BM Raportörü, Yunanistan'ın İsrail ile artan askeri ve siyasi işbirliğini uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirdi. Özellikle Gazze'ye yönelik müdahaleler ve silah ticareti konularında dile getirilen endişeler, bu işbirliğinin bölgesel istikrarsızlığa katkıda bulunduğunu gösteriyor.
Raportör, Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik güvenlik kaygılarının İsrail tarafından kullanıldığını ve Atina'nın dış politikasının İsrail'in stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini iddia etti. Bu durum, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerini ve bölgesel ilişkileri karmaşıklaştırıyor.
İsrail'in Filistin topraklarını silah ve gözetim teknolojileri için bir 'laboratuvar' olarak kullandığı ve bu teknolojilerin diğer ülkelere satıldığı belirtildi. Bu durum, insan hakları ihlallerinin küresel çapta yayılmasına yol açarken, ilgili aktörlerin hesap vermesi gerektiği vurgulandı.

Atlas AI
Birleşmiş Milletler Özel Raportörü, Yunanistan'ın İsrail ile artan askeri ve siyasi işbirliğini eleştirdi. Raportör, bu işbirliğinin uluslararası hukukun ihlaline yol açtığını belirtti.
Özellikle Gazze'ye yönelik müdahaleler ve silah ticareti konularında endişeler dile getirildi.
Raportör, Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik güvenlik kaygılarının İsrail tarafından kullanıldığını iddia etti. Bu durumun, Yunanistan'ın dış politika tercihlerinde İsrail'in stratejik çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürdü.
Doğu Akdeniz'deki İsrail faaliyetlerine karşı Yunanistan'ın sessiz kalması da eleştirildi. Bu tutumun bölgedeki hukuki ve insani sorunları derinleştirdiği ifade edildi.
Ayrıca, Gazze'ye insani yardım girişimlerine müdahale ve silah transferleri konusunda Atina yönetiminin sorumluluğu olduğu belirtildi.
Raportör, İsrail'in Filistin topraklarını silah ve gözetim teknolojileri için bir 'laboratuvar' olarak kullandığını iddia etti. Bu teknolojilerin daha sonra diğer ülkelere satıldığı ve bu sürece dahil olan aktörlerin hesap vermesi gerektiği vurgulandı.
Akdeniz'in insan hakları ve uluslararası hukuk açısından bir 'mezarlığa' dönüştüğü belirtildi. Girit açıklarında insani yardım filosuna yapılan müdahale örnek gösterilerek, bu tür eylemlere sessiz kalmanın Avrupa hukukuna aykırı olduğu ifade edildi.


