Türkiye fıstık ihracatı ilk çeyrekte geriledi

Türkiye fıstık ihracatı 2026 ilk çeyrekte 32,824 milyon dolara indi; İtalya ilk sırada, rekolte beklentisi ve depoculuk izleniyor.

Cuneyd Erdogan ·

Türkiye fıstık ihracatı ilk çeyrekte geriledi

Türkiye’nin fıstık ihracatı 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre geriledi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, Ocak-Mart 2026 döneminde 61 ülkeye toplam 32,824 milyon dolarlık fıstık satışı yaptı. Ocak-Mart 2025’te ihracat 57,604 milyon dolar seviyesindeydi. Bu tablo, yılın başında dış satış gelirlerinde belirgin bir daralmaya işaret ediyor.

Düşüş, hem ülke sayısında hem de gelirde görülüyor. 2025’in tamamında Türkiye 94 ülkeye fıstık ihraç etti ve 178,203 milyon dolar gelir elde etti. 2026’nın ilk üç ayında ülke sayısı 61’e indi. Bu fark, pazar erişimi, sipariş temposu ve teslimat takvimi gibi unsurların yılın ilk bölümünde daha sınırlı çalıştığını gösteriyor.

İlk çeyrekte en büyük pazar İtalya oldu. Türkiye, İtalya’ya 9,019 milyon dolarlık fıstık ihraç etti. Almanya 6,024 milyon dolar ile ikinci, Polonya 3,143 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Avrupa pazarının ilk üçte yoğunlaşması, talebin ağırlık merkezinin bu bölgede kaldığını ve fiyat/kalite standardizasyonunun ihracat performansında belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Üretim tarafında ise 2026 için daha yüksek rekolte beklentisi gündemde. Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, bu yıl rekoltenin yüksek olmasını beklediklerini açıkladı. Geçen yıl zirai don ve kuraklık rekolteyi aşağı çekmişti. Bu nedenle 2026’da üretimde toparlanma beklentisi, yılın ilerleyen dönemlerinde ihracatın hacim ve gelir tarafını etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.

Fıstık, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi için stratejik bir tarım ürünü niteliği taşıyor. Bölge ekonomisinde tarımsal gelir, istihdam ve ihracat bağlantıları üzerinden önemli bir rol oynuyor. Bu çerçevede Şanlıurfa’da lisanslı depo çalışmalarının gündemde olması, ürünün sağlıklı koşullarda saklanması ve değerinde pazarlanması hedefiyle ilişkilendiriliyor.

Lisanslı depoculuk, ürünün depolama kayıplarını azaltma, kaliteyi koruma ve satış zamanlamasını daha yönetilebilir hale getirme kanalları üzerinden ticaret akışını etkileyebiliyor.

Özetle, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracat gelirleri gerilerken, üretimde toparlanma beklentisi ve depolama altyapısına dönük adımlar yılın kalanında arz ve satış dinamiklerini şekillendirebilecek başlıklar olarak izleniyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İhracat gelirindeki düşüş, tarımsal dış ticaret gelirleri ve bölgesel nakit akışı üzerinden Türkiye’de tarım politikası ve destek tartışmalarını etkileyebilir. Rekolte beklentisi gerçekleşirse, arz artışı iç piyasada fiyat oluşumu ve ihracat planlaması kanalıyla düzenleyici gündemi şekillendirebilir.

Sektör Etkisi: Avrupa pazarına yoğunlaşma, ihracatçıların kalite standardı, izlenebilirlik ve teslimat süreleri gibi operasyonel alanlara daha fazla odaklanmasına yol açabilir. Lisanslı depoculuk yatırımları, stok yönetimi ve satış zamanlaması üzerinden sektörün ticaret modelini etkileyebilir.

Piyasa Etkisi: İhracat gelirlerindeki oynaklık, tarım emtiaları ve gıda tedarik zinciri şirketlerinin gelir görünümü üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir. Rekolte artışı beklentisi, arz kanalıyla iç fiyatlar ve ihracat kontratları üzerinde yeniden denge arayışını tetikleyebilir.

More stories