Gülistan Doku dosyası: Saadet’ten devlete çağrı

Gülistan Doku dosyası Saadet’in çıkışıyla yeniden gündemde; çocuk suç verileri ve kamu yönetimi tartışması siyasi baskıyı artırabilir.

Cuneyd Erdogan ·

Gülistan Doku dosyası: Saadet’ten devlete çağrı

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili dosyanın devlet kapasitesi, hesap verebilirlik ve delil güvenliği açısından ciddi bir güven krizi yarattığını söyledi. Arıkan, 22 Nisan 2026’da Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Tunceli’de altı yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Doku olayını “Türkiye’nin yeni Susurluk’u” olarak tanımladı.

Bu çıkış, kayıp vakalarının soruşturulmasında kurumlar arası koordinasyon, delil zinciri ve kamuoyuna bilgi akışı gibi başlıklarda siyasi baskıyı artırabilecek bir çerçeve kuruyor.

Arıkan, Doku’nun akıbetine ilişkin devletin sorumluluğunu sorguladı ve süreçte “delil karartma operasyonu” yapıldığı iddiasını dile getirdi. Bu iddia, soruşturma süreçlerinde şeffaflık ve denetim mekanizmalarının işleyişi üzerinden siyasi tartışmayı büyütme potansiyeli taşıyor. Arıkan’ın kullandığı “Susurluk” benzetmesi, kamu gücü, güvenlik bürokrasisi ve yargısal süreçler arasındaki ilişkilere dair geçmişteki tartışmaları hatırlatan bir siyasi referans olarak öne çıktı.

Arıkan konuşmasında çocuklara yönelik şiddet ve çocukların karıştığı suçlarda artış olduğunu da gündeme taşıdı. İçişleri Bakanlığı’nın 2025 tarihli “Çocukların Karıştığı Suç Raporu” verilerine atıf yaparak, kasten yaralama suçlarında yüzde 68, uyuşturucu suçlarında yüzde 144 ve organize suçlarda yüzde 236 artış bulunduğunu söyledi.

Bu verileri, çocuk güvenliği ve suçla mücadelede önleyici politikaların etkinliği tartışmasına bağladı ve artışların Şanlıurfa ile Kahramanmaraş’ta yaşanan çocuk ölümlerinin “habercisi” olduğunu ifade etti.

Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül’ün cenaze namazında yaşananlara da değinen Arıkan, çocuğun babasının KHK’lı polis memuru olması nedeniyle cenazeye bazı kamu görevlilerinin katılmadığını ve isminin parantez içinde yazıldığını söyledi. Arıkan bu uygulamayı eleştirerek, kamusal hizmetlere erişim ve toplumsal ayrımcılık tartışmasını güvenlik ve kamu yönetimi boyutuna taşıdı.

Arıkan ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şiddetin nedeni olarak dizileri göstermesine tepki gösterdi. Erdoğan’ın “rahatsızlık makamında değil, sorumluluk makamında” olduğunu söyleyen Arıkan, şiddet ve suçla mücadelede sorumluluğun yürütme organında toplandığı vurgusunu yaptı. Bu hat, kamu düzeni, çocuk koruma politikaları ve adli süreçlerin siyasi hesap verebilirlik ekseninde daha yoğun tartışılmasına zemin hazırlıyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Gülistan Doku dosyası üzerinden kurulan “devlet sorumluluğu” tartışması, kayıp vakaları ve soruşturma standartları konusunda Meclis ve kamuoyu baskısını artırabilir. Çocuk suçlarındaki artış verileri, çocuk koruma, eğitim, sosyal hizmet ve kolluk koordinasyonu başlıklarında yeni düzenleme ve bütçe tartışmalarını tetikleyebilir.

Sektör Etkisi: Güvenlik, adli bilişim ve kamu yönetimi alanlarında delil yönetimi, kayıt sistemleri ve denetim süreçlerine yönelik talep artabilir. Sosyal hizmetler, rehabilitasyon ve bağımlılıkla mücadele ekosisteminde kamu-özel işbirliği modelleri ve kapasite planlaması gündeme gelebilir.

Piyasa Etkisi: Siyasi tartışmanın güvenlik ve yargı kurumlarına odaklanması, ülke risk algısını kamu yönetimi kalitesi kanalıyla etkileyebilir. Sosyal politika ve iç güvenlik harcamalarına ilişkin beklentiler, bütçe kompozisyonu ve ilgili sektörlerde kamu alımları üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir.

More stories