Türkiye'de Tarım İstihdamı Yarıya Düştü
Tarım istihdamı 1996-2025’te 9,259 milyondan 4,56 milyona indi; pay %36’dan %14’e düştü, bölgesel ve kadın etkisi öne çıktı.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye’de tarım istihdamı uzun vadede belirgin biçimde daraldı ve sektörün işgücü içindeki ağırlığı 2025 itibarıyla tarihsel olarak düşük seviyelere indi. 1996’da tarımda çalışan kişi sayısı 9 milyon 259 binken, 2025’te 4 milyon 560 bine geriledi. Bu tablo, tarımın toplam istihdam içindeki payındaki düşüşle birlikte, kırsal gelir yapısı ve gıda arz zincirinin işgücü tarafında kalıcı bir dönüşüme işaret ediyor.
Veriler, düşüşün sadece uzun dönemli bir eğilim olmadığını, son dönemde de hızlandığını gösteriyor. Son bir yılda tarımda çalışan sayısı 267 bin azaldı. Bu azalmanın 159 bini kadın çalışanlardan geldi; bu da tarımda kadın emeğinin çözülmesinin hane gelirleri, kayıt dışılık ve mevsimlik işgücü dengeleri üzerinden sosyal politika başlıklarını öne çıkarabileceğini gösteriyor.
Tarımın toplam istihdam içindeki payı 2000’de yüzde 36 iken 2025’te yüzde 14’e indi. 2009 küresel krizinin ve COVID-19 sonrası dönemde gündeme gelen gıda arzı ve fiyat baskılarına rağmen istihdamın gerilemeye devam etmesi, tarımda işgücü çekilmesinin konjonktürel şoklardan çok yapısal faktörlerle ilişkili olabileceğine işaret ediyor.
Kırsaldan kente göç, tarımda gelir oynaklığı, küçük ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği ve tarım dışı sektörlerdeki ücret farkları bu çerçevede izlenen başlıklar arasında yer alıyor.
Bölgesel dağılım, riskin ülke içinde eşit dağılmadığını gösteriyor. İstanbul’da tarımın istihdamdaki payı yüzde 0,6 seviyesinde kalırken, Van, Hakkari, Muş ve Bitlis’i kapsayan TRB2 bölgesinde oran yüzde 19,3. TRB2’de tarım istihdamı son bir yılda yüzde 25 azaldı; bu, tarımın hâlâ önemli bir geçim kaynağı olduğu bölgelerde işgücü kaybının daha görünür sonuçlar üretebileceğini düşündürüyor.
Diğer bölgelerde de sert düşüşler var. Ankara’da tarım istihdamı son bir yılda yüzde 29 geriledi. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan TRB1 bölgesinde düşüş yüzde 17 olurken, Erzurum, Erzincan ve Bayburt’u kapsayan TRA1 bölgesinde tarım istihdamı yüzde 29,2 azaldı. Bu farklılaşma, tarımsal üretim desenleri, kentleşme hızı ve alternatif istihdam kanallarının bölgeden bölgeye değişmesiyle birlikte değerlendirilmek zorunda.
Kamu yönetimi ve finansal kurumlar açısından tablo, tarımın işgücü tabanının daralmasının üretim kapasitesi, verimlilik yatırımları ve kırsal kredi riskleriyle birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Tarımda çalışan sayısı azalırken üretimin nasıl sürdürüleceği, mekanizasyon ve ölçek ekonomileri kadar, mevsimlik işgücü, kadın istihdamı ve bölgesel geçim kaynakları üzerinden de izlenmesi gereken bir başlık olarak öne çıkıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Tarım istihdamındaki düşüş, kırsal gelir ve göç dinamikleri üzerinden sosyal politika ve bölgesel kalkınma gündemini etkileyebilir. Kadın istihdamındaki hızlı gerileme, hane gelirleri ve kayıt dışı çalışma kanalları üzerinden düzenleyici başlıkları öne çıkarabilir.
Sektör Etkisi: İşgücü tabanının daralması, tarımda mekanizasyon, ölçek büyütme ve sözleşmeli üretim gibi modellerin önemini artırabilir. Bölgesel sert düşüşler, ürün deseninde değişim ve tedarik zincirinde işgücü bulunabilirliği risklerini gündeme getirebilir.
Piyasa Etkisi: Tarımda işgücü azalması, üretim maliyetleri ve arz sürekliliği kanalıyla gıda fiyatları ve enflasyon beklentilerini etkileyebilir. Bölgesel gelir kaybı, yerel kredi geri ödeme performansı ve tarım bağlantılı KOBİ nakit akışları üzerinden finansal koşullara yansıyabilir.