Nobel ödüllü Prof. Morten Meldal: Kanser tedavisinde yan etkileri azaltmaya yönelik seçici ilaç taşıma üzerinde çalışıyoruz

Kanser tedavisi odağında Prof. Morten Meldal, ODTÜ’de yan etkiyi azaltmayı hedefleyen klik ve biyoortogonal kimya yaklaşımını anlattı.

Hazal Anyalı ·

Nobel ödüllü Prof. Morten Meldal: Kanser tedavisinde yan etkileri azaltmaya yönelik seçici ilaç taşıma üzerinde çalışıyoruz

2022 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, kanser tedavilerinde sık görülen sistemik yan etkileri azaltmayı hedefleyen yeni bir ilaç taşıma yaklaşımı üzerinde çalıştıklarını söyledi. Meldal, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki (ODTÜ) etkinlikler kapsamında Türkiye’de yaptığı değerlendirmede, kanser hücrelerini hedef alan ilaçların vücutta daha seçici biçimde doğru yere ulaştırılmasına odaklandıklarını vurguladı.

Mevcut tedavilerde ilacın sağlıklı dokulara da yayılabilmesinin yan etkilere yol açabildiğine işaret eden Meldal, üzerinde çalıştıkları yaklaşımın temel hedefinin ilacın hedef dışı dokulara yayılımını sınırlamak olduğunu belirtti.

“Klik” ve “biyoortogonal” kimya neyi mümkün kılıyor?

Meldal’ın anlattığı çerçeve, “klik kimyası” ve “biyoortogonal kimya” olarak bilinen iki yöntem ailesine dayanıyor. Klik kimyası, moleküllerin hızlı ve verimli biçimde birbirine bağlanmasını sağlayan reaksiyonları ifade ediyor. Biyoortogonal kimya ise bu tür bağlanma süreçlerinin canlı hücrelerde, doğal biyolojik süreçleri bozmadan yürütülmesine odaklanıyor.

Meldal, bu seçici bağlanma mekanizmasını “cırtcırt” benzetmesiyle tarif ederek, doğru parçaların birbirini bulup kenetlenebildiğini; böylece birden fazla işlevi aynı yapıda birleştiren moleküler tasarımların mümkün olabildiğini aktardı.

“Doğru ilacı, doğru yerde etkinleştirme” hedefi

Bu tür seçici bağlanma ve hedefleme mantığı, kanser tedavisinde “doğru ilacı, doğru yerde etkinleştirme” fikrini güçlendiren bir araç seti sunuyor. Ancak klinik uygulamaya giden yolun; hedefe yönlendirme doğruluğu, vücut içi stabilite, güvenlilik ve üretimin ölçeklenebilirliği gibi başlıklarda doğrulama gerektirdiğine dikkat çekildi.

Meldal’ın vurgusu, yöntemin doğrudan bir tedavi vaadinden çok, ilaç tasarımı ve iletiminde kullanılan kimyasal altyapıyı geliştirmeye dönük olduğu yönünde.

Kanserin ötesinde kullanım alanları ve çevresel boyut

Meldal, aynı kimyasal yaklaşımın kanserin yanı sıra Alzheimer gibi hastalıklarda da potansiyel taşıdığını belirtti. Bu değerlendirme, biyoortogonal süreçlerin yalnızca tümör hedefleme değil; hücre içi biyolojik işaretleme ve seçici etkileşim kurma gibi daha geniş biyomedikal kullanım alanlarına işaret ediyor.

Araştırma hattının bir parçası olarak, ilaç üretiminde zehirli atık oluşumunu azaltmayı hedefleyen su bazlı sentezleme yöntemlerinden de söz eden Meldal, ilaç Ar-Ge’sinde etkinlik ve güvenliliğin yanı sıra üretim süreçlerinin çevresel ayak izi ve düzenleyici uyum başlıklarının da önemini koruduğunu ifade etti.

Meldal ayrıca Nobel ödülünün araştırmalarını sürdürme kapasitesini artırdığını; klik kimyasının tıp dışında malzeme bilimi gibi alanlarda da kullanılabildiğini dile getirdi. ODTÜ’deki temasların, Türkiye’de ileri kimya temelli biyomedikal Ar-Ge gündeminin görünürlüğüne katkı sunduğu değerlendiriliyor.

• Türkiye’de üniversite temelli ileri kimya ve biyomedikal Ar-Ge gündeminin görünürlüğü artabilir; uluslararası işbirliği ve araştırma öncelikleri tartışmalarına zemin oluşturabilir.

• Hedefli ilaç taşıma ve seçici bağlanma teknolojileri, ilaç geliştirmede platform yaklaşımını güçlendirebilir. Su bazlı sentez gibi süreç yenilikleri, üretim uyumu ve atık yönetimi maliyetleri üzerinden rekabet dinamiklerini etkileyebilir.

• Hedefli tedavi ve üretim süreç inovasyonu, biyoteknoloji ve ilaç şirketlerinin Ar-Ge portföy değerlendirmelerinde klinik doğrulama takvimleri ve ölçeklenebilir üretim kapasitesi gibi kilometre taşlarını daha görünür hale getirebilir.

More stories