Tutuklu gazetecinin duruşmaya fiziken katılma talebinin reddedilmesi, adil yargılanma hakkı ve savunma özgürlüğü açısından ciddi endişeler doğurmuştur. Mahkemenin SEGBİS'i tercih etmesi, sanığın etkin katılımını kısıtlayarak yargılamanın şeffaflığını zedelemektedir.
Avukatlar, Yüksek Mahkeme kararlarının sanığın açık rızası olmadan SEGBİS kullanımına izin vermediğini vurgulayarak, bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu durum, yargı pratiğinde sanık haklarının ihlali riskini artırmaktadır.
Tutukluluğun devamı kararının somut gerekçelere dayanmaması ve kaçma/delil karartma iddialarının sosyal medya paylaşımlarına dayandırılması, yargılamanın nesnelliği ve hukuka uygunluğu konusunda soru işaretleri yaratmaktadır.

Atlas AI
Tutuklu bir gazetecinin, Ankara'daki duruşmasına fiziken katılma talebi reddedildi. Gazeteci, duruşma masraflarını kendisinin karşılayabileceğini belirtmesine rağmen, mahkeme SEGBİS aracılığıyla katılımına karar verdi.
Bu durum, savunma hakkının kısıtlanması endişelerini gündeme getirdi.
Avukatlar, sanığın duruşmada hazır bulunmasının adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olduğunu vurguladı. Yüksek mahkeme kararları, sanığın ilk savunmasının alınacağı duruşmalarda SEGBİS kullanımının ancak sanığın açık rızasıyla mümkün olduğunu belirtiyor.
Gazeteci, daha önce de tutukluluk incelemesinde savunma hakkının kısıtlandığını ifade etti. Bu durum, yargılamanın şeffaflığı ve sanığın etkin katılımı açısından soru işaretleri oluşturuyor.
Avukatlar ayrıca, tutukluluğun devamı kararına itiraz ederek, gerekçelerin somut olgulara dayanmadığını savundu. Kaçma şüphesi ve delil karartma iddialarının sosyal medya paylaşımlarına dayanan bir dosyada geçerli olmadığını belirttiler.


