Meral Sönmezoğlu: Hantavirüsün pandemi riski düşük, yayılım insandan insana sınırlı
Hantavirüsün kemirgenler aracılığıyla bulaşması ve insandan insana yayılımının sınırlı olması nedeniyle pandemi riski düşük.
Hazal Anyalı ·

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, 12 Mayıs 2026’da yaptığı değerlendirmede hantavirüsün geniş çaplı bir pandemi oluşturma riskinin düşük olduğunu söyledi. Sönmezoğlu, virüsün esas olarak kemirgenler aracılığıyla bulaştığını ve insandan insana yayılımın sınırlı kaldığını belirtti. Uzman, klinik tablolara ve bulaş dinamiklerine ilişkin temel başlıkları da özetledi.
Hantavirüsler, kemirgenler ve bazı böcekçil hayvanlar tarafından taşınan, zarflı RNA yapısına sahip virüslerdir. Bu grup, Bunyaviridae ailesinde sınıflandırılır ve bugüne kadar en az 40 tür tanımlanmıştır; bunların en az 22’si insanlarda hastalığa yol açabilmektedir. Virüs adını, ilk kez izole edildiği Kore’deki Hantaan Nehri’nden alır ve 1978’de Ho Wang Lee tarafından tanımlanmıştır.
Hastalık tarihsel olarak Kore Savaşı sırasında dikkat çekti. 1951-1952 yıllarında Amerikan askerleri arasında yüksek ateş, kanama ve böbrek yetmezliğiyle seyreden 3500’den fazla vaka ve yaklaşık 400 ölüm kaydedildi. Savaş sonrası hareketlilikle birlikte benzer belirtiler dünyanın farklı bölgelerinde de rapor edildi.
Bulaş dinamikleri ve riskli ortamlar
Virüs, enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünden kaynaklanan partiküllerin solunmasıyla insana geçer. Kemirgen atıklarıyla temas ve nadiren kemirgen ısırıkları da bulaş yoludur. Kapalı ve yetersiz havalandırılan alanların temizliği ile kemirgen istilası olan ortamlarda bulunmak, çiftçilik ve ormancılık gibi faaliyetler riski artırır.
Genel olarak hantavirüsler insanlar arasında yayılmaz. Ancak Amerika kıtasında görülen Andes virüsü için nadiren insandan insana bulaş bildirildi; bunun genellikle aynı hanede yaşayan ya da yakın temaslı kişiler arasında uzun süreli temasla ortaya çıktığı aktarıldı.
Klinik tablolar ve belirtiler
Hantavirüsler coğrafyaya ve türe göre iki ana tabloya yol açar. Amerika kıtasında daha çok görülen Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu’nda (HCPS) akciğer tutulumu ön plandadır ve hastalık hızla ağırlaşabilir; ölüm oranı yüksektir. Avrupa ve Asya’da yaygın olan Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) ise böbrek tutulumu ile seyreder ve Türkiye’de bildirilen vakalar genellikle bu tabloyla uyumludur.
Belirtiler genellikle maruziyetten 1 ila 8 hafta sonra başlar. Erken dönemde ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları görülebilir; ilerleyen olgularda HCPS’de öksürük, nefes darlığı ve akciğer ödemi; HFRS’de düşük tansiyon, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gelişebilir. Spesifik antiviral tedavi veya aşı bulunmaz; tedavi destekleyicidir.
Uzmanların yeni değerlendirmeleri ve olası yerel bildirimler yakından izlenecek; riskli alanlarda çalışanlar için farkındalık ve izlem başlıkları gündemde kalmayı sürdürecek.