MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki sır ölümü: 10 cezaevi görevlisi gözaltında
Ergenekon kumpasıyla tutuklanan ve mahkemede konuşmasına günler kala ölen Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümü aydınlanıyor.
Atlas Newsdesk ·

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında 11 görevli hakkında işlem başlatıldı; dosya, 2011’deki ölümde müdahalenin gecikip gecikmediğine odaklandı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü yeni incelemede, olay tarihinde cezaevinde görev yapan personel mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında 10 kişi jandarma tarafından gözaltına alınırken, bir şüphelinin yurt dışında bulunduğu bildirildi.
Silivri’de 10 gözaltı
Dosyaya yansıyan bilgilere göre altı kişinin de tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Gözaltına alınanlar ve tanıklar arasında 15 infaz koruma memuru veya eski infaz koruma memuru ile dönemin er kadrosunda bulunan bir asker yer aldı.
Soruşturmanın merkezinde, Kozinoğlu’nun koğuşta fenalaşmasının ardından yapılan acil durum çağrısına ne kadar sürede yanıt verildiği bulunuyor. Savcılık, o günkü görev dağılımı, personel hareketleri ve sağlık bildirimleri üzerinden zaman çizelgesini yeniden kurmaya çalışıyor.
Acil buton kaydı inceleniyor
Soruşturma dosyasına dayandırılan iddialara göre Kozinoğlu’nun kaldığı bölümdeki acil durum butonuna basılmasının ardından bir infaz koruma memurunun davranışları kamera kayıtları üzerinden inceleniyor. Aynı iddialarda, görevlinin çağrı sırasında radyonun sesini açtığı, mescide yöneldiği ve yaklaşık 15 dakika sonra diğer personelle koğuşa girdiği öne sürülüyor.
Bu anlatım henüz bir mahkeme kararıyla doğrulanmış değil. Savcılığın araştırdığı konu, çağrının bilerek karşılıksız bırakılıp bırakılmadığı ve varsa gecikmenin Kozinoğlu’nun ölüm sürecinde personel sorumluluğu doğurup doğurmadığı.
Dosyada olay gününe ait kamera görüntülerinin yanında cezaevi kayıtları ve istihbarat raporlarının da incelendiği bildirildi. Bu kayıtların, sağlık ekibine yapılan bildirimlerin sırası ile cezaevi içindeki müdahale akışını karşılaştırmak için kullanılması bekleniyor.
2011 ölümünün dosya geçmişi
Kaşif Kozinoğlu, Odatv’de yapılan aramaların ardından açılan dava kapsamında 10 Mart 2011’de tutuklanmıştı. Hakkındaki suçlamalar arasında terör örgütü üyeliği ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme iddiaları yer alıyordu.
Kozinoğlu, davanın 22 Kasım 2011’de yapılması planlanan ilk duruşmasından 10 gün önce, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda fenalaştı. Adalet Bakanlığı o dönemde, Kozinoğlu’nun spor yaptıktan sonra rahatsızlandığını, koğuş arkadaşlarının acil durum butonuna bastığını ve ilk incelemede vücudunda darp veya cebir izine rastlanmadığını açıklamıştı.
Sağlık Bakanlığının aynı dönemdeki açıklamasına göre 112 Komuta Kontrol Merkezine çağrı saat 18.30’da ulaştı, ambulans saat 18.42’de cezaevine vardı. Bakanlık ayrıca cezaevindeki sağlık merkezi ile görevli hekime olayla ilgili bildirim yapılmadığının tespit edildiğini duyurmuştu.
Adli Tıp Kurumu, Kozinoğlu’nun ölümünü kalp rahatsızlığına bağlı normal ölüm olarak değerlendirmişti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı da bu rapor doğrultusunda 2012 yılında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.
Yurt dışındaki şüpheli
Yeni dosyada yurt dışında olduğu belirtilen eski infaz koruma memuruna ilişkin ayrı bilgiler de yer aldı. Soruşturma dosyasına yansıyan iddialara göre bu kişi olaydan sonra başka bir cezaevine atandı, 2013 yılında görevinden ayrıldı ve 2 Ağustos 2016’da Fransa’ya gitti.
Aynı kişi hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının başka bir soruşturması kapsamında 2021 yılında tutuklamaya yönelik kırmızı bülten çıkarıldığı öne sürüldü. Örgüt evlerinde kaldığı ve FETÖ tarafından finanse edildiği yönündeki değerlendirmeler de iddia niteliğinde; bu başlıklarda kesinleşmiş bir yargı kararı açıklanmış değil.
Soruşturma kayıtları müdahalede gecikme olduğunu gösterirse dosyanın iddianame aşamasına taşınması gündeme gelebilir. Kayıtlar aksi yönde değerlendirilirse inceleme, personelin idari ve disiplin sorumluluğu ile sınırlı bir hatta daralabilir.
Sonuç, yalnızca Kozinoğlu dosyası açısından değil, cezaevlerinde acil durum çağrılarının kayda alınması ve sağlık bildirimlerinin denetlenmesi bakımından da izlenecek. Savcılığın bundan sonraki adımları, kamera çözümlemeleri, tanık ifadeleri ve yurt dışındaki şüpheliye ilişkin adli süreç üzerinden şekillenecek.