ABD'deki siyasi şiddet, 2025'te kaydedilen 20 hükümet hedefli saldırı/plan ile 30 yılın zirvesine çıkarak derin toplumsal bölünmeyi gözler önüne seriyor.
Yirmi yıl sonra ilk kez, Trump dönemi politikalarına tepki olarak göçmenlik tesislerini hedef alan aşırı sol kaynaklı planlar, aşırı sağ kaynaklıları geride bıraktı.
Başkan Yardımcısı JD Vance'e yönelik saldırı ve diğer siyasetçilere yönelik planlar gibi olaylarla birlikte üst düzey yetkililer giderek daha fazla hedef alınıyor.

Atlas AI
ABD siyasi şiddet raporu 30 yılın zirvesini gösterdi
ABD'de siyasi şiddet, son verilerle 30 yılın en yüksek seviyesine tırmandı. Artan kutuplaşma, hükümeti ve siyasileri hedef alan saldırı planlarını körüklüyor. Geçtiğimiz günlerde Beyaz Saray Muhabirleri Derneği Yemeği sırasında bir şüphelinin güvenlik noktasında durdurulması, bu endişe verici eğilimin en son örneği oldu.
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSIS) tarafından toplanan ve Wall Street Journal tarafından yayınlanan verilere göre, ABD hükümetini hedef alan yerel saldırılar ve saldırı planları 1994 yılından bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. 2025 mali yılında bu türden 20 olay kaydedildi.
Değişen Tehdit Manzarası ve İdeolojik Kaymalar
CSIS raporu, tehdit ortamında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Kayda geçen 20 saldırı ve plandan 10'u aşırı sol, sekizi ise aşırı sağ motifli olarak sınıflandırıldı. Bu durum, son 20 yıldır ilk kez aşırı sol kaynaklı olayların aşırı sağı geride bıraktığını gösteriyor.
Aşırı sol olarak kategorize edilen eylemlerin yarısının, Donald Trump yönetiminin göçmenlik politikalarına tepki olarak göçmenlik bürolarını ve memurlarını hedef aldığı belirtiliyor. Michigan'daki Cumhuriyetçi Parti merkezine yönelik saldırı girişimi de bu grupta yer alan olaylardan biri olarak öne çıkıyor.
Bununla birlikte, aşırı sağ kaynaklı şiddet de endişe verici bir artış gösteriyor. Haziran ayında Minnesota'da Demokrat Partili bir eyalet vekilinin ve eşinin öldürülmesi bu eğilimi yansıtıyor. Ağustos ayında ise aşı karşıtı bir saldırganın Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) binası dışında ateş açarak bir polis memurunu öldürmesi, şiddetin farklı ideolojik motivasyonlarla yayıldığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, saldırganların motivasyonlarının her zaman net bir ideolojik başlık altında toplanamadığını vurguluyor. CSIS, sınıflandırmayı mahkeme belgeleri ve güvenilir haber kayıtlarına dayandırsa da bazı olaylar birden fazla faktörden besleniyor. Örneğin, Pensilvanya Valisi Josh Shapiro'nun konutunun ateşe verilmesi, hem iç hem de dış politika gelişmelerinden etkilenen karmaşık bir eylem olarak değerlendiriliyor.
Yüksek Profilli Hedefler ve Yeni Taktikler
Son dönemdeki saldırı ve planlar, giderek daha fazla yüksek profilli siyasetçiyi hedef alıyor. Ocak ayında Başkan Yardımcısı JD Vance’in evinin camlarının çekiçle kırılması ve Mart ayında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin konutuna yönelik bir saldırı planının engellenmesi, tehdidin kişiselleştiğini gösteriyor.
Saldırılarda ateşli silahların kullanımı artsa da 2025 yılında sembolik bir silah olarak molotofkokteyli öne çıktı. Bu ilkel yanıcı düzenek, Vali Shapiro'nun konutuna yönelik saldırı da dahil en az yedi farklı olayda kullanıldı veya kullanılması planlandı. Kaliforniya'da bir postanenin "hükümete mesaj vermek" amacıyla ateşe verilmesi gibi eylemler, protestoların şiddete dönüşme potansiyelini gözler önüne seriyor.
Bu veriler, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın sadece söylem düzeyinde kalmadığını, aynı zamanda somut şiddet eylemlerine dönüştüğünü gösteriyor. Artan olay sayısı ve değişen fail profilleri, güvenlik güçleri için yeni zorluklar yaratırken, ülkenin siyasi istikrarı üzerindeki baskıyı artırıyor.


