Onur Air iflas kararı: Tasfiye süreci başladı
Onur Air iflas kararı 16 Nisan 2026’da çıktı; tasfiye başladı, Yeşilköy’de faaliyetler durdu ve varlıklar alacaklılar için satılacak.
Cuneyd Erdogan ·

Onur Air, 16 Nisan 2026’da Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla resmen iflas etti ve şirket için tasfiye süreci başladı. Karar, 1992’den bu yana süren faaliyetlerin hukuken sona erdiği anlamına geliyor. Süreç, alacaklıların tahsilat sırasını ve şirket varlıklarının nasıl paraya çevrileceğini belirleyecek icra-iflas prosedürlerini devreye soktu.
Mahkeme, daha önce istinafın bozduğu kararı yeniden ele aldı ve bu kez iflas hükmünü açıkladı. Bu durum, dosyanın yargı aşamalarında gidip gelmesinin ardından şirketin hukuki statüsünü netleştirdi. İflas kararıyla birlikte şirketin ticari faaliyetleri üzerindeki denetim, icra-iflas makamlarının yürüttüğü tasfiye çerçevesine geçti.
Bakırköy 1. İcra ve İflas Müdürlüğü, Onur Air’in Yeşilköy’deki merkezinde tüm ticari faaliyetleri durdurdu. Müdürlük, şirketin mal varlıklarının alacaklılar için nakde çevrilmesi sürecini başlattı. Bu aşama, uçak, ekipman, marka hakları ve diğer varlıkların değer tespiti ve satış yöntemleri gibi teknik adımları gündeme getiriyor.
Şirket, 2021’de uçuşlarını durdurmuştu ve pandemi sonrası dönemde yaşadığı mali sıkıntıları aşamadı. Uçuşların durması, gelir akışını keserken sabit maliyetler ve borç yükü üzerinde baskı yarattı. İflas kararı, fiilen durmuş bir operasyonun hukuken de kapanmasıyla sonuçlandı.
Onur Air, Türkiye’de düşük maliyetli havayolu modelini erken uygulayan şirketlerden biri olarak biliniyordu. Bir dönem 29 uçaklık Airbus filosu ve 1.600’ün üzerinde çalışanıyla ölçek yakaladı. 2003’te iç hatların özel sektöre açılmasıyla rekabetin hızlandığı dönemde pazarda görünür bir konum edindi.
Şirket, faaliyet yılları boyunca 25 ülkede 120’den fazla noktaya uçtu ve toplamda 90 milyondan fazla yolcu taşıdı. Yıllık 1,4 milyon yolcu kapasitesine ulaştığı dönemler, Türkiye’de iç ve dış hat talebinin büyüdüğü yıllara denk geldi. İflas kararı, Türkiye havacılığında 1990’lardan 2000’lere uzanan özel sektör büyüme dalgasında yer alan bir oyuncunun piyasadan çıkışını tescilledi.
Tasfiye süreci, alacaklıların tahsilat takvimi ve varlık satışlarının fiyatlaması üzerinden sektördeki diğer aktörleri de dolaylı etkileyebilir. Özellikle ikinci el uçak ve yedek parça piyasasında satışların nasıl yapılacağı, değerleme ve likidite koşullarına bağlı olacak. Çalışan alacakları ve tedarikçi borçları gibi kalemler de tasfiye gündeminin temel başlıkları arasında yer alacak.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: İflas ve tasfiye, Türkiye’de şirket kapanışlarının alacaklı hakları ve icra-iflas süreçleri üzerinden nasıl yürüdüğünü yeniden gündeme getirebilir. Havacılıkta lisans, slot ve operasyon izinleri gibi idari başlıklar, fiilen durmuş şirketlerin hukuki kapanışıyla daha görünür hale gelebilir.
Sektör Etkisi: Tasfiye kapsamında varlık satışları, ikinci el uçak ve parça arzını artırarak fiyatlama ve kiralama koşullarını etkileyebilir. Tedarikçiler ve yer hizmetleri şirketleri, tahsilat süreçleri ve alacak sıralaması nedeniyle nakit akışı planlarını yeniden düzenlemek zorunda kalabilir.
Piyasa Etkisi: Varlıkların nakde çevrilme hızı ve satış fiyatları, alacaklıların geri kazanım oranlarını ve ilgili finansal kurumların karşılık politikalarını etkileyebilir. Havacılık sektörüne kredi verenler, benzer risk profillerinde teminat yapısı ve sözleşme şartlarını gözden geçirebilir.