Nepal'deki sel felaketinde dokuz gün sonra iki işçi kurtarıldı
Nepal-Tibet sınırındaki sel felaketinde dokuz gün mahsur kalan iki işçi kurtarılırken, bölgedeki 27 hidroelektrik santralinin ağır hasar aldığı bildirildi.
Lauren Collins ·

Kurtarma operasyonunda umut verici gelişme
Nepal ve Tibet sınır hattında meydana gelen buzul çökmesi kaynaklı sel felaketinin dokuzuncu gününde, Trishuli 3A hidroelektrik santralinde mahsur kalan iki işçi sağ olarak çıkarıldı. Zorlu arazi koşulları ve tünellerin suyla dolma riski nedeniyle kurtarma ekipleri oldukça güç şartlar altında çalıştı.
Uzmanlar, tünel içindeki belirli bölgelerde hayatta kalma ihtimali olan diğer işçilere ulaşmak için çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Ancak bölgedeki ikincil çökme tehlikeleri, arama faaliyetlerini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Enerji altyapısında büyük hasar
Felaket, bölgedeki enerji arzı için kritik öneme sahip yaklaşık 27 hidroelektrik projesini doğrudan etkiledi. Avustralyalı mühendis ve jeolog Arnold Dix, aynı anda bu kadar çok tesiste hasar oluşmasının daha önce görülmemiş bir durum olduğunu ifade etti.
Bu durum, bölgenin enerji güvenliği açısından uzun vadeli bir toparlanma sürecine ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Hasar gören santrallerin onarımı için ciddi bir yatırım ve kapsamlı bir yeniden yapılandırma planı gerekeceği öngörülüyor.
Can kaybı ve uluslararası destek
Resmi verilere göre Nepal genelinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1.294'e ulaşırken, binlerce kişi hala kayıp durumda. Çin tarafında ise 31 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzlerce kişinin kayıp olduğu rapor edildi.
Kayıp listesinde çok sayıda yabancı uyruklu vatandaşın bulunması, arama çalışmalarına uluslararası bir boyut kazandırdı. Avustralya başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen uzman ekipler, yerel birimlere destek vererek kimlik tespiti ve kurtarma süreçlerine katkı sağlıyor.
Gelecek riskler ve belirsizlikler
Trishuli 3A tesisinde hala ulaşılamayan yaklaşık 40 işçi olduğu tahmin ediliyor. Kurtarma ekipleri, tünel sistemlerinin yapısal bütünlüğünün bozulmuş olması nedeniyle operasyonların riskli olmaya devam ettiğini vurguluyor.
Bölgedeki enerji altyapısının geleceği, doğal afetlere karşı ne kadar dirençli olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. İlerleyen dönemde benzer felaketlerin tekrarlanma riski, altyapı projelerinin yeniden tasarlanması gerekliliğini gündeme taşıyor.