Taliban Yönetiminin Beş Yıllık Süreçteki İstikrarı ve Riskler
Taliban yönetimi beş yılda ekonomik büyüme ve iç güvenlik sağlasa da, bölgesel gerilimler, IŞİD tehdidi ve olası iç bölünmeler nedeniyle risklerle karşı…
Lauren Collins ·

Afganistan'da Yeni Dönemin Ekonomik Görünümü
Taliban'ın yönetimi devralmasının üzerinden geçen beş yıllık süreçte, ülke genelinde büyük çaplı iç çatışmaların sona ermesiyle birlikte siyasi bir durağanlık gözlemleniyor. Beklentilerin aksine ekonomik verilerde iyileşme kaydedilirken, yıllık reel gayrisafi yurt içi hasıla büyümesinin yüzde 5 civarında seyrettiği tahmin ediliyor. Bu durumun temelinde, gümrük gelirlerinin düzenli hale gelmesi ve bölgesel ticaret ağlarıyla kurulan sınırlı da olsa iş birlikleri yatıyor.
Uluslararası arenada resmi bir tanınma süreci yaşanmasa da, komşu ülkelerle yürütülen ticari ve diplomatik temaslar işlevsel bir seviyede devam ediyor. Küresel izolasyonun devam etmesine rağmen, yönetim kendi iç mekanizmalarını kurarak idari sürekliliği sağlamaya çalışıyor.
Güvenlik Tehditleri ve Bölgesel Gerilimler
Yönetim, büyük ölçekli isyanları bastırmış olsa da, IŞİD-Horasan (IS-K) gibi grupların varlığı güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ediyor. Özellikle azınlık gruplara yönelik yerel şiddet olaylarının yeniden artış göstermesi, güvenlik mimarisindeki boşluklara işaret ediyor. Silahlı muhalif hareketlerin varlığı, rejimin iç istikrarını zorlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Ekonomik istikrarın kırılgan yapısı, küresel piyasalardaki olası dalgalanmalara karşı ülkeyi savunmasız bırakıyor. Yaşam koşullarının kötüleşmesi durumunda, halk nezdinde huzursuzlukların tetiklenebileceği öngörülüyor. Ayrıca, Pakistan ile yaşanan sınır çatışmaları, bölgesel güvenlik dengelerinin ne kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor.
Gelecek Dönem İçin Belirsizlikler
Taliban liderliği içerisindeki olası görüş ayrılıkları, önümüzdeki beş yıllık süreçte yönetimin en büyük sınavlarından biri olabilir. Dış baskıların artması, bu içsel bölünmeleri derinleştirme potansiyeli taşıyor. Ekonomik ve güvenlik odaklı bu baskıların, yönetimin karar alma süreçlerini nasıl etkileyeceği ise henüz netlik kazanmış değil.