Ukrayna dondurulmuş Rus varlıklarına erişim için Avrupa'da lobi yapıyor
Ukrayna, bütçe açığını kapatmak için AB'deki 200 milyar avroluk Rus varlığına erişim istiyor.
Lauren Collins ·

Avrupa Birliği nezdinde yeni girişim
Ukrayna yönetimi, Avrupa Birliği ülkelerinde tutulan yaklaşık 200 milyar avroluk Rus merkez bankası rezervlerini kullanabilmek adına diplomatik baskısını artırıyor. Kiev, bütçe açıklarını kapatmak amacıyla bu fonların bir kısmının serbest bırakılması için yeni finansal güvenceler ve kısmi ödeme modelleri öneriyor.
Söz konusu varlıkların büyük bir bölümü, Belçika merkezli finans kuruluşu Euroclear bünyesinde bulunuyor. Belçika hükümeti, bu fonların kullanımına yönelik çekincelerini korumaya devam ediyor. Yetkililer, Rusya'dan gelebilecek olası misillemelerin ve hukuki süreçlerin finansal sistem üzerinde yaratabileceği risklere dikkat çekiyor.
Uluslararası destek arayışı
Polonya, Hollanda, İspanya ve İsveç gibi ülkelerden oluşan bir grup, Avrupa Komisyonu'na varlıkların kullanımı konusunda yeni yöntemler geliştirilmesi çağrısında bulundu. Komisyon ise mevcut aşamada kredi mekanizmaları üzerinden ilerlemeyi tercih ediyor. Ukrayna'nın bütçe ihtiyacı, çatışmaların beşinci yılına girmesiyle birlikte kritik bir seviyeye ulaştı.
Avrupalı politika yapıcılar, Belçika'nın endişelerini gidermek için AB dışındaki ülkelerin de sürece dahil edilmesini tartışıyor. Ancak, dondurulmuş varlıkların hukuki statüsünü değiştirecek bir uzlaşı henüz sağlanabilmiş değil. Üye devletler arasındaki görüş ayrılıkları, sürecin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
Ekonomik ve hukuki belirsizlikler
Yeni finansal güvencelerin oluşturulması, fonların bir kısmının serbest kalmasını sağlayabilir. Bu durum Ukrayna ekonomisi için önemli bir kaynak oluştururken, aynı zamanda Avrupa finans kurumları üzerinde ciddi bir baskı yaratabilir. Rusya'nın olası hukuki ve ekonomik karşı hamleleri, sektör temsilcileri tarafından yakından izleniyor.
Uzmanlar, egemen varlıklara el konulması gibi bir adımın uluslararası finansal istikrar açısından yeni bir emsal teşkil edebileceği uyarısında bulunuyor. Gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırım iştahının bu durumdan nasıl etkileneceği ise belirsizliğini koruyor. Mevcut yasal çerçeve, varlıkların mülkiyet hakları nedeniyle hızlı bir değişikliğe izin vermiyor.