Fon soruşturması Meclis gündeminde: Bakan Şimşek'e 26 soru
DEM Parti, yatırım fonları ve piyasa işlemleri iddiaları için Mehmet Şimşek’ten 26 soruya yanıt istedi.
Atlas Newsdesk ·

DEM Parti, yatırım fonları iddiaları için TBMM’ye iki önerge verdi. Metinler, denetim zinciri ve yatırımcı zararlarına odaklandı.
Grup başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli’nin önergeleri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle sunuldu. Her iki metinde 13’er soru yer aldı; toplam 26 soru sermaye piyasalarındaki işlem hareketleri, kamu denetimi ve olası zarar telafisi başlıklarında toplandı.
Dokuz aylık denetim aralığı
Temelli’nin önergesinde, Türkiye sermaye piyasalarının yatırım fonları ve fiili dolaşımı düşük şirket payları üzerinden “ciddi bir güven ve denetim sorunu” ile karşı karşıya olduğu savunuldu. Metinde, esas başlığın yalnızca hisse fiyatlarındaki iniş çıkışlar değil, fonların fiyat oluşumunu bozacak şekilde kullanılıp kullanılmadığı olduğu belirtildi.
Önergede Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına atıf yapıldı. Buna göre 2025’in son çeyreğinde bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla, düşük fiili dolaşıma sahip paylarda şirket finansallarıyla açıklanamayacağı ifade edilen fiyat hareketleri gözlendiği aktarıldı.
Temelli, 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısı ile 16 Eylül 2026 arasında hangi somut denetimlerin yapıldığını sordu. Bakanlık, SPK, Borsa İstanbul ve diğer kurumların riskli fon, şirket ve pay piyasaları için liste oluşturup oluşturmadığı da önergenin ana soruları arasında yer aldı.
Yedi portföy şirketi gündemde
Koçyiğit’in önergesi, 16-17 Eylül 2026 tarihlerinde alınan tedbir ve tasfiye kararlarının dayanağına yoğunlaştı. Denetim raporlarının hangi tarihte hazırlandığı, ne zaman tamamlandığı ve SPK karar organının gündemine hangi tarihte geldiği Bakan Şimşek’e soruldu.
Metinde, 17 Eylül 2026’da Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan fonlara yönelik kararların kapsamı da gündeme getirildi. Koçyiğit, bu tedbirlerden kaç yatırımcının etkilendiğini ve fonların toplam portföy büyüklüğünü sordu.
İki önerge de Tera Holding, Tera Yatırım ve Tera Portföy ile ilişkili olduğu iddia edilen şirket, fon ve hesaplara ilişkin işlem bağlarının araştırılmasını istedi. Temelli, Destek Finans Faktoring paylarındaki işlemler ile Vişne Madencilik ve Destek Finans Faktoring halka arzlarında oluşan talebin niteliğinin incelenip incelenmediğini sordu.
Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) bildirimlerine yapılan atıfla, Tera Portföy tarafından yönetilen bazı fonların Destek Finans Faktoring paylarındaki sahiplik oranlarının Ağustos ve Eylül 2026 döneminde değiştiği belirtildi. Önergede, bu işlemlerde piyasa bozucu işlem, koordineli işlem veya bilgi suistimali bulgusu olup olmadığı soruldu.
Yatırımcı zararı hesabı isteniyor
Koçyiğit’in önergesinde, tasfiye sürecindeki fonlarda yer alan varlıkların açıklanmış net varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığının bağımsız biçimde yeniden değerlenmesi talep edildi. Düşük likiditeli payların satışı sırasında küçük yatırımcıların zarar görmemesi için hangi mekanizmaların hazırlandığı da sorular arasında yer aldı.
Önergeler, kamu kurumları arasındaki veri paylaşımını da denetim başlığına ekledi. SPK, Borsa İstanbul, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve diğer kurumlar arasında şüpheli fon ve hesaplara ilişkin ortak risk analizi yapılıp yapılmadığı soruldu.
Temelli, küresel endeks sağlayıcısı MSCI’nin Haziran 2026 değerlendirmesine de atıf yaparak, küçük ölçekli şirketlerle bağlantılı fonlarda koordineli işlem iddialarına ilişkin uluslararası yatırımcı kaygılarının nasıl ele alındığını sordu. Bu başlık, yerel denetim tartışmasının yabancı yatırımcı algısıyla da bağlantılı görüldüğünü gösteriyor.
Bakanlık yanıtlarında fon büyüklükleri, etkilenen yatırımcı sayısı ve denetim tarihleri açıklanırsa, piyasa için ilk ölçülebilir çerçeve oluşacak. Yanıtların sınırlı kalması halinde tartışma, SPK’nın müdahale zamanlaması ve kamu kaynaklarıyla zarar karşılama ihtimali çevresinde sürecek.
Sonraki aşamada TBMM’ye verilecek yazılı cevaplar, iddiaların hangi bölümünün idari inceleme, hangisinin adli süreç veya düzenleme ihtiyacı doğurduğunu gösterecek. Sermaye piyasası sektörü açısından temel eşik, fon işlemlerinde nihai faydalanıcı bağlarının izlenip izlenemediği olacak.