Altın için dalgalanma uyarısı: Yeni zirveler ve dipler daha yukarıda oluşacak

Altın fiyatları, merkez bankası satışlarıyla gerilerken Jeff Currie uzun vadeli talebin yaptırım riskleriyle süreceğini söyledi.

Atlas Newsdesk ·

Altın için dalgalanma uyarısı: Yeni zirveler ve dipler daha yukarıda oluşacak

Altın fiyatları, merkez bankası satışlarıyla gerilerken Jeff Currie uzun vadeli talebin yaptırım riskleriyle süreceğini söyledi.

Kaynak metindeki piyasa değerlendirmesine göre altın, Haziran sonu itibarıyla son 13 yılın en zayıf çeyreklik performansını kaydetti. Bu hareket, 2022'den beri Çin, Türkiye, Hindistan ve Polonya gibi gelişmekte olan ülkelerin rezerv alımlarıyla desteklenen yükselişin ardından geldi.

Haziran çeyreğinde satış baskısı

Yatırımcı ve stratejist Jeff Currie, bir televizyon söyleşisinde yılın ilk yarısındaki satışların kalıcı bir talep kırılmasından çok nakit ihtiyacına bağlı olduğunu söyledi. Currie, bu mekanizmayı “Böyle dönemlerde istediğiniz varlığı değil, nakde çevirebildiğiniz varlığı satarsınız” sözleriyle anlattı.

Currie'ye göre Hürmüz Boğazı çevresindeki tıkanma döneminde bazı Orta Doğu ülkeleri petrol ihracatından bekledikleri nakit akışını sağlayamadı. Petrol satarak kaynak yaratamayan ülkeler altına yönelirken, petrol almak için dövize ihtiyaç duyan bazı gelişmekte olan piyasalar da aynı varlığı elden çıkardı.

Bu çerçevede altın, güvenli liman niteliğinin yanında stres dönemlerinde hızla nakde çevrilebilen bir rezerv aracı olarak öne çıktı. Currie, iki satış kanalını da geçici süreçler olarak niteledi; bu nedenle uzun vadeli merkez bankası talebinde ana eğilimin değişmediğini savundu.

Rezervlerde yaptırım hesabı

Uzun vadeli talep tarafında Currie'nin temel argümanı, ülkelerin rezervlerini başka devletlerin müdahalesine açık finansal varlıklardan uzaklaştırmak istemesi. Bu değerlendirme, geleneksel rezerv para birimlerinin geleceğine ilişkin tartışmaların arttığı bir dönemde merkez bankalarının altına ayırdığı payı yeniden gündeme taşıyor.

Currie, altının yaptırım riskine karşı rezerv yönetiminde özel bir konuma sahip olduğunu belirtti. Stratejist, “Herhangi bir yaptırım riskinden veya birilerinin rezervlerinize müdahale etmesinden korunmak istiyorsanız, altın sizin en güvenli limanınızdır” ifadelerini kullandı.

Dünya Altın Konseyi'nin Haziran ayında yayımladığı rapor da bu eğilimin yalnızca alım miktarıyla sınırlı olmadığını gösterdi. Rapora göre merkez bankaları, jeopolitik gerilimler ve enflasyon riskleri nedeniyle altın rezervlerini giderek daha fazla kendi ülkelerinde tutmayı tercih ediyor.

Merkez bankaları için senaryolar

Eğer nakit sıkışıklığı ve petrol ticaretinden kaynaklanan finansman baskısı hafiflerse, altın üzerindeki zorunlu satış etkisi azalabilir. Bu durumda küresel makro görünümde rezerv tasfiyelerinin yarattığı baskı sınırlanır, fiziki altın piyasasında rafineri, saklama ve aracılık hizmetlerine yönelik talep daha dengeli seyreder.

Eğer yaptırım riski ve rezervlere erişim kaygısı belirleyici kalırsa, merkez bankalarının altın alımı ve yerel depolama tercihi devam edebilir. Bu senaryoda geleneksel rezerv varlıklarına olan bağımlılık marjinal olarak azalır, altın sektöründe saklama kapasitesi ve güvenli lojistik hizmetleri daha kritik hale gelir.

Üçüncü yol, nakit ihtiyacının uzaması ve merkez bankalarının aynı anda hem alıcı hem satıcı olarak piyasada kalmasıdır. Currie'nin “en yüksek tepe noktası da görülen en düşük dip seviyesi de bir öncekine göre daha yukarıda oluşacak” ifadesi, bu tabloda dalgalanmanın sürebileceğine işaret ediyor.

Açık kalan soru, satışların ne kadarının geçici likidite ihtiyacından, ne kadarının rezerv stratejisindeki kalıcı değişimden kaynaklandığıdır. Bu ayrım netleşmeden altın fiyatları için kısa vadeli yön, merkez bankalarının nakit ihtiyacı ile yaptırım riskine karşı koruma arayışı arasındaki dengeye bağlı kalacak.

More stories