BioNTech ve Pfizer Aşısının Varyant Testlerinde Yüzde 99 Antijen Koruması Sağladığı Açıklandı

BioNTech, geliştirdiği aşının yeni koronavirüs mutasyonuna karşı etkili olduğunu ve mevcut bağışıklık tepkisinin varyasyonları kapsadığını duyurdu.

Ayla Demirhan ·

BioNTech ve Pfizer Aşısının Varyant Testlerinde Yüzde 99 Antijen Koruması Sağladığı Açıklandı

Almanya merkezli biyoteknoloji firması BioNTech ile ABD merkezli ilaç şirketi Pfizer tarafından ortaklaşa geliştirilen koronavirüs aşısının, İngiltere'de ortaya çıkan yeni mutasyona karşı yüksek oranda koruma sağlaması bekleniyor. BioNTech Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Uğur Şahin, laboratuvar düzeyindeki verilerin ve bilimsel ihtimallerin mevcut aşı formülünün yeni tür üzerinde de etkili olacağına işaret ettiğini açıkladı.

"Aşıyı mutasyona uğramış yaklaşık 20 virüs varyasyonu üzerinde test ettik. Aşının sağladığı bağışıklık tepkisi, her virüs varyasyonunu etkisiz hale getirdi."

Uğur Şahin'in değerlendirmelerine göre, virüs mevcut durumda hızlı ve güçlü bir mutasyon evresinden geçse de, aşının temel etki mekanizmasının bu süreçten olumsuz yönde etkilenmesi öngörülmüyor. Elde edilen veriler, sağlanan bağışıklık tepkisinin farklı varyasyonları başarıyla nötralize edebildiğini ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, yeni türün hücresel düzeydeki tüm dinamiklerini tam ölçekli doğrulamak amacıyla yürütülen ek test sürecinin devam etmesi ve yaklaşık iki hafta içerisinde sonuçlanması planlanıyor.

Aminoasit Değişimleri ve Antijen Yapısı

İki şirketin geliştirdiği formülde yer alan ve antikor

İki şirketin geliştirdiği formülde yer alan ve antikor üretimini tetikleyen antijen maddesi toplam 1.270 aminoasitten oluşuyor. Şirket yönetimi, İngiltere'de tespit edilen yeni dizilimde bu aminoasitlerden yalnızca dokuzunun mutasyona uğradığını belirtiyor.

Yüzde birlik bir oranın dahi altında kalan bu değişim, aşının temel hedefleme kapasitesinin büyük ölçüde bozulmadan kaldığını somut bilimsel verilerle destekliyor. Aşının mekanizması tek bir noktaya değil, virüsün yüzey proteininin bütününe odaklanarak çok geniş çaplı bir savunma hattı inşa ediyor.

Aşı formülü tüm proteini algılayarak vücutta çoklu bağışıklık tepkileri geliştirilmesini teşvik ediyor ve böylece virüsün antikorlardan kaçamayacağı oranda yüksek sayıda kenetlenme noktası sağlıyor. Uzmanlar, bu yoğun kenetlenme noktalarının koruyucu kalkanı güçlendirdiğini, ancak mutasyona uğramış yeni virüs tipinin tamamen zararsız olduğu gibi bir yanılgıya düşülmemesi gerektiğini de vurguluyor.

Avrupa Birliği Dağıtım Süreci ve mRNA Teknolojisi

Geliştirilen aşının geleneksel yöntemler yerine haberci molekül Geliştirilen aşının geleneksel yöntemler yerine haberci molekül (mRNA) teknolojisini referans alması, virüsün potansiyel yeni varyasyonlarına karşı prensipte adaptasyon esnekliği sunuyor. Bu durum, virüsün genetik yapısının radikal biçimde değiştiği senaryolarda mevcut aşı modüllerinin süratle güncellenebilmesi için teknik bir zemin hazırlıyor ve pandemiyle mücadelede sağlık otoritelerinin elini güçlendiriyor.

Aşının piyasaya sürülmesine yönelik idari onay süreçlerinin tamamlanmasıyla birlikte uygulama takvimi resmiyet kazandı. Avrupa İlaç Dairesi'nin (EMA) onay tavsiye kararının ardından Avrupa Birliği Komisyonu'ndan nihai izni alan formülün kıta genelindeki aşılama ve dağıtım programı 27 Aralık itibarıyla devreye giriyor.

Birleşik Krallık merkezli mutasyonun oluşturduğu küresel endişe ortamında başlayacak olan bu kampanya, mevcut ve gelecekteki kısıtlamaların ekonomik yansımaları üzerinde doğrudan belirleyici rol oynayacak.

More stories