’a düzenlediği ve biri ilkokula isabet eden iki ölümcül…

Atlas Newsdesk ·

BM raporu: ABD İran'da savaş suçu işlemiş olabilir

BM raporu, ABD’nin İran’da en az 178 sivilin öldüğü iki saldırıda savaş suçu işlemiş olabileceğini bildirdi; Pentagon soruşturması sürüyor.

Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Bilgi Toplama Misyonu, 28 Şubat’ta Minab’daki bir ilkokul ile Lamerd’deki spor merkezi ve yerleşim alanına yönelik saldırıları inceledi. İranlı yetkililere göre Minab’da 120 çocuk ve 26 öğretmen dahil en az 156 kişi öldü; BM’ye göre Lamerd’de 22 sivil yaşamını yitirdi.

Minab okulunda 156 ölüm

Misyon, iki saldırı için ABD’nin rastgele saldırılar düzenleyerek savaş suçu işlemiş olabileceğine inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıkladı. Bulgular, BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulacak raporun merkezinde yer aldı.

Raporda uydu görüntüleri, video ve fotoğraflar, uzman değerlendirmeleri ve İran içinde ve dışında yapılan onlarca görüşmenin incelendiği belirtildi. Müfettişler, okulun saldırı anında askeri amaçla kullanıldığına dair bilgi bulunmadığını kaydetti.

BM misyonu ayrıca ABD’nin hedefin askeri nitelikte olduğunu doğrulamak için uygulanabilir tüm adımları atma yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucuna vardı. Bu değerlendirme, saldırının savaşın ilk günlerinde gerçekleşmiş olması nedeniyle askeri karar zincirine ilişkin soruları büyüttü.

Eski istihbarat iddiası

Mart ayında iç soruşturmanın ön bulgularına aşina iki kaynak, Minab saldırısında hedef koordinatlarının Savunma İstihbarat Teşkilatı tarafından sağlanan eski bilgilere dayandığını aktardı. Aynı kaynaklara göre ABD Merkez Komutanlığı, komşu bir İslam Devrimi Muhafızları Ordusu deniz üssünü hedeflerken Şecere-i Tayyibe okulunu vurdu.

Kaynakların aktardığına göre 2013 tarihli uydu görüntüleri, okul ile deniz üssünün geçmişte aynı yerleşkenin parçası olduğunu gösteriyordu. Buna karşılık 2016 görüntülerinde okulun üsten çitle ayrıldığı ve ayrı bir girişe sahip olduğu görülüyordu; Aralık 2025 görüntülerinde ise bahçede oynayan çocuklar yer alıyordu.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Trump yönetiminin raporu inandırıcı bulmadığını söyledi. Yetkili, Başkan Trump’ın Şubat 2025’te ABD’yi antisemitizmle suçladığı BM İnsan Hakları Konseyi’nden resmen çektiğini hatırlattı.

Pentagon dosyası tamamlanmadı

Pentagon, soruşturmanın sürdüğünü ve şu aşamada duyurulacak yeni bir bilgi bulunmadığını belirtti. ABD, kendi incelemesinin sonuçlarını yayımlamadı.

Konuya yakın üç kaynağa göre standart incelemenin ilk iki aşaması saldırıdan sonraki bir hafta içinde tamamlandı ve saldırıdan ABD’nin sorumlu olduğu belirlendi. Aynı kaynaklar, uydu görüntüleri ile diğer istihbarat unsurlarının daha geniş değerlendirilmesini içeren üçüncü aşamanın temmuz ayı itibarıyla henüz emredilmediğini aktardı.

Bu üçüncü aşama, kaynaklara göre saldırının nasıl gerçekleştiği ve daha geniş askeri görevi nasıl etkilediği konusunda daha bütünlüklü bir değerlendirme sağlıyor. Büyük çaplı saldırılardan sonra bu tür bir incelemenin neredeyse her zaman yapıldığı belirtildi.

İran baskısı aynı dosyada

BM raporu yalnızca ABD saldırılarını değil, İran’ın savaş öncesinde hükümet karşıtı protestolara müdahalesini de ele aldı. Müfettişler, 2025 sonu ve 2026 başında binlerce kişinin öldürüldüğünü, gözaltına alınanların işkence gördüğünü ve bazı kişilerin ailelerine haber verilmeden kaybedildiğini bildirdi.

Misyon, İran’daki bu ağır ihlallerin insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ve sivillere yönelik yaygın ve sistematik bir saldırı niteliği taşıdığını belirtti. İran hükümeti müfettişlerin engelsiz erişim talebini kabul etmedi; rapora göre Tahran, BM’nin bilgi taleplerinin yalnızca dörtte birine yanıt verdi.

Müfettişlerin ABD’li yetkililerle görüşme ve İsrail hükümetinden bilgi alma talepleri de yanıtsız kaldı. Bu eksik erişim, raporun siyasi ve hukuki etkisini sınırlayabilecek başlıca belirsizlik olarak öne çıkıyor.

Hukuk süreci iki kanalda

ABD, savaş suçlarını inceleyen Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taraf değil; buna karşılık kendi savaş suçu yasalarına sahip. Bu nedenle süreç, uluslararası kurumların baskısı ile Washington’daki iç soruşturmanın sonuçları arasında iki ayrı hatta ilerleyebilir.

Eğer Pentagon üçüncü inceleme aşamasını başlatır ve bulguları yayımlarsa, ABD’nin hedefleme süreci ve istihbarat kullanımı daha açık biçimde denetlenebilir. Eğer süreç kapalı kalırsa, BM İnsan Hakları Konseyi’ndeki tartışma diplomatik baskıyı artırabilir; ancak doğrudan cezai sonuçlar daha sınırlı kalabilir.

More stories