İçeriğe geç
Sağlık

Salgın sezonunda gözden kaçan detay: Bağışıklık sistemi asıl nasıl güçlenir?

Beslenme uzmanı Dilara Koçak, bağışıklık desteğinde tek bir takviyeye güvenmek yerine dengeli beslenme ve düzenli uykuya öncelik verilmesini öneriyor.

Atlas Newsdesk
Salgın sezonunda gözden kaçan detay: Bağışıklık sistemi asıl nasıl güçlenir?

Beslenme uzmanı Dilara Koçak, bağışıklık desteğinde tek bir takviyeye güvenmek yerine dengeli beslenme ve düzenli uykuya öncelik verilmesini öneriyor.

Koçak, Milliyet Pazar'daki köşe yazısında enfeksiyonlardan korunmayı yalnızca vitamin tüketimi üzerinden değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. Beslenmenin yanı sıra hareket, uyku alışkanlıkları ve kişinin genel sağlık durumunu birlikte ele alıyor; herhangi bir yiyeceğin ya da takviyenin tek başına tam koruma sağlamadığını vurguluyor.

C vitamininde korunma ve süre ayrımı

Koçak'ın aktardığı araştırmaya göre, düzenli C vitamini takviyesi toplum genelinde soğuk algınlığı riskinde belirgin bir düşüş sağlamıyor. Aynı araştırmada hastalık süresinin yetişkinlerde ortalama yüzde 8, çocuklarda yüzde 14 daha kısa olduğu bildiriliyor; ancak yazıda çalışmanın tarihi, katılımcı sayısı ve kullanılan doz açıklanmıyor.

Bu ayrım, hastalanma olasılığı ile hastalığın ne kadar sürdüğünün farklı sonuçlar olduğunu gösteriyor. Koçak, soğuk algınlığına ilişkin bulguların grip ve Covid-19'a genişletilemeyeceğini, şikâyetler ortaya çıktıktan sonra yüksek miktarda C vitamini almanın yararının da tutarlı biçimde gösterilmediğini belirtiyor.

Uzmanın önerisi, takviyeye yönelmeden önce günlük öğünlerde vitamin kaynaklarına yer açılması. Bu çerçevede kivi, turunçgiller ve kırmızı biberi örnek gösteriyor; besinlerin düzenli tüketimini, hastalık başladıktan sonra başvurulan yüksek doz uygulamasından ayırıyor.

Çinko için de kullanım zamanı ve miktarı konusunda sınır çiziyor. Koçak'a göre, hastalığın başlangıcında kullanılan bazı ürünlerle sürenin kısalabileceğine işaret eden araştırmalar var; buna karşılık kanıtlar sınırlı ve ihtiyaç dışı yüksek dozlar olumsuz etkilere yol açabiliyor.

İştah azalırken protein ve sıvı

Koçak, ateşli hastalıklarda iştahın düşebildiğini, buna karşın vücudun ihtiyaçlarının değişebildiğini hatırlatıyor. Bu nedenle öğünlerin meyve ve çorbayla sınırlanması yerine protein içeriğinin de gözetilmesini öneriyor; antikorlar ile savunma hücrelerinin görevlerini yerine getirmesinde proteinin önemine dikkat çekiyor.

Önerdiği kaynaklar arasında baklagiller, yumurta, balık, yoğurt, tavuk ve kefir bulunuyor. Büyük öğünleri tüketmekte zorlananlar için daha küçük, besleyici porsiyonları öneren Koçak, beslenme desteğinin yalnızca hastalık günlerinde başlamaması gerektiğini de belirtiyor.

Sıvı tüketimi ise ayrı bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Koçak, terleme ve ateş sırasında kayıpların artabildiğini, çorbanın hem sıvı sağlamaya hem de iştahsızlık döneminde yemek yemeyi kolaylaştırmaya yardımcı olduğunu anlatıyor; ancak çorbayı tek başına yeterli bir beslenme planı olarak sunmuyor.

Bağırsak sağlığı açısından önerisi, lif kaynaklarını çeşitlendirmek. Koçak, bakterilerin lifleri işlemesi sırasında oluşan kısa zincirli yağ asitlerinin bağırsak bariyerini ve bağışıklık işlevlerini desteklediğini belirterek sebze, meyve, baklagil ve tam tahılların yanı sıra fermente ürünlere de yer verilmesini öneriyor.

Uyku bulguları takviyenin sınırını hatırlatıyor

Koçak'ın Sleep dergisinden aktardığı, 164 yetişkini kapsayan araştırmada uyku süresiyle soğuk algınlığına yakalanma olasılığı karşılaştırılıyor. Gecelik uykusu altı saatin altında kalanların olasılığının, yedi saati aşanlara göre yaklaşık dört kat yüksek bulunduğunu belirtiyor.

Bu karşılaştırma, tek bir uykusuz gecenin mutlaka hastalıkla sonuçlanacağı anlamına gelmiyor. Koçak da bulguyu böyle yorumlamıyor; düzenli uykuyu enfeksiyonlara karşı savunmayı destekleyen alışkanlıklar arasında değerlendiriyor ve yeni bir takviye arayışından önce uyku düzeninin gözden geçirilmesini öneriyor.

D vitamini konusunda ise herkese aynı sonucu vadeden bir yaklaşım benimsemiyor. Koçak, solunum yolu enfeksiyonlarını önleme açısından takviyenin etkisinin kişiler arasında değişebildiğini belirtiyor ve özellikle eksiklik ihtimali bulunanların değerlendirilmesini önemli buluyor.

Zencefil içecekleri, sarımsak ve benzeri karışımlar için de kanıt sınırını koruyor. Koçak'a göre bunların tek başına grip ya da Covid-19'u önlediğini veya tedavi ettiğini gösteren yeterli klinik veri bulunmuyor; önerdiği günlük yaklaşım, yeterli protein ve lif içeren çeşitli öğünlerin düzenli uyku ve sıvı tüketimiyle birlikte ele alınması.

More stories

Son haberler