200 bin film incelendi: Kadın imzalı yapımlar daha az bütçeyle daha çok kazandırıyor
Araştırma, kadın senaristlerin yer aldığı filmlerin erkeklerin yer aldığı yapımlarla benzer bütçelerle daha yüksek medyan kâr ve yatırım getirisi elde…
Atlas Newsdesk ·

Film araştırması, kadın senaristli yapımların erkek ekipli filmlere göre yüzde 34 daha yüksek medyan kâr sağladığını, bütçede ise geride kaldığını gösterdi.
Frontiers in Communication'da yayımlanan çalışma, 1994–2023 arasında vizyona giren 199 bin 656 filmi inceledi. Finansal performans hesabında ise bütçe ve gişe verisi bulunan 4 bin 245 film kullanıldı.
Araştırmacı Anja G. Huwiler, mali sonuçların ağırlıklı olarak ticari ve ABD merkezli sinema filmlerinden oluşan bir veri setine dayandığını belirtti. Bu nedenle çalışma, bulguların tüm dünya sinemasına doğrudan genellenemeyeceği uyarısını da içeriyor.
4 bin 245 filmlik set
Çalışmaya göre kadın senaristin bulunduğu, ancak kadın yönetmenin yer almadığı filmlerde medyan kâr 35,9 milyon dolar oldu. Yalnızca erkeklerin senarist ve yönetmen olarak yer aldığı yapımlarda aynı ölçüt 26,8 milyon dolar olarak hesaplandı.
Bütçe tarafındaki fark daha sınırlı kaldı. Kadın senaristli filmlerin medyan bütçesi 41,4 milyon dolar olurken, yalnızca erkeklerin yer aldığı filmlerde bu rakam 39,2 milyon dolar seviyesindeydi.
Getiri ölçütü de aynı yönde sonuç verdi. Kadın senaristli grupta medyan yatırım getirisi 1,10, erkeklerden oluşan yaratıcı ekiplerde ise 0,88 oldu; araştırmacılar bunu %25'lik bir avantaj olarak ifade etti.
Kadın yönetmenler bütçede geride
Kadınların hem yönetmen hem senarist olduğu filmler, yalnızca erkeklerin bulunduğu yapımlarla benzer yatırım getirisi sağladı. Ancak bu grubun medyan bütçesi 19,9 milyon dolar ile erkek ekipli filmlerin yaklaşık yarısında kaldı.
Kadın yönetmenin bulunduğu, fakat kadın senaristin yer almadığı 83 filmde sonuç daha zayıf göründü. Bu grubun medyan yatırım getirisi 0,44 ile en düşük seviyede hesaplandı; çalışma, örneklem küçük olduğu için bu bulgunun sınırlı yorumlanması gerektiğini belirtti.
En yüksek bütçeli yüzde on'luk dilimde kadın yönetmenlerin yer aldığı filmlerin oranı yüzde 1,4 oldu. Oran, en yüksek yüzde 5'lik dilimde %0,5'e inerken, en üst yüzde 1'lik bütçe grubunda kadın yönetmen tarafından çekilmiş hiçbir film bulunmadı.
Kadın senaristli ancak kadın yönetmensiz filmler, büyük bütçeli yapımlar arasında daha görünür kaldı. Bu grup en yüksek yüzde on'luk dilimin %20,5'ini, yüzde 5'lik dilimin %16,8'ini oluşturdu; en üst %1'lik grupta ise beş filmle temsil edildi.
IMDb puanları erişimi ayırıyor
Araştırma, izleyici karşılığını IMDb puanları ve oy sayıları üzerinden de değerlendirdi. Tüm veri setinde kadın yönetmenli filmler ortalama 6,66 puanla en yüksek izleyici puanına sahip olurken, yalnızca erkeklerin yer aldığı filmler 6,19 ortalamada kaldı.
Bu tabloya rağmen kadın yönetmenli filmler daha düşük oy sayıları aldı. Finansal verisi bulunan 4 bin 245 filmde puan ortalamaları birbirine yaklaşırken, yüksek bütçeli filmlerde oy sayısı farklarının büyük ölçüde azaldığı belirtildi.
Araştırmacıya göre bu sonuç, dağıtım ve tanıtım imkanlarının yüksek bütçeli projelerde izleyici erişimini daha fazla eşitleyebildiğine işaret ediyor. Bu mekanizma doğruysa, bütçeye erişim yalnızca üretim kapasitesini değil, görünürlük ve izleyici verisini de etkiliyor.
Me Too sonrası sınırlı artış
Çalışma, 2017'de başlayan Me Too hareketinin yaratıcı pozisyonlardaki kadın temsiline etkisini ayrıca inceledi. Veriler, 2017 civarında küçük bir artış gösterse de sonrasında artış hızında kalıcı ve anlamlı bir değişim bulunmadığını ortaya koydu.
1994'te filmlerin %21,5'inde senarist veya yönetmen olarak en az bir kadın yer alıyordu. Bu oran 2023'te %29,4'e çıktı; buna rağmen aynı yıl filmlerin yüzde 70,6'sında bu iki pozisyonda hiç kadın bulunmadı.
Çalışmanın ortaya koyduğu ana açık, finansal performans ile sermaye dağıtımı arasındaki uyumsuzlukta toplanıyor. Eğer stüdyolar bütçe kararlarını mevcut kalıplarla sürdürürse kadın yönetmenlerin üst bütçeli projelere erişimi sınırlı kalabilir; bütçe tahsisi performans verileriyle daha sıkı ilişkilendirilirse sektörün risk hesabı yeniden şekillenebilir.