Silivri'de deniz faciası: Kaptanların son telsiz konuşması ortaya çıktı, 10 mürettebat için umutlar azalıyor

Marmara kazası sonrası 10 mürettebat aranırken, telsiz kayıtları ve 31 dakika iddiası Silivri soruşturmasının merkezine yerleşti.

Atlas Newsdesk ·

Silivri'de deniz faciası: Kaptanların son telsiz konuşması ortaya çıktı, 10 mürettebat için umutlar azalıyor

Marmara kazası, Tuğberk İmamoğlu'nun 11 dakikada batması ve 10 mürettebata ulaşılamamasıyla deniz güvenliği soruşturmasına dönüştü.

Çarpışma, Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde gece 03.15'te meydana geldi. İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye rulo sac taşıyan kuru yük gemisi Tuğberk İmamoğlu ile Kocaeli'den Aliağa'ya giden ALSU tankeri aynı hatta karşılaştıktan sonra kaza yaşandı.

Tuğberk İmamoğlu çarpışmadan sonra kısa sürede su alarak battı ve gemideki 10 kişilik mürettebatla temas kesildi. Arama ekipleri deniz yüzeyinde can kurtarma araçları ile enkaz parçalarına ulaştı, ancak mürettebata ait yaşam belirtisi tespit edilmedi.

Silivri dosyasında telsiz kayıtları

Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik ve hava unsurları arama-kurtarma faaliyetine katıldı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın nedenini belirlemek için radar, seyir ve telsiz kayıtlarını incelemeye aldı.

Denizcilik Genel Müdürlüğü, ilk kayıtlara göre iki geminin kaptanlarının çarpışma öncesinde birbirini gördüğünü ve rota ayarlaması yapmaya çalıştığını bildirdi. Basına yansıyan kayıtlarda Tuğberk İmamoğlu kaptanının "ALSU, iskeleye kır demiştim" dediği, ALSU tarafından da "Tamam" yanıtının verildiği duyuldu.

Bu kayıtlar, soruşturmanın yalnızca çarpışma anına değil, çarpışmadan önceki karar zincirine de yoğunlaşacağını gösteriyor. Seyir rotası, hız, görüş koşulları ve kaptanların telsiz üzerinden yaptığı manevra mutabakatı dosyanın ana teknik başlıkları arasında yer alıyor.

31 dakika iddiası inceleniyor

Gemi sahibi Tahsin Doğruyol, Tuğberk İmamoğlu'nun kendi seyir hattında ilerlediğini ve kaptanın ALSU'yu çarpışmadan önce telsizle uyardığını savundu. Doğruyol'un karşı geminin kazayı yetkililere yaklaşık 31 dakika sonra bildirdiği iddiası, resmi makamlarca henüz doğrulanmadı.

Doğruyol, kazadan sonra yaptığı açıklamada "Kazayı anlarım ama gitmek ihanettir" ifadesini kullandı. Bu sözler, olayın teknik inceleme boyutuna ek olarak bildirim yükümlülüğü ve denizde yardım sorumluluğu tartışmasını da dosyaya taşıdı.

Eğer radar ve telsiz kayıtları gecikmeli bildirim iddiasını desteklerse, soruşturmanın odağı çarpışma nedeninden kaza sonrası davranışlara doğru genişleyebilir. Eğer kayıtlar bu iddiayı doğrulamazsa, teknik inceleme daha çok rota değişimi, köprüüstü iletişimi ve çarpışmadan kaçınma manevraları üzerinde yoğunlaşacaktır.

Girne açıklarında 550 metre

Denizcilik güvenliği tartışması, Kuzey Kıbrıs açıklarında batan feribotun enkazına 550 metre derinlikte ulaşılmasıyla ayrı bir dosyada büyüdü. Girne açıklarındaki arama çalışmalarında uzaktan kumandalı su altı araçları kullanıldı ve teknik inceleme süreci devam ediyor.

Feribotun 26 yıllık olduğu, daha önce 29 kusur tespit edildiği ve ağır hasar geçmişi bulunduğu yönündeki iddialar denetim sürecini yeniden gündeme getirdi. Bu bilgilerin kazayla bağlantısı, ancak resmi soruşturma tamamlandığında netleşecek.

İki olay birlikte ele alındığında, deniz taşımacılığında yaş, bakım geçmişi, seyir disiplini ve acil bildirim süreçleri daha görünür hale geldi. Tekil kaza bulguları sınırlı kalırsa sektör etkisi dar tutulabilir; teknik ihmal veya denetim açığı saptanırsa operatörler ve denetim makamları üzerinde daha sıkı kontrol baskısı oluşabilir.

Marmara dosyasında en yakın eşik, kayıp 10 mürettebatın bulunması ve kayıtların resmi olarak çözümlenmesi olacak. Girne dosyasında ise enkazdan elde edilecek teknik veriler, feribotun geçmiş kusurlarıyla kaza nedeni arasında bağlantı kurulup kurulamayacağını belirleyecek.

More stories