ABD hissesi tahmini JPMorgan’da yüzde 7,5’e çıkıyor
Kurum, 60/40 dolar portföy için yıllık yüzde 7 getiri öngörürken alternatif varlıkların risk ayarlı getiriyi artırabileceğini söyledi.

JPMorgan Asset Management, 20 Ekim tarihli 2027 sermaye piyasası varsayımları raporunda ABD büyük ölçekli hisseleri için 10-15 yıllık yıllık getiri tahminini yüzde 6,7’den yüzde 7,5’e yükseltti.
Foreks’in aktardığı rapora göre kurum, dolar cinsi dengeli portföyün yıllık getirisini yüzde 7,0 öngörüyor; yüzde 30 alternatif varlık eklenmesi halinde tahmin yüzde 7,5’e çıkıyor.
Hisse varsayımı yukarıda
JPMorgan Asset Management’ın çağrısı, ABD hisselerinde uzun vadeli getiri beklentisinin önceki varsayıma göre 80 baz puan artırılması anlamına geliyor. Baz puan, yüzde puanın yüzde biridir; bu nedenle değişim 0,8 yüzde puanlık yukarı revizyona karşılık geliyor.
Rapora göre yukarı ayarlamada yüzde 15’in üzerindeki kâr marjları, teknoloji harcamaları ve verimlilik kazanımları etkili oldu. Kurum, küresel hisse senetleri için dolar cinsi yıllık getiri varsayımını da yüzde 7,0’den yüzde 7,5’e çıkardı.
Gelişmekte olan ülke hisseleri için 10-15 yıllık yıllık getiri tahmini yüzde 7,1 olarak verildi. Foreks’in aktardığı rapora göre, kurumun varsayım setinde ilk kez gelişmiş piyasa hisse getirisi beklentisi gelişmekte olan piyasaların üzerine çıktı.
Bu ayrışma, uzun süredir daha yüksek büyüme primiyle değerlendirilen gelişen piyasa hisseleri açısından dikkat çekici. Ancak rapor, tahminlerin gerçekleşeceğini değil, mevcut değerlemeler, faizler ve büyüme varsayımları altında beklenen uzun vadeli getirileri gösteriyor.
Karma portföy tarafında JPMorgan Asset Management, varlıklarının yüzde 60’ını hisseye ve yüzde 40’ını tahvile ayıran dolar cinsi portföy için yıllık yüzde 7,0 getiri öngördü. Alternatif yatırımların portföyde yüzde 30 pay alması halinde yıllık tahmin yüzde 7,5’e, risk başına getiriyi ölçen Sharpe oranı ise geleneksel 60/40 portföye kıyasla yüzde 21 daha yüksek seviyeye çıkabilir.
Faiz ve çeşitlendirme sınavı
Tahvil tarafında varsayımlar, küresel faiz rejimindeki değişimin uzun vadeli portföy hesaplarına nasıl yansıdığını gösteriyor. JPMorgan Asset Management, küresel toplam tahvil endeksleri için yıllık getiri tahminini yüzde 5,3 olarak belirledi; bu oran 2021’deki yüzde 2,1 varsayımının üzerinde ve rapora göre son 20 yılın en yüksek tahmini.
ABD orta vadeli Hazine tahvilleri için yıllık getiri beklentisi yüzde 4,6, yatırım yapılabilir kredi tahvilleri için yüzde 6,1 oldu. Yüksek getirili ABD şirket tahvilleri için varsayım yüzde 6,1’den yüzde 6,7’ye çıkarıldı.
Alternatif varlıklar arasında en yüksek yıllık tahmin yüzde 9,8 ile özel sermaye yatırımlarına verildi. ABD gayrimenkulü için yüzde 8,1, Avrupa gayrimenkulü ve küresel altyapı için ayrı ayrı yüzde 7,1, çeşitlendirilmiş hedge fonlar için yüzde 6,7, küresel ormancılık yatırımları için yüzde 6,2, altın için yüzde 5,5 ve geniş emtia sepeti için yüzde 4,8 getiri varsayıldı.
