Büyük kurumlar altında yıl sonu rekor olasılığını izliyor
Büyük finans kuruluşları, merkez bankası alımları ve küresel talep sayesinde altın fiyatlarında yıl sonuna kadar yeni rekorlar bekliyor.
Cuneyd Erdogan ·

Büyük finans kuruluşları, 2025’teki güçlü yükselişin ardından 2026’da düzeltme sürecine giren altın fiyatlarında yıl sonuna kadar yeni rekor seviyelerin görülebileceğini değerlendiriyor. Kurumlar, merkez bankalarının alımlarının sürmesini ve borsa yatırım fonlarına (ETF) girişlerin devam etmesini fiyatlar açısından destekleyici unsurlar olarak öne çıkarıyor.
UBS Wealth Management, yıl sonu için 5. 900 dolar seviyesini öngördüğünü belirtti.
Kaynağın aktardığı verilere göre altın, 2025 yılında yüzde 65 yükselerek 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansını kaydetti. Değerli metal, 28 Ocak 2026’da 5.589,38 dolarla zirve yaptıktan sonra yaklaşık yüzde 13 geriledi. Piyasalarda tartışma, bu geri çekilmenin geçici bir düzeltme mi yoksa daha uzun soluklu bir konsolidasyonun başlangıcı mı olduğu üzerinde yoğunlaşıyor.
UBS’nin değerlendirmesinde, son dönemdeki zayıflıkta enerji fiyatlarındaki yükseliş, güçlü ABD doları ve artan reel getirilerin etkili olduğu ifade edildi. Buna karşın hem kurumsal hem bireysel yatırımcı talebinin güçlü kaldığına dikkat çekildi.
Banka ayrıca, merkez bankaları ile Batı Asya’daki varlık fonlarından gelen talebin destekleyici olmaya devam edeceğini vurguladı.
Bu tür beklentiler, Türkiye’de mücevherat ve rafineri gibi altınla bağlantılı faaliyetleri olan şirketler için iç pazarda talep kompozisyonunu etkileyebilecek küresel fiyat dinamiklerine işaret ediyor. Finansal tarafta ise altın fiyatındaki oynaklık, tasarruf tercihleri ve TL faizleriyle birlikte portföy dağılımı tartışmalarında izlenen başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
Merkez bankası alımları fiyat dinamiğinin merkezinde
Altın Konseyi verilerine göre küresel merkez bankaları 2026’nın ilk çeyreğinde net 244 ton altın aldı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artışa işaret ediyor.
Çin Merkez Bankası’nın altın rezervleri Nisan 2026 sonunda 74,64 milyon onsa yükselerek üst üste 18. ayda da artış kaydetti.
Doğu Avrupa’da da rezerv çeşitlendirmesi odağında altın alımları öne çıkıyor. Kaynağa göre Polonya son üç yılda rezervlerine 321 ton altın ekledi ve toplam rezervler yaklaşık 600 tona ulaştı; Polonya Merkez Bankası’nın 700 ton hedefi alımların sürebileceğine işaret ediyor.
Çekya Merkez Bankası’nın yılbaşından bu yana net 8 ton alım yaptığı, Kosova Merkez Bankası’nın ise tarihinde ilk kez altın aldığı belirtildi.
Piyasa açısından merkez bankası talebi, fiyatların yalnızca takı ve sanayi kaynaklı fiziki taleple değil, rezerv yönetimi kararlarıyla da şekillendiğini gösteriyor. Bu kanalın sürmesi, özellikle fiyatların geri çekildiği dönemlerde aşağı yönlü hareketleri sınırlayan bir unsur olarak izleniyor.
ETF girişleri finansal talebin yönünü gösteriyor
Kaynağın derlediği rakamlara göre Asya’da altın ETF’lerine nisan ayında toplam 1,8 milyar dolarlık giriş oldu; küresel ölçekte ise bu rakam 6,6 milyar dolara ulaştı. Bu eğilim, fiziki talebin yanında finansal talebin de canlı kaldığına işaret ediyor.
ETF akımları, kısa vadede fiyat hareketlerine daha hızlı yansıyabildiği için piyasa katılımcılarının yakından izlediği göstergeler arasında yer alıyor. Doların seyri ve reel faizlerdeki değişimlerle birlikte, bu girişlerin hızlanması veya yavaşlaması altın fiyatlamasında yön tartışmalarını etkileyebiliyor.
Önümüzdeki dönemde piyasalar, merkez bankalarının alım hızını, ETF akımlarının seyrini ve dolar ile reel faizlerdeki oynaklığın altın fiyatlamasına etkisini izlemeye devam edecek.