Etiyopya'da Pretoria Barış Anlaşması yeni gerilimlerle sarsılıyor

2022'de imzalanan barış mutabakatı, Tigray bölgesindeki siyasi ve askeri hareketlilik nedeniyle ciddi bir sınavdan geçiyor.

Lauren Collins ·

Etiyopya'da Pretoria Barış Anlaşması yeni gerilimlerle sarsılıyor

Barış Sürecinde Artan Belirsizlik

Etiyopya'nın kuzeyindeki Tigray bölgesinde 2022 yılında imzalanan Pretoria Anlaşması, bölgedeki askeri ve siyasi dengelerin değişmesiyle birlikte zorlu bir döneme girdi. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) yeniden güç kazanması, çatışmaların sona ermesini hedefleyen mevcut düzenlemelerin işlevselliğini tartışmaya açıyor. Anlaşmanın üzerinden geçen yaklaşık dört yılın ardından, bölgede silahlı grupların faaliyetleri ve yönetimsel krizler yeniden gün yüzüne çıktı.

İstikrar arayışındaki süreç, 2024 yılından itibaren TPLF bünyesinde gerçekleştirilen yapısal değişikliklerle sekteye uğradı. Silahsızlanma ve topluma kazandırma hedefleri, sahadaki yeni gelişmelerle birlikte beklenen sonuçları vermekten uzaklaştı.

Siyasi Seçimler ve Askeri Hareketlilik

Mayıs 2026'da Debretsion Gebremichael'in bölgesel başkan seçilmesi, TPLF'nin siyasi otoritesini pekiştirdiği bir dönemi başlattı. Pretoria Anlaşması'nın 7. maddesi, askeri mobilizasyonu ve yeni personel alımını kesin bir dille yasaklamasına rağmen, sahada bu kuralın ihlal edildiğine dair bulgular artıyor. Uzmanlar, silahsızlanma sürecinin bölgesel askeri yapıları tamamen tasfiye etmede yetersiz kaldığını belirtiyor.

Askeri gerilimler, özellikle Tselemt bölgesindeki çatışmalarla somutlaştı. Federal orduya ait komuta merkezlerinin çekilmesinin ardından, Tigray Savunma Güçleri (TDF) ile bağlantılı grupların Alamata ve Korem gibi stratejik noktaları kontrol altına aldığı bildiriliyor. Bu durum, güvenlik mimarisinin ciddi bir kırılma yaşadığını gösteriyor.

Bölgesel İttifaklar ve Gelecek Riskleri

Güvenlik tablosu, TPLF ile Eritreli yetkililer arasında kurulduğu iddia edilen temaslarla daha karmaşık bir hal alıyor. Federal hükümet ve bölgesel yönetim, yaşanan şiddet olayları nedeniyle birbirini suçlamaya devam ederken, 2022 öncesindeki toprak anlaşmazlıkları barışın önündeki en büyük engel olarak kalmayı sürdürüyor.

Tarafların temel siyasi ve toprak sorunlarını yeniden müzakere edip edemeyeceği, bölgenin geleceği açısından kritik bir soru işareti oluşturuyor. Mevcut gidişatın barış anlaşmasını tamamen geçersiz kılması durumunda, insani yardımların aksaması ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesi gibi ciddi riskler öngörülüyor.

More stories