Çelik Kubbe'de Seri Üretim Hamlesi: Tayfun ve SOM Hattı İlk Kez Görüntülendi

Türkiye füze üretimini hızlandırıyor; SOM ve Tayfun hatları ilk kez görüntülendi, Çelik Kubbe seri üretimi ve 24 saat üretim vurgulandı.

Cuneyd Erdogan ·

Çelik Kubbe'de Seri Üretim Hamlesi: Tayfun ve SOM Hattı İlk Kez Görüntülendi

Türkiye, Orta Doğu’da tırmanan güvenlik riskleriyle birlikte yerli füze ve hava savunma kapasitesini büyütmeye odaklandı. 26 Mart 2026’da A Haber’in yayımladığı görüntüler, SOM seyir füzesi ile Tayfun hipersonik füzesinin üretim ve teslimat hatlarını ilk kez kamuoyuna gösterdi. Görüntüler, Ankara’nın savunma sanayii tedarik zincirini hızlandırma ve envantere giriş temposunu artırma hedefini görünür kıldı.

Süreçte ana yürütücü ROKETSAN olurken, şirket yönetimi hava savunma sistemleri üzerinde uzun süredir çalıştıklarını ve mevcut sistemlere yeni kabiliyetler ekleyerek teslimatları sürdürdüklerini açıkladı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin verdiği bilgiye göre şirket, ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ile koordinasyon içinde “Çelik Kubbe” olarak anılan katmanlı hava savunma mimarisinin unsurlarında seri üretim kapasitesini yükseltmeyi hedefliyor.

Bu yaklaşım, farklı irtifa ve menzil katmanlarında daha fazla sistemin sahaya çıkarılmasına dönük bir üretim planına işaret ediyor.

İkinci, Siper-2’nin Çelik Kubbe içinde en uzun menzilli füze olacağını söyledi ve 100 kilometrenin üzerinde koruma sağlayan füze sistemlerinin halihazırda hizmette olduğunu belirtti. Bu çerçeve, Türkiye’nin yalnızca taarruz füzeleri değil, hava savunma tarafında da menzil ve katman derinliği aradığını gösteriyor. Bölgesel savaş riskinin arttığı bir dönemde üretim ve teslimat görüntülerinin paylaşılması, caydırıcılık mesajı ve iç tedarik önceliği açısından da önem taşıyor.

ROKETSAN yönetimi, Ukrayna-Rusya ve İran-İsrail çatışmalarının modern savaşın karakterini değiştirdiğini, özellikle insansız hava araçları ve düşük maliyetli doygunluk saldırılarının hava savunma planlamasını zorladığını vurguladı. Bu bağlamda lazer tabanlı çözümlerin maliyet-etkin bir seçenek sunduğunu ve ROKETSAN’ın ALKA kalkanı ile bu tehdide yanıt verdiğini ifade etti.

Şirket ayrıca Körfez ülkelerinden SUNGUR ve PUSU gibi sistemlere talep geldiğini, ancak önceliğin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu açıkladı.

Operasyonel tarafta ROKETSAN, artan tehdit algısı doğrultusunda üretim kapasitesini büyüttüğünü ve 24 saat kesintisiz üretim yaptığını bildirdi. Şirket, 2026 vizyonu kapsamında altyapı yatırımlarını sürdürdüğünü de ekledi. Bu tablo, savunma sanayiinde kapasite artışının yalnızca ürün bazında değil, üretim hattı sürekliliği, teslimat planlaması ve kurumlar arası entegrasyon üzerinden yürüdüğünü gösteriyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Kapasite artışı, Türkiye’nin savunma tedarikinde dışa bağımlılığı azaltma ve envanter yenileme hızını artırma hedeflerini etkileyebilir. Hava savunma katmanlarının genişlemesi, güvenlik politikası ve bütçe önceliklerinde savunma kalemlerinin ağırlığını artırabilir.

Sektör Etkisi: ROKETSAN-ASELSAN-TÜBİTAK SAGE koordinasyonu, alt yüklenici ağında üretim planlaması ve kalite/sertifikasyon süreçlerini daha kritik hale getirebilir. Körfez talebi vurgusu, ihracat ile iç tedarik önceliği arasında kapasite tahsisi baskısı yaratabilir.

Piyasa Etkisi: Savunma sanayii yatırımları ve 24 saat üretim, ilgili şirketlerin sipariş görünürlüğü ve nakit akışı zamanlaması üzerinden fiyatlamayı etkileyebilir. Bölgesel risk algısı, ülke risk primi ve savunma harcamaları beklentileri kanalıyla piyasa oynaklığını artırabilir.

More stories