Trump'tan İran açıklaması: "İran ABD ile anlaşmaya yanaşmıyor"
İran anlaşması hakkında konuşan Donald Trump, taslakta nükleer kısıtların açıkça yer aldığını ve eleştirilere rağmen müzakerelerin sürdüğünü bildirdi.
Cuneyd Erdogan ·

İran anlaşması hakkında konuşan Donald Trump, taslakta nükleer kısıtların açıkça yer aldığını ve eleştirilere rağmen müzakerelerin sürdüğünü bildirdi.
Trump, sosyal medya paylaşımlarında İran’la yürütülen görüşmelerde ilerleme sinyali verdi. İran’ın bir uzlaşıya istekli olduğunu belirten Trump, ortaya çıkacak metnin ABD ve beraber hareket eden müttefikler için yararlı olacağını söyledi.
Nükleer başlık taslakta ‘ayrıntılı’ vurgusu
Trump, bir haber kanalının “taslakta nükleer konular yok” iddiasını reddetti. Taslak metinde İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağına dair hükümlerin açık biçimde yer aldığını savundu.
Paylaşımlarına göre nükleer başlık, metnin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Başkan, sınırlamalar ve denetim adımlarının güçlü ve ayrıntılı biçimde yazıldığını vurguladı; ancak hükümlerin maddi kapsamına dair ilave metin paylaşmadı.
İç siyaset baskısı ve müzakere temposu
Trump, Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin sürece ilişkin çelişkili çağrılar yaptığını belirtti. Kimi zaman daha hızlı, kimi zaman daha yavaş hareket etmesi yönündeki taleplerin müzakere alanını daralttığını dile getirdi.
Başkan, bu beklentilerin görevi zorlaştırdığını kabul ederken, sürecin sonunda “her şeyin yoluna gireceği” mesajını verdi. Yönetimin, eleştirilere rağmen görüşmeleri kendi takvimine göre sürdürdüğü anlaşılıyor.
Arka plan: 2015 anlaşması ve kırılma noktaları
İran’ın nükleer programını sınırlayan 2015 Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), uranyum zenginleştirmeyi yüzde 3,67 ile kısıtlamış ve stokları yaklaşık 300 kilogramla sınırlandırmıştı. Anlaşma ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) kapsamlı denetimlerini öngörüyordu.
ABD, 2018’de anlaşmadan çekildi ve İran’a yeniden sert yaptırımlar uyguladı. Bunu izleyen dönemde Tahran, yükümlülüklerini kademeli olarak gevşetti ve zenginleştirme kapasitesini artırdı; bu durum tansiyonu yükseltti.
Bugün yürütülen temaslar, bu gerilimi düşürmeyi ve nükleer ilerlemeyi yeniden sınırlandırmayı hedefliyor. Washington’un güvence ve denetim talepleri, Tahran’ın yaptırımların hafifletilmesine ilişkin beklentileriyle pazarlık masasında kesişiyor.
Trump’ın “taslak nükleer konuyu güçlü biçimde ele alıyor” çıkışı, anlaşmanın kalbinde nükleer sınırlandırmaların yer alacağına işaret ediyor. Ancak doğrulama araçları, uygulama takvimi ve ihlal durumunda devreye girecek mekanizmalar hâlâ belirleyici başlıklar.
ABD iç siyasetinde ise Kongre denetimi, bölgesel güvenlik kaygıları ve müttefiklerle koordinasyon başlıca sınamalar olarak öne çıkıyor. İsrail ve Körfez ülkelerinin güvenlik endişeleri ile Avrupa’nın istikrar beklentileri, müzakere mimarisini etkilemeyi sürdürüyor.
Önümüzdeki dönemde taslağın somut hükümleri netleşirse, denetim rejiminin gücü ve uygulanabilirliği anlaşmanın kaderini belirleyecek. Yaptırımların aşamalı gevşetilmesi ve karşılıklılık ilkesi, nihai mutabakatın test alanı olacak.
Trump’ın mesajları, kısa vadede retoriği sakinleştirmeyi ve pazarlık gücünü korumayı amaçlıyor. Asıl ölçüt ise UAEA doğrulaması, tarafların siyasi iradesi ve sahadaki tırmanmanın engellenmesi olacak.