Türkiye savunma ihracatı 10,1 milyar dolara çıktı

Türkiye savunma ihracatı 10,1 milyar dolara çıktı; 185 ülkeye satış, yerlilikte %80+ ve 2028’e kadar 150 bin istihdam hedefi öne çıkıyor.

Cuneyd Erdogan ·

Türkiye savunma ihracatı 10,1 milyar dolara çıktı

Türkiye, savunma sanayii ihracatını büyütürken tedarik zincirinde yerli üretim payını da artırmaya odaklanıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonundaki “Milli Yetkinlik Hamlesi” bu iki hedefi aynı çerçevede birleştiriyor. Program, hem ihracat performansını hem de kritik alt sistemlerde yerli kapasiteyi genişletmeyi amaçlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, Almanya’da düzenlenen “Teknoloji ve Yetkinlik Buluşmaları” kapsamında Türkiye’nin savunma ürünlerini 185 ülkeye ihraç ettiğini açıkladı. Karataş’a göre Türkiye geçen yıl 10,1 milyar dolarlık savunma ihracatı yaptı. İhracatın yüzde 50’den fazlası NATO ve AB ülkelerine gitti.

Karataş, son 20 yılda savunma sanayiinde yerlilik oranının yüzde 20’ler seviyesinden yüzde 80’in üzerine çıktığını belirtti. Türkiye’nin savunma ihracatında dünyada 11. sırada yer aldığını, ilk 10’a girmeyi hedeflediğini söyledi. Bu hedef, ürün portföyünün genişlemesi ve mevcut pazarlarda kalıcılık üzerinden okunuyor.

İnsan kaynağı tarafında da ölçek büyütme planı var. Sektörde çalışan sayısını 2028’e kadar 100 binden 150 binin üzerine çıkarma hedefi dile getirildi. Bu yaklaşım, üretim kapasitesi kadar mühendislik, test-doğrulama ve sertifikasyon gibi alanlarda da kurumsal yetkinlik ihtiyacına işaret ediyor.

“Milli Yetkinlik Hamlesi” yalnızca Türkiye’deki öğrencileri değil, Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarını da hedefliyor. Bu, nitelikli işgücüne erişimde diaspora kanalıyla yeni bir havuz oluşturma ve teknoloji ekosistemine geri dönüşleri artırma amacı taşıyor. Almanya’daki etkinlik formatı da bu bağlantıyı güçlendirmeye dönük bir araç olarak konumlanıyor.

Karataş, savunma sanayiinin Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde “dost ve müttefik ülkeler” için çözüm ortağı haline geldiğini ifade etti. Ayrıca askeri Ar-Ge birikiminin sivil sektörlere aktarılabildiğini ve projelerin “ikili kullanım” ilkesiyle yönetildiğini söyledi. Bu çerçeve, savunma kaynaklı teknolojilerin sivil üretkenlik, tedarikçi gelişimi ve yüksek katma değerli ihracat kanalları üzerinden ekonomiye yayılma mekanizmasını öne çıkarıyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İhracatın NATO ve AB ağırlığı, Türkiye’nin savunma ticaretinde lisans, sertifikasyon ve uyum süreçlerini daha görünür hale getirebilir. Yerlilik oranındaki artış, kamu alımları ve sanayi politikası üzerinden tedarik zinciri yönetimini ve teknoloji transferi tartışmalarını etkileyebilir.

Sektör Etkisi: İstihdamı 2028’e kadar 150 binin üzerine çıkarma hedefi, alt yüklenici ekosistemi ve nitelikli işgücü rekabetini artırabilir. “İkili kullanım” vurgusu, savunma Ar-Ge’sinin sivil alanlara lisanslama, spin-off ve tedarikçi ölçeklenmesi kanallarıyla yayılmasını hızlandırabilir.

Piyasa Etkisi: 10,1 milyar dolarlık ihracat seviyesi, savunma şirketlerinin gelir görünürlüğünü ve uzun vadeli sözleşme akışını fiyatlama kanalıyla etkileyebilir. NATO/AB pazar payı, jeopolitik gelişmelerin ve ihracat izin süreçlerinin sipariş teslim takvimlerine yansıma riskini artırabilir.

More stories