Venezuela'nın petrol rezervlerinde ABD'ye yüzde 55'lik pay: Anlaşmada neler var?
Venezuela petrol anlaşması ABD'ye yeni üretimin %55'ini ayırırken yayımlanmayan metin finansman, egemenlik ve şirket katılımı konusunda belirsizlik bıraktı.
Atlas Newsdesk ·

ABD Başkanı Donald Trump, cuma gecesi sosyal medyada yaptığı açıklamada anlaşmanın ABD'ye Venezuela'nın petrol rezervlerinde pay sağlayacağını söyledi. Beyaz Saray, paylaşım dışında düzenlemenin hukuki metni, şirket yapısı ve uygulama takvimi hakkında sınırlı bilgi verdi.
Anlaşma, Amerikan birliklerinin ocak ayında gece baskınıyla dönemin Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu yakalayıp federal uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla New York'a götürmesinden sonra açıklandı. Trump, düzenlemenin Venezuela'nın enerji kaynaklarını üretime açma hedefiyle bağlantılı olduğunu belirtti.
Anlaşma metni yayımlanmadı
Caracas yönetimine göre ABD yönetimi ile Venezuela'da adı açıklanmayan özel bir işletmeci yeni bir şirket kurdu. Bu şirket, henüz işletilmeyen petrol sahalarını geliştirme hakkını alacak.
Geçici lider Delcy Rodríguez'in açıklamasına göre paket, kanıtlanmış 65 milyar varil potansiyel taşıdığı belirtilen 17 sahayı kapsıyor. Aynı açıklamada düzenlemenin petrol sektörüne 100 milyar dolar yatırım çekebileceği ve devlete 209 milyar doları aşan vergi geliri sağlayabileceği ifade edildi.
Trump, müzakerelerin Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Rodríguez tarafından yürütüldüğünü söyledi. Kamuoyuna konuşma yetkisi olmadığı için adı açıklanmayan bir ABD yetkilisine göre ABD'nin alacağı petrolün bir bölümü orduya, bir bölümü Stratejik Petrol Rezervi'ne yönlendirilecek.
Caracas egemenlik savunusu yaptı
Rodríguez, pazar gecesi yaptığı ulusa seslenişte Venezuela'nın kaynakları üzerindeki mülkiyetini koruduğunu savundu. Cumartesi günü ise rezervlerin artık soyut bir sayı olarak kalmayacağını, konut dahil somut çözümlere dönüşeceğini söyledi.
Harvard Üniversitesi profesörü ve eski Venezuela planlama bakanı Ricardo Hausmann anlaşmayı “utanç verici bir pazarlık” diye niteledi. Hausmann, Rodríguez'in Venezuela'yı böyle bir anlaşmaya bağlamak için meşruiyete ya da anayasal yetkiye sahip olmadığını ileri sürdü.
Rodríguez ise Chevron, Repsol ve Shell gibi uluslararası şirketlerle başka anlaşmalar yapılmasını hedeflediklerini söyledi. Caracas'ın amacı, kendi ifadesiyle, petrol üreticisi, gaz ihracatçısı ve petrokimya geliştiricisi olarak daha büyük bir enerji tabanı kurmak.
Kongre tepkisi ikiye bölündü
ABD Kongresi'nin anlaşmada resmi bir rol üstlenip üstlenmeyeceği açıklanmadı. Buna karşın Cumhuriyetçiler ve Demokratlar, düzenlemenin siyasi anlamı konusunda hızla karşıt pozisyonlar aldı.
Ohio Cumhuriyetçi Senatörü Bernie Moreno, anlaşmayı iki ülkeye de fayda sağlayacak tarihi bir adım olarak sundu. Moreno, Maduro'nun iktidardan uzaklaştırılması ve Venezuela petrolünün Çin'e gitmemesi üzerinden Trump yönetimini savundu.
Demokrat senatörler anlaşmayı farklı bir yerden okudu. Virginia Senatörü Tim Kaine, Trump'ın Venezuela petrolünü hedeflediğini savunarak düzenlemeyi yolsuzlukla ilişkilendirdi; Maryland Senatörü Chris Van Hollen ise askerlerin petrol çıkarları için riske atıldığını ileri sürdü.
Şirketler için hukuki eşik
En büyük açık nokta, yatırımı kimin finanse edeceği ve özel işletmecinin kim olduğu. ABD'nin %55'lik üretim payının ne kadarının mülkiyet hissesinden, ne kadarının maliyetine petrol satın alma hakkından geleceği de netleşmedi.
Sektörün tepkisi bu nedenle belirleyici olacak. Venezuela'da aktif üretim yapan tek ABD petrol şirketi olarak belirtilen Chevron yorum yapmadı; Exxon Mobil de anlaşmaya ilişkin açıklama yapmadı.
Capital Economics'in iklim ve emtia baş ekonomisti David Oxley, düzenlemenin kağıt üzerinde ABD'nin petrol rezervlerini ikiye katlayabileceğini ve Kanada ile Meksika'dan gelen ham petrole bağımlılığı azaltabileceğini yazdı. Oxley, hukuki ve güvenlik güvenceleri sağlansa bile ABD şirketlerinin Venezuela'ya yatırım iştahının kesin olmadığını belirtti.
Eğer 17 saha için finansman, güvenlik ve mülkiyet güvenceleri oluşursa, küresel petrol arzına yeni kaynak eklenebilir; yeni şirketin değeri üretim haklarına, sektörün iştahı ise hukuki istikrara bağlanır. Eğer metin yayımlanmaz ve siyasi itirazlar büyürse, anlaşma kağıt üzerinde kalabilir; bu durumda Caracas yatırım bulmakta zorlanır, ABD şirketleri de Venezuela riskini bilançolarına almakta isteksiz davranabilir.