Marmara'daki gemi kazasında gelişme: Tuğberk İmamoğlu'nun enkazına ulaşıldı
Marmara Denizi'nde meydana gelen gemi kazasında batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazı tespit edildi. Sonar tarama yapan ROV ile geminin ismi görüntülendi.
Atlas Newsdesk ·

Tuğberk İmamoğlu batığı, Silivri açıklarındaki çarpışmadan sonra 720 metrede tespit edildi; 10 kişilik mürettebat aranıyor.
Gemi, 2 Eylül'de Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Alsu ile çarpışmış ve kısa süre içinde batmıştı. Arama ve kurtarma çalışmaları, Deniz Kuvvetleri unsurlarının katılımıyla bölgede sürüyor.
ROV adı enkazda gördü
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, daha önce batığın bulunduğu alanı belirlemişti. Milli Savunma Bakanlığı da geminin yerinin tespit edildiğini açıklamıştı.
Batığın kimliğini kesinleştirmek için bölgeye uzaktan kumandalı su altı aracı indirildi. ROV, sonar taraması ve derin deniz görüntülemesi sırasında enkaz üzerinde önce Tuğberk İmamoğlu adını görüntüledi.
Enkazın, kaza bölgesinin yaklaşık 50 metre yakınında ve 720 metre derinlikte bulunduğu belirtildi. Bu mesafe, arama ekiplerinin çarpışma noktası ile batığın son konumu arasındaki alanı daraltması açısından dosyadaki başlıca teknik bulgulardan biri oldu.
Alsu kaptanları mahkemede
Kazanın ardından Alsu'nun birinci kaptanı Ahmet Erarslan ile üçüncü kaptanı Murat Evciman, taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçlamasıyla tutuklandı. İki kaptan, ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu'nun kendi gemilerine çarptığını savundu.
Evciman'ın ifadesinde, kazadan yalnızca bir gün önce Alsu'ya katıldığını ve yedi aylık denizcilik tecrübesi bulunduğunu söylediği aktarıldı. Bu beyan, soruşturmada vardiya düzeni, tecrübe seviyesi ve gemideki cihazlara hakimiyet başlıklarını öne çıkardı.
Deniz kazası bilirkişi heyetinin hazırladığı ön tespit raporu, olayın tek bir manevrayla açıklanmadığını gösteren bulgular içeriyor. Rapora göre iki gemide de personel düzeni ve seyir cihazlarının kullanımına ilişkin sorunlar vardı.
03.08'de AIS boşluğu
Raporda, çarpışmadan kısa süre önce, 03.08 civarında Tuğberk İmamoğlu'nun AIS verisi göndermediği belirtildi. Otomatik tanımlama sistemi, geminin kimliği ve rotasına ilişkin bilgileri çevredeki gemilere ilettiği için bu kesinti seyir güvenliği açısından kritik kabul ediliyor.
Ön tespitlere göre 03.08 ile 03.09 arasında Alsu'daki üçüncü kaptan Murat Evciman, Tuğberk İmamoğlu ile temas kurdu. Tuğberk İmamoğlu tarafından Alsu'dan "iskeleye kaçmasını", yani dümeni sola kırmasını istediği raporda yer aldı.
Alsu'nun bu çağrı üzerine rotasını sola çevirmeye başladığı, bu sırada Tuğberk İmamoğlu'nun ECDIS ekranından kaybolduğu belirtildi. Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi olarak bilinen ECDIS, kağıt harita yerine kullanılan ana seyir araçlarından biri.
Raporda ayrıca 03.10'da Alsu'da stajyer bir gözcünün görevde olduğu, kaptan Ahmet Erarslan'ın ise yaklaşık 03.20'de uyanarak durumu anlamaya çalıştığı ifade edildi. Bu zaman çizelgesi, soruşturmanın kaptanların eylemleri kadar köprüüstü nöbet düzenine de odaklandığını gösteriyor.
Soruşturma üç kayda bakıyor
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında ROV görüntüleri, AIS kayıtları ve ECDIS verilerinin birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Eğer bu kayıtlar aynı kronolojiyi doğrularsa dosya daha çok teknik seyir hataları üzerinden ilerler; kayıtlar arasında boşluk kalırsa kaptan ifadeleri ve bilirkişi incelemesi belirleyici hale gelir.
Eğer soruşturma elektronik tanımlama ve vardiya eksiklerini merkeze alırsa, Marmara'daki yoğun deniz trafiğinde AIS ve ECDIS denetimleri daha sıkı incelenebilir. Bu yol, Alsu dosyasındaki hukuki sorumluluğu, ticari gemilerde vardiya planlamasını ve sektörün eğitim uygulamalarını doğrudan etkiler.
Açık kalan ana soru, 10 kişilik mürettebata ulaşılıp ulaşılamayacağı ve batıktan elde edilecek yeni görüntülerin ön rapordaki zaman çizelgesini değiştirip değiştirmeyeceği. Arama faaliyeti bu nedenle hem kurtarma boyutu hem de ceza soruşturmasının teknik kanıt hattı açısından sürüyor.