Raporda hedge fonların yıllık getiri tahmini yüzde 5,3’ten yüzde 6,7’ye, küresel altyapı varsayımı yüzde 6,5’ten yüzde 7,1’e yükseltildi. Buna karşılık özel sermaye yatırımları için yüzde 9,8 ve ABD gayrimenkulü için yüzde 8,1 tahminleri önceki yıla göre sınırlı düşüş gösterdi.
JPMorgan Asset Management Küresel Baş Stratejisti David Kelly, raporda yapay zekanın benimsenmesi ve verimlilik artışının daha güçlü büyüme görünümünü desteklediğini söyledi. Kurum, 2040’a kadar sürmesini beklediği yapay zeka odaklı küresel yatırım artışının, ekonominin emek ve sermayeyi ne kadar verimli kullandığını gösteren toplam faktör verimliliği büyümesini yüzde 50 artırarak 120 baz puana taşıyabileceğini söyledi.
Bu çerçevede ABD için uzun vadeli reel büyüme varsayımı yüzde 2,1 olarak açıklandı. Gelişmiş ekonomiler için nominal büyüme tahmini yüzde 4,2 oldu; nominal büyüme enflasyon etkisini de içeren büyüme oranını ifade eder.
Risk tarafında rapor, enflasyonun tahmin ufku boyunca daha oynak seyredeceği uyarısını içeriyor. Kelly, demografik baskılar, yüksek kamu açıkları ve jeopolitik gelişmeleri bu görünümün gerekçeleri arasında söyledi.
Kurum ayrıca hisse ve tahvil getirileri arasındaki korelasyonun yükseldiğine işaret ederek portföylerde alternatif varlıklar, reel varlıklar ve farklı bölgelerdeki hisse yatırımlarıyla çeşitlendirme yapılmasının önemini söyledi. Bu, geleneksel 60/40 yaklaşımının aynı risk azaltma etkisini her dönemde üretmeyebileceği anlamına geliyor.
Raporda karşıt bir kurum görüşü veya kısa vadeli piyasa hedefi aktarılmadı. Varsayımlar, 10-15 yıllık dönem için yıllıklandırılmış beklentilerden oluşuyor; kısa vadeli fiyat hareketi, kur etkisi, yatırımcı maliyeti veya vergi etkisi hakkında ayrı bir tahmin verilmedi.
More stories
- SPK'den Tera Yatırım kararı: Oy hakları donduruldu
- CoreWeave, Goldman Sachs tavsiyesinin ardından %3,4 yükseldi
- Fitch Türk finansman şirketlerinin risklerini sıraladı
- Sterlin Euro karşısında 17 ayın zirvesinde
- Sorunlu fonlarda yeni gelişme: EKK ara ödemelerin sürecini açıkladı
- Çevrim içi yemek ve sipariş platformlarına soruşturma
- Cari açık beklentisi belli oldu
- Uluslararası Enerji Ajansı dizel stoklarını masaya yatırıyor
Son haberler
- KAYAK verilerine göre Rovaniemi Noel otelleri yüzde 22 ucuzladı
- Kaderleri silah bırakmaya bağlı: Çerçeve Yasa'nın isim listesi hazır
- Dünyanın en kalabalık şehirleri açıklandı: İstanbul 18'inci sırada
- ABD'den Küba karşıtı yeni hamle: Raul Castro hakkında tutuklama kararı
- 8 ilde vize şirketlerine bot operasyonu: 60 kişi hakkında gözaltı kararı
- Ral Yatırım Holding konkordato ilan etti
- İstanbul Altın Rafinerisi de radara takıldı: Trilyon dolarlık sektör yasa dışı altını nasıl aklıyor?
- Macron'a 'Fransız çıkmazı': Siyasi gücü tükeniyor

