Washington Post: Trump, Ankara’dan Gizli Uçuşla Ayrıldı: Air Force One “Yem” Olarak Kullanıldı
Washington Post'a göre İran kaynaklı suikast tehdidi, NATO Zirvesi sonrası ABD Başkanı'nın Türkiye'den ayrılışında büyük bir güvenlik operasyonu yarattı.
Cuneyd Erdogan ·

Air Force One Ankara’da yem oldu
ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen ay Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nden ayrılışı, kamuoyuna gösterilenden çok farklı bir güvenlik operasyonuyla gerçekleştirildi. Washington Post’un 10 Ağustos tarihli özel haberine göre Trump, İran bağlantılı olduğu değerlendirilen bir suikast tehdidi üzerine 8 Temmuz akşamı Türkiye’den Air Force One olarak bilinen büyük başkanlık uçağıyla değil, daha küçük bir C-32A askeri nakliye uçağıyla gizlice çıkarıldı. Beyaz Saray ise o sırada başkanın eski Air Force One ile yolculuk ettiği izlenimini verdi; basın mensupları ve bazı Beyaz Saray çalışanları da Trump’ın kendileriyle aynı uçakta bulunduğunu düşündü. Operasyon, Ankara’nın NATO liderlerini ağırladığı iki günlük zirvenin hemen ardından gerçekleşmesi nedeniyle Türkiye’yi ABD başkanlık güvenliğinin olağanüstü bir uygulamasına sahne yaptı.
Kameralar başka uçağı gösterdi
Washington Post’un bir ABD yetkilisine ve incelediği materyallere dayandırdığı habere göre Trump, Ankara’da televizyon kameralarının önünde daha önce başkanlık görevlerinde kullanılan mavi-beyaz Boeing 747’ye çıktı; ancak dakikalar sonra uçağın diğer tarafına yanaştırılan bir havaalanı ikram aracı aracılığıyla gözlerden uzak biçimde dışarı çıkarıldı. Hidrolik sistemle uçağın kapı seviyesine yükseltilen araç, normal koşullarda yiyecek ve malzeme yüklemek için kullanılan türdendi ve bu kez Trump ile bazı yardımcılarının yakındaki C-32A’ya ulaştırılmasında kullanıldı. Gazeteciler eski Air Force One’a arka taraftan alınırken kendilerine pencerelerin perdelerini kapatmaları talimatı verildi; başkanı taşıdığı sanılan 747 daha sonra Türkiye’den ayrıldı. Washington Post, bu nedenle büyük uçağın fiilen bir dikkat dağıtma aracı haline geldiğini ve operasyona katılan bazı kişilerin dahi gerçek planı bilmediğini aktardı.
Beştepe zirvesinden gizli operasyona
Trump’ın Ankara ziyareti, 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan 2026 NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi içindi; NATO’nun resmi kayıtları toplantının 32 üye ülkenin liderlerini Türkiye’nin başkentinde bir araya getirdiğini doğruluyor. Washington Post’a göre gizli uçuş kararı, ABD güçlerinin İran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatmasından yalnızca bir gece sonra uygulandı ve Washington ile Tahran arasında aylardır süren çatışmayı sona ermeye dönük görüşmelerin bozulduğu bir döneme denk geldi. Haberde, güvenlik birimlerini harekete geçiren unsurun Trump’ı ya da başkanlık uçağını hedef alabilecek İran bağlantılı somut bir tehdit olduğu belirtildi. Türkiye’nin NATO müttefiki olmasının yanı sıra İran’la kara sınırına sahip olması da Washington Post’un haberinde Ankara’dan ayrılışın güvenlik hassasiyetini açıklayan coğrafi faktörlerden biri olarak gösterildi.
https://x.com/kaitlancollins/status/2086950828401672598?s=20
C-32A “RCH18” koduyla havalandı
Asıl başkanlık uçuşu, kamuoyunun Air Force One’dan bekleyeceği biçimde tanımlanmadı. Washington Post’a göre Trump’ı İngiltere’ye götüren, Boeing 757’nin askeri versiyonu olan C-32A uçuş sırasında “Reach 18” ya da “RCH18” çağrı kodunu kullandı; normalde başkanın bulunduğu herhangi bir ABD Hava Kuvvetleri uçağı “Air Force One” çağrı işaretini taşıyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de C-32A’ya ayrı merdivenlerden binerek Trump ile aynı uçakla İngiltere’ye gittiği bildirildi. Buna karşılık gazeteciler ile Beyaz Saray personelini taşıyan eski başkanlık 747’si uçuşun bir bölümünde AF1 koduyla radarda göründü; böylece dışarıdan uçuş verilerini izleyenlerin de başkanın hangi uçakta bulunduğunu anlaması zorlaştırıldı.
