Türkiye Startup Yatırımları Hacmi Düştü, İşlem Sayısı Arttı

Türkiye'de 2025'te startup yatırım hacmi düşerken, işlem sayısı arttı. Küresel sermaye yapay zekaya odaklandı.

Cuneyd Erdogan ·

Türkiye Startup Yatırımları Hacmi Düştü, İşlem Sayısı Arttı

Türkiye'deki startup ekosistemi, 2025 yılında işlem hacminde bir düşüş yaşarken, işlem sayısında artış kaydetti. KPMG Türkiye M&A ve 212 ekipleri tarafından hazırlanan "Türkiye Startup Yatırımları" raporuna göre, toplam yatırım hacmi 2,6 milyar dolardan 1,4 milyar dolara geriledi. Bu düşüşün temel nedeni, 2025 yılında Türkiye'de büyük ölçekli, yani "mega" olarak nitelendirilen startup işlemlerinin gerçekleşmemesi olarak belirtiliyor.

Önceki yıllarda gözlemlenen yüksek hacimli tekil yatırımların yokluğu, genel hacmi aşağı çekti.

Buna karşılık, aynı dönemde işlem sayısı 331'den 360'a yükseldi. Bu artış, ekosistemin genel aktivitesinin ve yatırımcı ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Küçük ve orta ölçekli yatırımların sayısındaki artış, Türkiye'deki girişimcilik ortamının dinamizmini ve çeşitliliğini yansıtıyor. Bu durum, daha fazla sayıda girişimin yatırım alabildiğini ve ekosistemin tabana yayıldığını ortaya koyuyor.

Küresel girişim sermayesi piyasalarında ise 2025'in son çeyreğinde 7.981 işlemle 138,1 milyar dolarlık bir işlem hacmine ulaşıldı. Yıllık bazda küresel yatırımlar 512 milyar doları aşarken, işlem sayısında bir azalma gözlemlendi. Bu durum, sermayenin daha büyük ve olgun şirketlere yöneldiğini, özellikle yapay zeka gibi yüksek potansiyelli alanlarda yoğunlaştığını gösteriyor. OpenAI gibi büyük işlemler, bu eğilimin en belirgin örneklerinden biri oldu.

KPMG Türkiye M&A Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, 2025 yılını küresel girişim sermayesi ekosisteminde yapay zeka ve savunma teknolojilerinde dönüşüm yılı olarak tanımladı. Acar, Türkiye'deki işlem sayısındaki istikrarlı büyümeyi, ekosistemin dirençli yapısı ve yatırımcı güveninin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel bir inovasyon merkezi olma potansiyelini destekleyen bir faktör olarak öne çıkıyor.

2026 yılı için beklentiler, yapay zeka, SaaS (Hizmet Olarak Yazılım), sağlık teknolojileri, derin teknoloji, finansal teknolojiler, siber güvenlik ve savunma sanayi teknolojileri gibi alanların yeni yatırımların ve liderlik hikayelerinin merkezi olacağı yönünde. Bu sektörler, hem küresel hem de yerel yatırımcılar için cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. Özellikle derin teknoloji ve yapay zeka alanındaki gelişmeler, gelecekteki büyümenin ana motorları olarak görülüyor.

212 Kurucu Ortağı Ali Karabey, küresel sermayenin teknolojik derinlik, ölçeklenebilirlik ve küresel pazar erişimine odaklandığını vurguladı. Bu odaklanma, Türkiye'deki startup'ların da küresel rekabette öne çıkabilmek için bu alanlara yatırım yapması gerektiğini işaret ediyor. Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusu, yetenekli mühendislik kadrosu ve coğrafi konumu, bu alanlarda önemli avantajlar sağlayabilir.

Ancak, mega işlem eksikliği, yerel ekosistemin daha büyük ölçekli fonlama turlarına erişimini artırma ihtiyacını da ortaya koyuyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Türkiye'deki startup ekosistemi, işlem sayısındaki artışla girişimcilik aktivitesinin sürdüğünü göstermektedir. Ancak, mega işlem eksikliği, ülkenin büyük ölçekli sermaye çekme kapasitesini etkileyebilir. Bu durum, yerel girişimlerin uluslararası pazarlara açılma ve daha büyük fonlama turlarına erişim stratejilerini gözden geçirmesine neden olabilir.

Sektör Etkisi: Teknoloji sektöründe yapay zeka, SaaS, sağlık teknolojileri ve derin teknoloji gibi alanlar, gelecekteki yatırımlar için odak noktası olmaya devam edecektir. Bu durum, ilgili sektörlerdeki şirketlerin inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık vermesini gerektirebilir. Sektördeki konsolidasyon ve büyük oyuncuların ortaya çıkışı hızlanabilir.

Piyasa Etkisi: Yatırım hacmindeki düşüş, risk sermayesi piyasalarında kısa vadeli bir temkinli duruşa işaret edebilir. Ancak işlem sayısındaki artış, piyasanın tabana yayıldığını ve daha fazla girişimin fon bulabildiğini göstermektedir. Küresel sermayenin teknolojik derinliğe yönelmesi, Türkiye'deki teknoloji odaklı şirketlerin değerlemesini etkileyebilir.

More stories