Eski MI6 Şefi: Mandelson Riskleri Önlenemezdi
Eski MI6 başkanı Richard Dearlove, Peter Mandelson'ın ABD Büyükelçiliği görevi için güvenlik risklerinin azaltılmasının imkansız olduğunu belirtti.
Lauren Collins ·

Mandelson'ın Büyükelçilik Adaylığı ve Güvenlik Endişeleri
Eski MI6 başkanı Richard Dearlove, Peter Mandelson'ın Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçisi olarak atanması durumunda, güvenlik soruşturmasıyla ortaya çıkan dış bağlantılarından kaynaklanan riskleri azaltmanın "tamamen imkansız" olacağını ifade etti. 1999'dan 2004'e kadar Gizli İstihbarat Servisi'ne liderlik eden Dearlove, hassas bilgilere düzenli erişim gerektiren bir görevde herhangi bir koruyucu önlemin nasıl işleyebileceğini sorguladı.
Bu açıklamalar, hükümet güvenlik yetkililerinin Mandelson'a 2025 başlarında gelişmiş güvenlik izni verilmemesini tavsiye ettiğine dair haberlerin ardından geldi.
Güvenlik yetkilileri, Mandelson'ın Çin, Rusya ve İsrail'deki üst düzey isimlerle olan ilişkileri hakkında endişeler dile getirdi. Birleşik Krallık Güvenlik Soruşturması (UKSV) adlı hükümet kurumu, Mandelson'a bu iznin verilmemesini önerdi; ancak Dışişleri Bakanlığı yine de onay verdi. Eski Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Olly Robbins, tespit edilen riskleri azaltmak için "yönetimsel eylemler" uygulandığını belirtmişti.
Risk Azaltma Mekanizmaları ve Uygulanabilirlik
Dearlove, bu tür azaltma önlemlerinin pratikte nasıl uygulanabileceğini anlamadığını dile getirdi. Ona göre, tek uygulanabilir adım, büyükelçinin görebileceği belgeleri kısıtlamak olurdu; ancak bunun bir büyükelçilik göreviyle bağdaşmayacağını savundu. Dearlove, "Hangi azaltma önlemlerini uygulayabilirdiniz?" diye sorarak, bir büyükelçinin Washington büyükelçiliği içinde dolaşan belgeleri görmesini engellemenin "tamamen imkansız" olacağını ekledi.
Raporda, UKSV'nin Mandelson'ın Çin Maliye Bakanı Lan Fo'an, Rus oligark Oleg Deripaska ve eski İsrail askeri istihbarat generali Tamir Hayman ile olan bağlantılarını işaret ettiği belirtildi. Ayrıca, yetkililerin tehlikeli olabileceğine inandığı dördüncü bir İngiliz bireyle olan çok yakın ilişkisi hakkında da endişeler dile getirildi.
Dışişleri Bakanlığı'nın Kararı ve Tartışmalar
Rapora göre, UKSV tarafından tespit edilen bir diğer konu, Mandelson'ın İsrailli bir girişime yatırım yapmak için aldığı 1 milyon sterlinlik krediydi. Rapor, Dışişleri Bakanlığı'nın, UKSV'nin reddetmesini tavsiye etmesinden saatler sonra izni verdiğini belirtti.
Robbins, durumu "sınırda" olarak nitelendirdi; ancak eleştirmenler, bildirilen endişelerin bu tanımdan daha ciddi göründüğünü belirterek bu karakterizasyona karşı çıktı. Robbins'in "sınırda" iddiasının dayanağına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermediği ifade edildi.
Parlamenter İnceleme ve Belge Yayınlama Süreci
Bu tartışma, parlamenter incelemeye yol açtı. Mandelson'ın atanmasıyla ilgili belgelerin yayınlanmasını emreden bir önerge kabul edildi ve hükümetin önümüzdeki ay bir dizi belgeyi yayınlaması bekleniyor.
Ancak, bazı belgelerin sansürlenebileceği veya gizlenebileceği endişeleri devam ediyor. İstihbarat ve Güvenlik Komitesi, hükümeti bazı güvenlik belgelerini gizlemekle ve sansürleri "çok geniş bir şekilde" uygulamakla açıkça suçladı. Milletvekilleri de parlamento tartışması sırasında Kabine Ofisi'nin süreci ele alış biçimini eleştirdi.
Gelecek test, yayınlanacak belgelerin Parlamento'nun tam açıklık talebini karşılayıp karşılamayacağı ve belgeler yayınlandıktan sonra daha fazla inceleme yapılıp yapılmayacağı olacak.