Üç Amerikan uçağı Ankara’dan ayrıldı
Operasyonun karmaşıklığı, aynı ziyaret için Türkiye’de üç farklı Amerikan uçağının bulunmasıyla daha da arttı. Washington Post’a göre Katar tarafından ABD’ye verilen ve Trump’ın Ankara’ya gelişinde kullandığı yeni Boeing 747-8 ilk olarak Türkiye’den ayrıldı; ardından Trump kameraların karşısında eski Air Force One’a bindi, fakat gizlice C-32A’ya geçirildi ve yolculuğun asıl bölümünü bu uçakta yaptı. Eski 747 ise basın mensupları ve bazı Beyaz Saray görevlileriyle havalanarak İngiltere’deki Mildenhall üssüne gitti; uçuş takip verilerinde başkanı taşımadığı halde yolun bir bölümünde Air Force One kodunu kullandığı görüldü. Washington Post’un aktardığı görüntülerde C-32A’nın Mildenhall’a eski Air Force One’dan birkaç dakika önce ulaştığı, Trump’ın daha sonra kameraların karşısına yeniden eski başkanlık uçağından iniyormuş gibi çıktığı belirtildi.
Ankara operasyonu daha geniş bir güvenlik sorununu gösterdi
Gizli ayrılış, yalnızca Trump’ın kişisel güvenliğiyle değil, ABD’nin yeni başkanlık uçağı konusundaki tartışmalarıyla da bağlantılı görünüyor. Washington Post, Katar’ın ABD’ye verdiği Boeing 747-8’in yüz milyonlarca dolarlık çalışmaların ardından temmuz ayında Hava Kuvvetleri tarafından hizmete sokulduğunu, ancak eski başkanlık uçaklarındaki bazı savunma tedbirlerine sahip olmadığını bildirdi; Beyaz Saray ise uçağın başkanlık görevinin güvenlik gerekliliklerini karşıladığını savundu. Ankara’da uygulanan plan, başkanın görünür ve kolay tanınabilen büyük uçak yerine daha küçük bir platforma geçirilmesinin ciddi tehdit durumlarında tercih edilebildiğini de ortaya koydu. Washington Post, benzer aldatma yöntemlerinin geçmiş Amerikan başkanlarının yüksek riskli seyahatlerinde zaman zaman kullanıldığını, ancak başkanın nerede bulunduğuna ilişkin kamuoyuna verilen görüntü ile gerçek uçuş planı arasındaki farkın Ankara vakasını sıra dışı hale getirdiğini belirtti.
Türk makamlarının rolü açıklanmadı
Washington Post’un haberi, Ankara’daki operasyonun Amerikan tarafında nasıl yürütüldüğüne ilişkin ayrıntılı bir tablo çizmesine karşın Türk güvenlik kurumlarının veya havaalanı yetkililerinin plan hakkında ne ölçüde bilgilendirildiğine dair bilgi vermiyor. Haberde ayrıca Trump’ın gerçek konumunun yalnızca kamuoyundan ve gazetecilerden değil, saatler boyunca bazı üst düzey Amerikan yetkililerinden de saklandığı ve operasyonun Washington yönetimi içinde ne kadar geniş bir çevreye daha sonra açıklandığının halen net olmadığı belirtildi. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Washington Post’a verdiği yanıtta Trump’a yönelik tehditlere karşı mevcut bütün güvenlik araçlarının kullanıldığını savunurken operasyonun ayrıntılarını doğrulayan kapsamlı bir açıklama yapmadı; Pentagon soruları Beyaz Saray’a yönlendirdi, Gizli Servis ise gazetenin yorum talebine yanıt vermedi. Ankara açısından geriye kalan temel soru, NATO’nun en önemli zirvelerinden birine ev sahipliği yapan Türkiye’nin başkentinde yürütülen bu olağanüstü Amerikan güvenlik planının Türk makamlarıyla nasıl koordine edildiği; Washington Post’un yayımladığı mevcut bilgiler bu noktayı henüz aydınlatmıyor.