Petrol fiyatları Orta Doğu gerilimiyle yükseldi: Brent 90 doları aştı

ABD ve İran arasındaki gerilim petrol fiyatlarını 90 doların üzerine taşıdı. Hürmüz Boğazı'ndaki riskler enerji piyasalarını etkiliyor.

Atlas Newsdesk ·

Petrol fiyatları Orta Doğu gerilimiyle yükseldi: Brent 90 doları aştı

Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı yakınındaki ABD-İran gerilimi sonrası Brent’te 90,39 dolar seviyesini gördü. WTI ham petrol de aynı işlemlerde 84,69 dolardan el değiştirdi.

Haftanın ilk fiyatlaması, ABD güçlerinin pazar günü Lark Adası’ndaki iki İran füze rampasını vurmasının ardından geldi. Saldırı, ABD’nin temmuz ayı sonundan bu yana İran’a karşı bilinen ilk askeri hamlesi olarak aktarıldı.

Lark Adası saldırısı fiyatlandı

ABD’li bir yetkili, İran Devrim Muhafızları Ordusu mensuplarının Hürmüz Boğazı’na deniz mayını taşıyan roketler fırlatmaya hazırlandığının tespit edildiğini öne sürdü. Bu iddia bağımsız biçimde doğrulanmadığı için piyasalar açısından ana veri noktası, saldırı sonrasında enerji geçişlerine ilişkin risk algısının değişmesi oldu.

ABD tarafına dayandırılan ikinci bir iddiaya göre İran, Ürdün’de konuşlu ABD güçlerini füzelerle hedef aldı. Aynı anlatımda füzelerin neredeyse tamamının önlendiği ve şu ana kadar kayda değer bir sonuç bildirilmediği belirtildi.

Petrol kontratları askeri gelişmelere genellikle iki kanaldan tepki verir: arzın fiziksel olarak kesilme olasılığı ve taşıma sigortası ile navlun maliyetlerindeki artış. Bu dosyada her iki kanal da Hürmüz Boğazı üzerinden aynı noktada birleşiyor.

Hürmüz trafiği daraldı

Hürmüz Boğazı, normal koşullarda küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği hat olarak izleniyor. Bu oran, Brent’in 90,39 dolara kadar çıkmasını yalnızca bölgesel bir güvenlik başlığı olmaktan çıkarıp tüketici ülkeler için enflasyon ve cari denge meselesine dönüştürüyor.

Bölgede aylardır süren çatışmalar ve güvenlik uyarıları, boğazdaki gemi hareketlerini zaten sınırlamıştı. Hafta sonu yayımlanan raporlarda günlük geçişlerin yalnızca birkaç gemiye kadar indiği bildirildi.

Bu daralma, rafineriler, tanker işletmecileri ve ham petrol ithalatçıları için teslimat takvimlerini daha kırılgan hale getiriyor. Fiyat artışı yalnızca varil maliyetini değil, yükleme limanı seçimini, sigorta primini ve stok tutma kararını da etkileyebilir.

Yıl boyunca petrol fiyatları askeri gerilim, ateşkes temasları ve deniz trafiğinin normale dönme ihtimaline göre dalgalandı. ABD ile İran arasında barış anlaşması beklentisinin zayıflaması, bu ayın başında Brent’i temmuz sonundan bu yana en yüksek kapanış seviyesine taşımıştı.

Rezerv açıklaması dengeyi etkiliyor

Piyasalar ayrıca ABD Başkanı Trump’ın Stratejik Petrol Rezervi hakkında yaptığı açıklamayı izliyor. Trump, Venezuela ile varılan yeni anlaşma kapsamında temin edilecek petrolün ABD stratejik rezervlerini yeniden doldurmak için kullanılacağını söyledi.

Rezerv alımları ilerlerse ABD kamu talebi belirli ham petrol akışları için ek bir alıcı oluşturabilir. Ancak bu etkinin fiyatlara ne ölçüde yansıyacağı, anlaşmadaki hacim, teslimat takvimi ve ham petrol türüne bağlı olacak; bu ayrıntılar verilen bilgilerde yer almıyor.

İlk senaryoda Hürmüz geçişleri birkaç gemiyle sınırlı kalır ve karşılıklı saldırılar sürerse, küresel makro etki enerji enflasyonu üzerinden görünür hale gelebilir. Brent ve WTI üzerindeki risk primi korunabilir; tanker, sigorta ve rafineri tarafında maliyetler daha uzun teslim süreleriyle birleşebilir.

İkinci senaryoda saldırılar sınırlı kalır ve gemi trafiği kademeli biçimde normale dönerse, arz kesintisi fiyatlaması daralabilir. Bu durumda benchmark petrol fiyatları son yükselişlerinin bir bölümünü geri verebilir; enerji ithalatçıları ve rafineriler için asıl değişken spot fiyat yerine stok yenileme zamanı olur.

Açık kalan soru, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskinin günlerle mi yoksa haftalarla mı ölçüleceği. Bu süre uzadıkça piyasanın izleyeceği başlık tek bir saldırıdan çok, sevkiyatların hangi hızda ve hangi maliyetle sürdürülebileceği olacak.

More stories