Özgür Özel, Le Figaro'da yazdı: ‘Türkiye incelikli otoriterliğe çarpıcı örnek’

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Le Figaro gazetesinde yayımlanan yazısında, Türkiye'de demokratik kurumların ve siyasi rekabetin giderek aşındığını…

Atlas Newsdesk ·

Özgür Özel, Le Figaro'da yazdı: ‘Türkiye incelikli otoriterliğe çarpıcı örnek’

Özgür Özel, Avrupa’ya seslendiği yazıda Türkiye’de demokratik kurumların korunması ve siyasi rekabetin adil kalması gerektiğini söyledi.

Yeni Parti Genel Başkanı, Fransa merkezli bir gazetede yayımlanan makalesinde Türkiye’nin Avrupa demokrasi tartışmasının dışında görülemeyeceğini savundu. Özel’e göre seçimlerin sürmesi, mahkemelerin çalışması ve parlamentonun açık olması tek başına demokratik rekabetin eşit kaldığını göstermiyor.

Özel’in Avrupa uyarısı

Özel, Avrupa’nın 20. yüzyılda demokratik sistemlerin bir anda değil, aşamalı biçimde zayıfladığını öğrendiğini yazdı. Türkiye için yaptığı değerlendirmede de kurumların biçimsel olarak varlığını koruyabileceğini, ancak yetkilerinin zaman içinde iktidarı sınırlamak yerine korumaya yöneltilebileceğini ileri sürdü.

Makaledeki ana iddia, siyasi gücün son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çevresinde yoğunlaştığı yönünde. Özel, yargı bağımsızlığının aşındığını, medya mülkiyeti ve yayın çizgisinin hükümet lehine değiştiğini, gösteriler ile gazetecilik faaliyetlerinin yargı ve idari kararlarla baskı altına alındığını savundu.

İmamoğlu dosyası öne çıkıyor

Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te tutuklanmasını muhalefet üzerindeki baskıya örnek gösterdi. İmamoğlu’nun muhalefetin en güçlü cumhurbaşkanı adayı olarak görüldüğü bir dönemde hedef alındığını ve bu sürecin siyasi rekabeti daralttığını yazdı.

Özel’in aktardığına göre İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından sonra başlıca sosyal medya ve mesajlaşma platformlarına erişim 42 saat boyunca yavaşlatıldı. Aynı dönemde gazeteciler, öğrenciler, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçilere ait yüzlerce hesaba erişim engeli uygulandığını belirtti.

Makale, medya ve protesto alanındaki yaptırımları da dosyanın parçası olarak sundu. Özel, protestoların engellendiğini, gazetecilerin gözaltına alındığını, televizyon kanallarına yayın durdurma ve para cezası verildiğini, İmamoğlu’nun sosyal medya hesabına erişimin kapatıldığını ifade etti.

Belediyeler de Özel’in eleştirisinin merkezinde yer aldı. Yeni Parti lideri, 30’dan fazla muhalefet belediye başkanının tutuklandığını ya da görevden uzaklaştırıldığını, yerel yönetimlerin adli, idari ve mali süreçlerle baskı altında kaldığını yazdı.

Yeni Parti’nin 90 vekilli çıkışı

Özel, Yeni Parti’nin kuruluşunu muhalefet içi dengelere dönük müdahaleye karşı verilen bir yanıt olarak anlattı. Kendisinin ana muhalefet liderliğinden uzaklaştırılmasının ardından 90 milletvekiliyle yeni partiyi kurduğunu belirtti.

Bu anlatıda temel kaygı, muhalefetin yalnızca seçim sandığında değil, aday belirleme ve örgütlenme aşamalarında da sınırlandırılması. Özel, iktidarın kimin rakip olabileceğine karar verdiği bir düzenin kontrollü muhalefet üreteceğini ve gerçek iktidar değişimini zorlaştıracağını savundu.

Makale, yüksek seçim katılımını Türkiye’de demokrasinin toplumsal karşılığına işaret eden bir veri olarak ele aldı. Özel, meselenin seçmenin demokrasiye inancı değil, vatandaş tercihinin siyasi iktidara dönüşmesine izin verilip verilmediği olduğunu yazdı.

Avrupa için kurum testi

Özel, Avrupa’nın Türkiye’ye yalnızca NATO, göç, Ukrayna, Karadeniz, enerji, Suriye ve Orta Doğu başlıkları üzerinden yaklaşmaması gerektiğini belirtti. Ona göre stratejik işbirliği ihtiyacı, demokratik meşruiyet tartışmasını ikinci plana atmak için yeterli gerekçe değil.

Yazının son bölümünde öngörülebilirliğin kişilerden değil kurumlardan geldiği vurgulandı. Özel, bağımsız yargının yatırımları koruduğunu, profesyonel kamu kurumlarının taahhütleri güvenilir kıldığını ve özgür medyanın hataları krizden önce görünür hale getirdiğini savundu.

Avrupa’ya yaptığı çağrı, dışarıdan demokrasi inşa etme iddiası ile stratejik çıkarlar adına sessiz kalma eğilimi arasında bir çizgi çekiyor. Özel, değişimin ancak vatandaşların talebiyle kalıcı olabileceğini, Türkiye için de belirleyici unsurun toplumun demokratik tercihinin siyasal sürece yansıyıp yansımaması olduğunu yazdı.

More stories