Türkiye-AB ilişkileri Ankara’da yeni diyalog takvimi çizdi
Türkiye-AB ilişkileri Ankara’da güvenlik, göç, ticaret ve Gümrük Birliği başlıklarıyla yeniden üst düzey gündeme taşındı.
Atlas Newsdesk ·

Türkiye-AB ilişkileri, Ankara’daki üst düzey görüşmede güvenlik, göç, ticaret ve Gümrük Birliği başlıklarıyla yeniden gündeme taşındı.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ve AB İçişleri ve Göçten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşme, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak 36. NATO Liderler Zirvesi öncesinde gerçekleştiği için güvenlik ve dış politika boyutu öne çıktı.
Ankara’da dört başlıklı temas
Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada tarafların Türkiye’nin aday ülke statüsünü dikkate alarak ilişkileri küresel ölçekte değerlendirdiği belirtildi. Ekonomik ve ticari iş birliği, bağlantısallık, göç, güvenlik ile dış ve güvenlik politikasındaki ortak sınamalar ana gündem başlıkları arasında yer aldı.
Ankara temasları, Türkiye ile AB arasında uzun süredir ayrı dosyalarda ilerleyen konuları aynı masada topladı. Bu çerçeve, ilişkilerin yalnızca üyelik süreci üzerinden değil, bölgesel istikrar, ekonomik dayanıklılık ve kriz yönetimi eksenlerinde de ele alındığını gösterdi.
Taraflar, Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin yürüttüğü çabalara destek verdiklerini bildirdi. AB tarafı ise genişleme sürecinin merkezinde hukukun üstünlüğü, temel haklar ve demokratik standartların bulunduğunu tekrar gündeme getirdi.
Ukrayna ve yaptırım hassasiyeti
Görüşmede Ukrayna, Rusya, Orta Doğu, Afrika ve Güney Kafkasya dahil bölgesel kriz alanları da ele alındı. Türkiye ve AB, Ukrayna’nın egemenliği ile toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ve uluslararası hukuka dayalı kalıcı bir barış hedefini paylaştıklarını açıkladı.
AB tarafı, yaptırımların dolanılmasının önlenmesi gerektiğini ayrıca hatırlattı. Bu başlık, Türkiye-AB gündeminde güvenlik koordinasyonu ile ekonomik ilişkilerin giderek daha fazla iç içe geçtiğini ortaya koyuyor.
Güney Kafkasya dosyasında taraflar, ticaret, bağlantısallık ve ekonomik ilişkileri güçlendirecek somut adımları birlikte destekleme niyetini açıkladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin bölgesel erişimi ile AB’nin ekonomik ve kurumsal kapasitesinin aynı hatta koordine edilmesi arayışına işaret ediyor.
Gümrük Birliği masada
Ekonomi başlığında Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesi ve modernizasyonunun önünün açılması gündeme geldi. Taraflar, sanayi politikasında kapsayıcı ve karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşımın AB ile Türkiye’nin rekabet gücü ve ekonomik güvenliği açısından önem taşıdığını bildirdi.
Türkiye’nin Tek Euro Ödeme Alanı’na olası katılımının faydalı olacağı konusunda da mutabakat sağlandı. Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerini kademeli biçimde yeniden başlatmasının memnuniyetle karşılandığı açıklandı.
Vize Serbestisi Diyaloğu, Türk vatandaşlarının vize başvuru ve değerlendirme süreçleriyle birlikte ele alındı. Taraflar, mevcut jeopolitik ortamın nüfus hareketlerini etkileyebileceğini, bunun da sınır yönetimi ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelede ortak çalışma ihtiyacını artırdığını kaydetti.
Güvenlik ve savunma alanında diyalogun NATO’yu tamamlayıcı nitelikte güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu ifade, yaklaşan NATO zirvesi öncesinde Türkiye-AB temasının ittifak gündeminden ayrı değil, onu destekleyen bir güvenlik kanalı olarak konumlandırıldığını gösteriyor.
Yıl sonuna kadar takvim
Taraflar yeniden görüşme konusunda mutabık kaldı ve üst düzey diyalog toplantılarının sonraki turlarını tercihen yıl sonundan önce yapmayı hedefledi. Ekonomi, ticaret, göç ve güvenlik, sağlık, bilim ve inovasyon ile tarım başlıkları bu takvimin kapsamına alındı.
Eğer bu takvim işlerse, Türkiye-AB ilişkileri dosya bazlı teknik ilerleme üretebilir; bu durum şirketler için ödeme, ticaret ve tedarik kanallarında daha öngörülebilir bir zemin sağlayabilir. Takvim aksarsa, Gümrük Birliği, vize süreçleri ve göç yönetimi gibi başlıklarda mevcut tıkanıklıkların sürmesi en önemli risk olarak kalır.