Oğuzhan Uğur'un emniyet ifadesi ortaya çıktı

Ahbap soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur'un emniyet ifadesinde deprem yayınları ve MASAK raporundaki transferler soruldu.

Atlas Newsdesk ·

Oğuzhan Uğur'un emniyet ifadesi ortaya çıktı

Ahbap soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur emniyette ifade verdi; deprem yayınları, Ahbap ile ilişkisi ve transfer kayıtları soruldu.

Babala TV kurucusu Uğur'un, soruşturma kapsamında cuma günü gözaltına alındığı ve beraberindeki 8 kişiyle birlikte ifade sürecine alındığı aktarıldı. Dosyada, 6 Şubat 2023 depremleri sonrası yapılan yardım yayınları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu kayıtlarına yansıyan para hareketleri ayrı başlıklar halinde incelendi.

Uğur'un Ahbap bağlantısı

Uğur, ifadesinde Ahbap Derneği içinden yalnızca Haluk Levent'i tanıdığını, derneğin finansal işleyişine ya da bağışların nasıl kullanıldığına dair doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Anlatımına göre deprem günü İstanbul'dayken Levent tarafından arandı ve iletişim gücünün bölgede yararlı olacağı belirtilerek Hatay'a davet edildi.

Uğur, ekibiyle birlikte şahsi araçlarla bölgeye gitmenin yük oluşturabileceğini düşündüklerini, bu nedenle ertesi sabah bir ambulans uçakla Adana'ya geçtiklerini anlattı. Adana'dan Hatay İl Jandarma Komutanlığı binasına götürüldüklerini, AFAD'ın afet yönetim aracının bulunduğu alanda Haluk Levent ile buluştuklarını ifade etti.

Bölgedeki telefon ve internet altyapısının çalışmaması nedeniyle sahadan beklenen verimi alamadıklarını belirten Uğur, bu noktadan sonra İstanbul'a dönerek yayın merkezi üzerinden destek verme kararı aldıklarını söyledi. Bu anlatım, dosyanın yalnızca bağış trafiğini değil, deprem dönemindeki iletişim faaliyetlerini de kapsadığını gösteriyor.

Yayınlarda paylaşılan IBAN'lar

Uğur'un savunmasının merkezinde, Babala TV'nin para toplamadığı, yalnızca onaylı bilgileri izleyicilere duyurduğu iddiası yer aldı. İfadesine göre yayınlarda AFAD ve Ahbap Derneği'ne ait teyit edilmiş IBAN bilgileri alt bantlarda paylaşıldı.

Uğur, bazı röportajlarda geçen yardım toplama ifadelerinin bağlamından koparıldığını savundu. “Aktardığımız şey para değil, bilgidir” diyen Uğur, kendi hesaplarına bağış girişi olmadığını ve Ahbap'a para transferi yapılmadığını belirtti.

Bu ayrım soruşturma açısından kritik. Eğer yayıncı hesabına bağış girişi olmadığı banka kayıtlarıyla teyit edilirse, dosyanın odağı Babala TV'nin para akışından çok duyuru ve yönlendirme faaliyetlerine kayabilir; aksi yönde bir kayıt çıkarsa, yayınların fiili tahsilatla ilişkisi yeniden değerlendirilebilir.

Uğur ayrıca AFAD tarafından teşekkür belgesiyle takdir edildiğini söyledi. Bu beyan, deprem döneminde kamu kurumları, sivil toplum yapıları ve yüksek takipçili medya kanalları arasındaki gayriresmi koordinasyonun soruşturma dosyalarında nasıl yorumlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor.

MASAK kaydındaki 30 milyon TL

Emniyet sorgusunda Uğur'a MASAK raporunda yer aldığı belirtilen para hareketleri de soruldu. Raporda, iki gün içinde tek bir araç plakası üzerinden yaklaşık 30 milyon TL'lik hareket oluştuğu ve bunun yapay işlem hacmi olarak değerlendirildiği aktarıldı.

Uğur, söz konusu hareketin araç alımıyla ilgili olduğunu, asıl tutarın 9.700.000 TL olduğunu ve aynı paranın isim hatası nedeniyle birden fazla kez iade edilip yeniden gönderildiğini anlattı. Üç işlem görünmesinin toplam parayı 30 milyon TL yapmadığını, herhangi bir suç kastı bulunmadığını savundu.

Bu noktada dosyanın seyri banka kayıtları, işlem açıklamaları, iade nedenleri ve araç alımına ilişkin belgelerin karşılaştırılmasına bağlı olacak. Savcılık bu kayıtları Uğur'un anlatımıyla uyumlu bulursa transfer başlığı tali bir unsur haline gelebilir; uyumsuzluk tespit edilirse mali inceleme derinleşebilir.

Ahbap soruşturması, deprem sonrası bağış kampanyalarında dijital yayıncıların rolünü de daha geniş bir tartışmanın içine çekti. Türkiye'de afet dönemlerinde sosyal medya üzerinden yapılan duyurular hızlı erişim sağlarken, bağış hesaplarının doğrulanması ve işlem trafiğinin belgelenmesi hukuki riskleri belirleyen ana unsur oluyor.

Şirket ve yayıncı düzeyinde ilk etki, Babala TV'nin banka hesapları ve yayın arşivleri üzerinden yapılacak incelemelerde görülecek. Sektör açısından sonuç, içerik üreticilerinin yardım çağrılarında kurum bilgisi paylaşımı ile bağış toplama faaliyeti arasındaki sınırı daha açık çizmesine yol açabilir.

Küresel ölçekte benzer afetlerde dijital platformlar bağış yönlendirme kapasitesi nedeniyle daha fazla denetime tabi tutuluyor. Türkiye dosyasında da eğer kayıtlar yalnızca bilgi paylaşımını desteklerse medya aracılığıyla yardım koordinasyonu alanı korunur; mali hareketlerle yayın faaliyeti arasında bağ kurulursa sivil toplum ve dijital yayın ekosistemi için uyum yükümlülükleri artar.

More stories