Türkiye ve ABD, ikili ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefiyle ekonomik işbirliğini artırma konusunda mutabık kaldı.
Türkiye, küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılanması sürecinde ABD şirketleri için alternatif bir üretim ve tedarik merkezi olarak konumlanmayı hedefliyor.
CAATSA yaptırımları, 'Section 232' uygulamaları ve ABD'nin tek taraflı gümrük tarifeleri gibi politika kaynaklı engeller, ticaret hedefine ulaşılmasının önündeki temel zorluklar olarak öne çıkıyor.

Atlas AI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile ABD Ticaret Odası, Ankara’da düzenlenen yuvarlak masa toplantısının sonunda iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini büyütmeye dönük bir mutabakat zaptı imzaladı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı. Süreç, iş dünyası kanallarının siyasi dalgalanmalardan bağımsız bir ekonomik gündem kurma arayışını öne çıkarıyor.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye-ABD ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara çıktığını ve bunun tarihi seviye olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu’na göre ABD, Almanya’nın ardından Türkiye’nin ikinci büyük ticaret ortağı konumuna geldi. TOBB, yılın ilk çeyreğinde de bu ivmenin sürdüğünü belirterek 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin yeniden gündeme geldiğini vurguladı.
Görüşmelerin arka planında küresel ticaret düzenindeki kırılganlıklar var. TOBB, kurallara dayalı ticaret sisteminin zayıflaması, korumacılığın artması ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi nedeniyle şirketlerin “yakın üretim” ve “dost ülkelerle üretim” modellerine yöneldiğini aktardı. Bu çerçevede Türkiye, sanayi altyapısı ve coğrafi konumuyla ABD şirketleri için alternatif üretim ve tedarik merkezi olarak konumlanmak istiyor.
TOBB, ortaklığın yalnızca ticaret rakamlarına değil, birlikte üretim ve teknoloji geliştirme başlıklarına dayanması gerektiğini dile getirdi. Savunma sanayisi, yapay zeka, enerji, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi alanlar işbirliği için öne çıkan sektörler arasında sayıldı. Enerji tarafında özellikle LNG ticareti ve yenilenebilir enerji yatırımları, iki ülke arasında daha kurumsal bir işbirliği alanı olarak işaret edildi.
Buna karşılık TOBB, ticaretin ölçeklenmesinin önünde politika kaynaklı engeller bulunduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması çağrısı yaptı; ayrıca “Section 232” uygulamaları ve ABD’nin tek taraflı artırdığı gümrük tarifelerinin ticaret potansiyelini sınırladığını söyledi. Bu başlıklar, ticaret hedefinin gerçekleşmesinde düzenleyici risk ve uyum maliyetlerinin belirleyici olacağını gösteriyor.
Yatırım kanalı da gündemin merkezinde yer aldı. TOBB’un paylaştığı verilere göre ABD’li şirketlerin Türkiye’ye son 20 yıldaki yatırımları 16 milyar dolara ulaştı. Türk şirketlerinin ABD’deki yatırımları ise 14 milyar doları aştı; TOBB bu tabloyu karşılıklı sermaye akışının kalıcılaştığına dair bir gösterge olarak sundu.
TOBB, ABD pazarına giriş ve ölçek büyütme için Chicago’da TOBB Ticaret Merkezi kurduğunu ve merkezin 17 sektörde 150’den fazla ihracatçı firmaya hizmet verdiğini açıkladı. Merkez, lojistikten satış sonrası hizmetlere ve tedarik zinciri yönetimine kadar operasyonel destek sağlıyor; TOBB benzer yapıları ABD’nin farklı eyaletlerine yaymayı hedefliyor.
ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani CEO’su Hamdi Ulukaya, iki yönlü yatırım kimliğine vurgu yaparak 100 milyar dolarlık hedefi “iddialı” olarak niteledi ve daha fazla yatırım çağrısı yaptı. ABD Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Khush Choksy ise Odanın Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye’de çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
İmzalanan mutabakat zaptı, kısa vadede iş dünyası temaslarını hızlandırmayı; orta vadede ise ticaret, yatırım ve tedarik zinciri projelerini daha düzenli bir çerçeveye oturtmayı amaçlıyor.
Ülke Etkisi: Mutabakat zaptı, Türkiye’nin tedarik zinciri ve teknoloji ortaklığı söylemini güçlendirebilir ve yatırım gündemini daha görünür kılabilir. CAATSA ve tarife başlıkları, ikili ekonomik ilişkilerde düzenleyici belirsizlik kanalıyla politika koordinasyonunu öne çıkarabilir.
Sektör Etkisi: Savunma, enerji (LNG ve yenilenebilir), yapay zeka, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi sektörlerde ortak proje ve tedarik anlaşmaları gündeme gelebilir. Chicago’daki ticaret merkezi modeli, ihracatçıların ABD’de dağıtım, satış sonrası hizmet ve uyum süreçlerini kurumsallaştırarak ölçeklenmeyi etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Ticaret hedefi ve yatırım mesajları, şirketlerin ABD-Türkiye hattında kapasite planlaması ve sermaye harcamaları kararlarını etkileyebilir. Yaptırımlar ve tarifelerle ilgili risk algısı, fiyatlama, sözleşme yapısı ve finansman maliyetleri üzerinden piyasa beklentilerine yansıyabilir.
İlgili Haberler

ABD Küba gerilimi: Eski lider Castro cinayetle suçlandı
21 May, 14:08·yaklaşık 9 saat önce
İsrail'den Türkiye'ye: 'Düşman Devlet' Yakıştırması
21 May, 13:43·yaklaşık 10 saat önce